İslama Uygunmuş(!)

16 Ağustos 2012 Perşembe
\n\n\n

İnanmış Müslümanlar için gıda maddelerinin üzerine İslama uygun kesim yapılmıştır uyarısının bir anlamı var elbet. Ama Suriyeden, iktidarlarımızın desteklediği diktatör Esadı devirecek siyasi muhalefet, direnişçi mezhep grubunun görüntülü bir eylemine ilişkin açıklamalarına, tüylerim diken diken takılıp kaldım. Silahlı direnişçiler ele geçirdikleri bir binanın en üst katında silahlı tetikçi olduğunu ilan ettikleri Esad yanlısı kişileri sorgusuz sualsiz o an damdan aşağı atarak şeriat hukukuna göre infaz yaptıklarını söylüyordu. Yetmiyor cesetlerin başında biriken kendinden geçmiş, ayin yaparcasına öfkelerini kusan kalabalıkların görüntüsü eşliğinde, infaz edilenlerin İslami kurallara uyularak gömüldükleri duyuruluyordu.

\n

En son ahlak dininin, Kuranın kurallarının, din bilgimizin eksikliğine karşın mezhepler, aşiretler üzerinden bu cinnet haline kapılmış, gadarlıkta insanlıktan çıkmış hallerde sınır tanımadan cinayet işleyenlere cennette yer vaat etmediğini bilecek ortak aklımız var neyse ki. Sözde uygarlık çağında da bu vahşet tırmanışına İslam dininden icazet olamayacağına göre bu kitlesel, yaygınlaşan vahşetin, katilamların nedenlerini, bizi de bataklığa çekmekte olan boyutunu da gözeterek öncelikli, acil SOS boyutunda çok daha yaşamsal tehdit olarak sorgulamak, akılımızla çözüm üretmek zorundayız.

\n

Yunanistandan gelen doğal olarak şöyle bir verilip unutulan taze haberle de bağlantısını kurmamızda yarar olabilir. Malum oralarda da büyük bir ekonomik krizin yükünü çeken çaresiz halkın pusulasını şaşırmış olarak oraya buraya boşa öfkesini kusması, patlaması eylemleri var. Tırmanan ilkel boyut kazanan Yunan milliyetçi siyasi akım hareketleri en son Yunanistana değişik tarihlerde sığınmış yabancılara öfkelerini kustular. Sokaklarda yabancı avı, saldırıları yaşandı.

\n

***

\n

Yunanistan ekonomik krizi öncesi İstanbulda yapılan Balkan Felsefeciler Birliği kongresinde Yunan Felsefe Birliği başkanı kadın profesörün adını çoktan unuttum, söyledikleri belleğime kazılı... “Yeni dünya düzenin tek kutuplu çarklarının işleyişinde, insan hakları, demokrasi, evrensel hukuk düzenine yönelik öylesine kavram, algılama kargaşası yaratıldı ki aynı ülkede birlikte yaşayan insanlar özgürlük sınırlarının ayrımcılık sınırlarına kaydırılması yoluyla birbirlerinden öylesine koparılıp kutuplaştırıldı ki, Yugoslavya topraklarında yaşanan kanlı çatışmalar, hesaplaşmaların, bizim ülkelerimize de yansıyan öylesine boyutlu travması var ki; benim ülkemde, AB üyesi Yunanistan’da çok yakın bir gelecekte, biz Yunan vatandaşları olarak, Yunan-Türk-Arnavut kökenliler ya da Müslüman-Ortodoks-Katolik olarak birbirimizi kesip biçmeye başlayabiliriz...

\n

Parçalanmış Tito Yugoslavyasının bugün ayrı ayrı devletçikler olan ülkeciklerine yönelik hemşeri derneklerinden bugünlerde arka arkaya duyurular, çağrılar geliyor. Aynı dernekler çatısında buluşmuş, Türkiye vatandaşlığını seçmiş göçmenler, akrabalarına, soydaşlarına yardım olmak üzere bayram turlarına, sadakadan öteye gidemeyen yardım paketleri oluşturmaya çağrılıyorlar. Fatih’te yaşayan bir İstanbullu olarak artık medyatik ve tanıdık olmuş Somali, Myanmar Müslümanlarının yanı sıra adlarını bile duymadığım birçok yoksul Müslüman halkına yardım kampanyalarında cemaatler yarışı, kocaman afişler olarak hep karşımızda; onları her gün otobüsten geçerken bir bir okumaya çalışırken de, IMF’nin Türkiye temsilcisinin ülkemiz siyasal iktidarına önerisi hiç aklımdan çıkmıyor, hep kulağımda: Üstat Türkiye ve Erdoğanın tabii Davutoğlu ile birlikte İslam dünyası içindeki manevi liderlik yükselişi için, İslam dünyasına yönelik dünya savaşları sonrası ABD’nin yaptığı Marshall yardımları benzeri projeler öneriyordu..

\n

Önerinin ciddi ciddi yapılışına patlamış: “Başbakan Erdoğan, Cumhurbaşkanı, Dışişleri Bakan’ı eşliğinde Balkanlardaki devletçiklerde sık sık yapılan, Kızılay paketi dağıtımı, Kuran kursları kampanyaları, cami onarımları gibi mi??deyivermiştim. Yanıtı hızla Daha yaratıcı projeler üretebilirsiniz olmuştu. Batı medyası ile ortak Antalya toplantımızdan ay geçmemişti ki, Somali seferi, herhalde daha yaratıcı, büyük bir proje olarak gündemimize girmişti. Eşlerinin gözyaşları ile taçlandırılan Myanmar seferi üzerine medyamızda yeterince polemik yaşandı. Müslümanlar din, cennete gitme adına birbirlerini insanlık dışı öfke, vahşetle boğazlarlarken, yaşamları kanlı mezhepler çatışmalarında karabasana dönüşmüşken açlık, sefalet, cehalet sonu gelmeyen bir dibe vuruşu gösterirken yeni dünya sömürü düzeni, emperyal çarklar adına stratejik ortaklıklar gündemde iken ne anlam taşıyordur?

\n

İçime oturan arabesk bir çelişki, ikilemle noktalayalım. Başbakanımız her Suriye çıkışında Esad’ın defterinin dürülmesinin gerekliliğini anımsatırken Bayan Erdoğan, Bayan Esadı ne kadar çok sevmiş olduğunu belirterek çocukları ile ülkemize sığınmasını önerdiğini, içten davetine yanıt bile alamadığını söylüyor.

\n

\n\n


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları