Lozan: En büyük diplomatik zafer
Alev Coşkun
Son Köşe Yazıları

Lozan: En büyük diplomatik zafer

24.07.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

9 Eylül 1922, Kuvayı Milliye güçlerinin üç buçuk yıl süren bağımsızlık savaşının zaferle bitiş tarihidir.

Önce Mudanya Ateşkes Antlaşması imzalandı. Ardından 20 Kasım 1922’de Lozan’da barış konferansı başladı.

Lozan Konferansı’nın başladığı tarihte Kuvayı Milliyeciler henüz rahat bir nefes almış değillerdi. İzmir, Kuvayı Milliye güçleri tarafından denetim altına alınmıştı ancak İngiliz ve Fransız savaş gemileri İzmir limanında bekliyorlardı.

Marmara Bölgesi, tüm Trakya ve İstanbul İngiliz ordularının işgali altındaydı.

Bu tablo çok hassas bir durum ortaya koyuyordu. Lozan’a giden ulusalcı ve Kuvayı Milliyeci kurulun başına bağımsızlık savaşının yürütülmesinde önemli görevler üstlenmiş ve Batı Cephesi komutanlığı yapmış olan İsmet İnönü getirilmişti.

Lozan’a giden kurula konferansta izleyeceği politikayla ilgili 14 maddelik bir talimat Bakanlar Kurulu tarafından hazırlandı.

“TBMM İcra Vekilleri Heyeti Riyaseti Kalemi Mahsus Müdüriyeti” başlıklı kâğıda el yazısıyla yazılan ve 14 maddeden oluşan bir talimattır bu... Bu belgenin her sayfası başbakan ve bütün bakanlar tarafından imzalanmıştır. Üç sayfa ve 14 maddeden oluşan bu yol haritası izlenmesi zorunlu olan talimatları içeriyordu.1

Bu önemli 14 maddenin el yazısıyla yazılarak İsmet İnönü’ye verilmesi Ankara’nın içinde bulunduğu zorlukları göstermesi açısından önemlidir. Ancak 14 maddenin günün koşulları gereği bu şekilde hazırlanması da “Kuvayı Milliye” ruhunun bir göstergesidir.

(Lozan Üniversitesi salonunda İsmet İnönü, Lozan Antlaşması’nı imzalıyor.)

AVRUPALI DEVLETLERİN İSTEKLERİ

Lozan Konferansı’na katılan Avrupa devletlerinin liderliğini yapan İngiltere için önemli noktalar şunlardı:

1. Birinci Dünya Savaşı’nın sona ermesiyle Musul’u işgal eden İngiltere petrol bölgelerini geri vermek istemiyordu.

2. İngiltere ayrıca İstanbul’u bırakmak istemiyor, Çanakkale ve İstanbul boğazlarını kendi denetimi altında tutmak istiyordu.

3. Başta Fransa olmak üzere tüm Avrupa devletleri adli ve ekonomik kapitülasyonların devamını istiyordu.

Görüldüğü gibi Ankara’nın temel istekleriyle o günün büyük devletlerinin çıkarları birbirleriyle çelişiyordu.

ÇOK ŞİDDETLİ TARTIŞMALAR

Ankara’nın ulusal çıkarlarını ısrarla, ödün vermeden savunması Lozan’daki tartışmaların çok sert geçmesine neden oldu.

Lozan görüşmelerinin ilk bölümü 4 Şubat 1923’te son buldu. Bu bölüm 76 gün sürmüştür. İngiltere ve Avrupa devletleri kendi hazırladıkları sözde barış antlaşmasının imzalanmasını istiyorlardı.

İnönü, “milli çıkarlarımıza uymuyor” diyerek bu antlaşmayı imzalamadı ve Lozan’ı 4 Şubat 1923’te terk etti.

İkinci Lozan görüşmeleri ancak 23 Nisan 1923’te başlamış ve 92 gün sürerek 24 Temmuz 1923’te sonuçlanmıştır.

(“Lozan Muahedenamesi’nin imza edildiği gün”, 24 Temmuz 1924 tarihli Cumhuriyet gazetesinin birinci sayfası.)

MONDROS VE MUDANYA

Konferansta Avrupa devletlerinin ve İngiltere’nin çıkarlarını savunan Lord Curzon, “Türklerin Yunanlara karşı verdiği savaş başkadır. Ancak Birinci Dünya Savaşı’nda Türkler mağlup olmuşlardır, galiplerin elde ettiği haklar başkadır” diyordu.

