Kim Zenci?
Yakup Kepenek
Son Köşe Yazıları

Kim Zenci?

04.03.2013 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Başbakan kendini bir kez daha zenci Türk olarak tanımlıyor; başbakanlığının on yılını geride bırakırken kendini zenci sayıyor; yani horlanmış, dışlanmış olarak duyumsuyor.
Başbakan kendisini zenci olarak tanımlarken Cumhuriyetin ilk 15-20 yılının eğitim politikasına çok ağır eleştiriler yöneltiyor. Şöyle diyor:
Kendisi en iyi eğitim olanaklarına sahip olacak ama gecekondudakinin çocuğu okumayacak.
Bu çok
haksız ve kasıtlı bir karalamadır!

\n

***

\n

Başbakan, önce gecekondu konusundaki bilgisini gözden geçirmelidir. Ülkemizde gecekondulaşma süreci, Başbakan’ın öve öve bitiremediği 1950’lerin ve sonrasının ürünüdür. Cumhuriyet döneminde halkın yüzde 80 gibi bir bölümü köylerde yaşamaktaydı.
Aydınlanma düşüncesinin ürünü olan Cumhuriyet, kaçınılmaz olarak eğitime çok önem vermek durumundaydı. O yıllarda eğitim ve öğretimin
bilimin yol göstericiliğinde yürütülmesi ilke edinilmişti.
Eğitimin bilimsel bir anlayışla yapılandırılması; okuma yazma seferberliği, her düzeydeki okul sayısının olabildiğince artırılması; kültür ve sanat alanında
yaratıcı yetenekleri geliştirecek Halkevleri ve Halkodalarının kurulması, bu çerçevede belirtilmelidir. Hiçbir ayırımcılık yapılmadan uygulanan parasız yatılı kavramı o yılların eğitim politikasının asıl adıdır. Belirtelim ki 1929’da çıkarılan ve günümüzde de yürürlükte olan 1416 sayılı yasayla parasal olanağı olmayan başarılı gençlere sağlanan bursların ülkemize kazandırdığı nitelikli insan gücü, başlı başına bir başarıdır.
Bu genel çerçeve içinde, köy halkının okuma yazma öğrenmesi;
köy çocuklarının eğitim yoluyla yükselmesi o dönemin temel eğitim politikasıdır. O eğitim politikasının en başarılı örneği de Hasan Âli Yücel’in Milli Eğitim Bakanlığı yıllarında hükümetin desteği ve İsmail Hakkı Tonguç ve arkadaşlarının çabalarıyla yaşama geçirilen Köy Enstitüleridir.
Enstitüler, en ileri düzeyde
eğitim ve öğretimi, üretimle birlikte yürüten; çocuğu ve gencin, öncelikle, aklını özgürleştiren bir eğitim anlayışını simgeler. Araştıran, sorgulayan, eleştirel bakabilen, çözümü bilimde arayan öğrencinin, ileri tarım tekniklerinden sağlık alanına uzanan geniş bir çerçevede beceri kazanmasını sağlayan; ek olarak müzik, resim, yontu ve yazın gibi sanat alanlarındaki yaratıcı yeteneklerini ortaya çıkaran ve geliştiren; insanı ve doğayı sevmesini sağlayan bir yaklaşımdır bu okullar. Yurt düzeyinde dengeli dağılan ve karma eğitim veren nitelikleriyle enstitüler, UNESCO’nun da vurguladığı gibi Türkiye’nin dünya eğitimine kazandırdığı özgün ortaöğrenim kurumlarıdır.
Enstitüler, II. Dünya Savaşı’nın hemen sonrasının koşullarında bu kurumları oluşturan hükümetçe gözden çıkarıldı; sonra da Başbakan’ın öncülü olan 1950 sonrasının iktidarı tarafından
tamamıyla kapatıldı!
Burada iki noktanın altı çizilmelidir.
Birincisi, enstitü
düşüncesi yaşıyor ve her şeye karşın güçleniyor. Örneğin, geçen pazar, 24 Şubat, enstitülerin kurucusu Hasan Âli Yücel’in 52. ölüm yıldönümüydü. Yurdun birçok yerinde ilgili vakıf ve derneklerce yoğun katılımlı anma etkinlikleri düzenlendi. Bunlardan biri Bursa Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği tarafından düzenlendi. Genel Başkanı Prof. Dr. Kemal Kocabaş ile ben katıldık. Görünen o ki; birçok öğretim kurumu enstitülerin uygulamasını, özellikle eğitim yöntemlerini günümüzün eğitbilim koşullarına taşıyarak örnek alıyor.
İkincisi, Köy Enstitülerinin kapatılmasının ülke eğitimini hangi noktalara taşıdığı, Başbakan’ın
dindar nesiller yetiştireceğiz diyerek ısrarla uygulamaya koydurduğu eğitimde 4+4+4 düzenlemesiyle görülüyor.
Başbakan’ın bu ülkenin çocuklarına uygun gördüğü o eğitim düzenidir ki onları, dünyanın bilimin öncülüğünde gelişen gidişinin
dışına düşürecek ve küresel bilim ve sanat düzleminde birer zenci yapacaktır! Toplum açısından uzun dönemde asıl yıkıcı olan eğitim sisteminin bütünüyle zenci yetiştirmesidir.
Başbakan’ın kendini zenci görmesi kendi bileceği bir şeydir. Ancak, Başbakan’ın Cumhuriyetin en büyük başarılarından birini
haksız yere karalamaya hiç ama hiç hakkı yoktur!

\n

Yazarın Son Yazıları

Bilimden uzaklaşan Türkiye!

Devamını Oku
06.01.2020
Eşitsizlikler derinleşiyor

Eşitsizlikler derinleşiyor

Devamını Oku
01.04.2019
Yerelde yeşermeli

Yerelde yeşermeli

Devamını Oku
25.03.2019
Yıkımı durdurmak!

Yıkımı durdurmak!

Devamını Oku
18.03.2019
…İzin verirse demokrasisi!

…İzin verirse demokrasisi!

Devamını Oku
11.03.2019
‘Komünist’!

‘Komünist’!

Devamını Oku
04.03.2019
Hukuksuzluğun bu kadarı!

Hukuksuzluğun bu kadarı!

Devamını Oku
25.02.2019
Başkan- sermaye-emek

Başkan- sermaye-emek

Devamını Oku
18.02.2019
ODTÜ ile ‘uçurmak’!

ODTÜ ile ‘uçurmak’!

Devamını Oku
11.02.2019
İzmir zamanıdır!

İzmir zamanıdır!

Devamını Oku
04.02.2019
‘Normalleşiyor’!

‘Normalleşiyor’!

Devamını Oku
28.01.2019
‘Parlamento’

‘Parlamento’

Devamını Oku
21.01.2019
‘Toplumsal ruh sağlığı’

‘Toplumsal ruh sağlığı’

Devamını Oku
14.01.2019
Sermaye-devletparti - SDP

Sermaye-devletparti - SDP

Devamını Oku
07.01.2019
Bilgisizliğin gülmecesi

Bilgisizliğin gülmecesi

Devamını Oku
31.12.2018
‘Yücel’in Çiçekleri’

‘Yücel’in Çiçekleri’

Devamını Oku
24.12.2018
Rejimi dizginlemek

Rejimi dizginlemek

Devamını Oku
17.12.2018
Karadeniz karartılıyor!

Karadeniz karartılıyor!

Devamını Oku
10.12.2018
2019’a doğru (03.12.2018)

2019’a doğru

Devamını Oku
03.12.2018
Kaşıkçı cinayetinin izdüşümleri

Kaşıkçı cinayetinin izdüşümleri

Devamını Oku
26.11.2018
‘He For She’

‘He For She’

Devamını Oku
19.11.2018
Geleceğe bakılmalı

Geleceğe bakılmalı

Devamını Oku
12.11.2018
Açılışla gelen ve giden

Açılışla gelen ve giden

Devamını Oku
05.11.2018
Cumhuriyet; sağı, solu

Cumhuriyet; sağı, solu

Devamını Oku
29.10.2018
‘Reisleşmenin’ üniversitesi!

‘Reisleşmenin’ üniversitesi!

Devamını Oku
22.10.2018
Demokrasi: Temelden

Demokrasi: Temelden

Devamını Oku
15.10.2018
Yerel demokrasi zamanı

Yerel demokrasi zamanı

Devamını Oku
08.10.2018
Yalan ile beslenmek!

Yalan ile beslenmek!

Devamını Oku
01.10.2018
Demokrasi - yargı bağımsızlığı bağı

Demokrasi - yargı bağımsızlığı bağı

Devamını Oku
24.09.2018
Eğitim-2018: Curcuna

Eğitim-2018: Curcuna

Devamını Oku
17.09.2018
Rejimin çalışmayan dişlileri

Rejimin çalışmayan dişlileri

Devamını Oku
10.09.2018
Aziz Sancar… Küsmüş?!

Aziz Sancar… Küsmüş?!

Devamını Oku
03.09.2018
‘Bizim Güngör’ diyenlere bak!

‘Bizim Güngör’ diyenlere bak!

Devamını Oku
27.08.2018
Rejimin temel sorunu

Rejimin temel sorunu

Devamını Oku
20.08.2018
Demokrasinin can suyu ve bir soru

Demokrasinin can suyu ve bir soru

Devamını Oku
13.08.2018
Karadeniz’in…

Karadeniz’in…

Devamını Oku
06.08.2018
Muhalefetsiz!

Muhalefetsiz!

Devamını Oku
30.07.2018
Asıl sorunlar: Ekonomi ve CHP

Asıl sorunlar: Ekonomi ve CHP

Devamını Oku
23.07.2018
İlk değerlendirme

İlk değerlendirme

Devamını Oku
16.07.2018
Suçluyorum

Suçluyorum

Devamını Oku
09.07.2018