İnönü bu teze karşı, “Ben Mondros Ateşkesi’nden değil, Anadolu’da yapılmış bağımsızlık savaşının askeri cephelerinden ve Mudanya Ateşkes Antlaşması’ndan geliyorum. Mondros beni ilgilendirmez” diyordu.

İnönü, konferans boyunca şu tezi savunmuştur:

1. Türkler tüm Avrupa’ya karşı Anadolu’da bağımsızlık savaşı verdiler ve kazandılar.

2. Yeni ve milli bir devlet kurduk.

3. Bu yeni devletin dünya devletler toplumunun eşit bir üyesi olarak kabul edilmesini istiyoruz.

NEDEN UZUN SÜRDÜ?

Yukarıda belirtildiği gibi Lozan Konferansı çok uzun sürmüştür.

Birinci dönem 76, ikinci dönem 92 olmak üzere 168 gün sürmüştür. Atatürk bunu şöyle açıklıyor:

“Lozan Barış Konferansı’nda ele alınan konular yalnız üç-dört yıllık dönemle ilgili değildir. Yüzyılların da hesabı görülüyordu.”

Milli çıkarlar için büyük bir direniş gösterilmiştir.

Yeni padişahçılar, halifeciler onların destekçileri Lozan’ın bir hezimet olduğunu ileriye sürecek kadar akıllarını kaybediyorlar. Oysa bütün dünya Lozan’ın bir zafer olduğunu ortaya koyuyor.

(Lozan Barış Antlaşması’nın kapağı.)

EN ÖNEMLİ 3 MADDE

Lozan baş delegesi İnönü’ye verilen bu 14 maddelik talimatlar listesinde üç madde katı ve kesindir, kırmızı çizgidir. Bunları özetleyelim.

1. Doğu’da bir Ermeni devleti kurulması asla kabul edilmeyecektir.

2. Ordu ve donanmaya sınırlandırma getiren her türlü öneri reddedilecektir.

3. Adli ve ekonomik kapitülasyonlar asla kabul edilmeyecektir.

Bu konularda konferans karar alırsa Lozan’a giden delegeler kurulu Ankara’ya danışmadan görüşmeyi kesecek, toplantıyı terk ederek yurda dönecektir.

ANTLAŞMANIN HAKKINDA KİM, NE SÖYLEDİ?

Lozan kitabımızda “Yabancılar Lozan için ne dediler?”, ayrıca “ Tarihçiler ne diyor?” adlı bölümlerde bu konuda ayrıntılı bilgi verilmiştir.

Örneğin; Lozan sonrası İngiltere parlamentosunda bu konu tartışılırken o günkü devlet bakanı McNeill, şu önemli cümleyi parlamento tutanaklarına geçirdi:

“Lozan sonrası tarihte ilk defa kendi toprakları üzerinde halkı tamamen Türk olan bir devlet ortaya çıktı.”

İngiliz Dışişleri Bakanlığı raporlarında şöyle deniliyor:

“Görünürde parçalanmış olan ama yıkıntılarının üzerinden yükselerek dünyanın en güçlü uluslarına karşı koyan ve tüm ulusal dileklerini sağlamış olan bir ulusun ölüm kalım savaşının son aşaması olmuştur. Lozan Konferansı’nın getirmiş olduğu saygınlık, uygulamış olduğu sabırlı diplomasiyle İsmet Paşa’ya ve Türk ulusal akımının yaratıcısı ve başarılı önderi Mustafa Kemal’e aittir.

Lozan Antlaşması, milliyetçi Türklerin en yüce diplomatik zaferi olmuştur...”2

(İsmet İnönü, Lozan’da.)

Tarihçi İlber Ortaylı, “İnönü’nün kendisine verilen 14 maddelik talimatı uyguladığı ve asla ödün vermediğini” belirtiyor.

Tamer Timur, şöyle özetliyor: “Lozan Antlaşması, sömürge durumuna düşmüş, Osmanlı Devleti’nin tasfiyesi, Misakı Milli hudutları içinde bağımsız bir Türk devletinin kuruluşudur.”

Şevket Süreyya Aydemir, “Lozan’dan sonra İsmet Paşa’nın siyaset sahnesine ikinci adam olarak” çıktığını belirtiyor. Tarihçi Bilal Şimşir, “Lozan Antlaşması, Türkiye Cumhuriyeti’nin tapu senedidir” diyor.

En büyük diplomatik zafer

Lozan Konferansı’nı ABD adına gözlemci olarak izleyen Joseph C. Grew, anılarını “Turbulent Era” (Çalkantılı Yıllar) adıyla yayımladı.

Lozan’la ilgili yazılar ve yorumlar vardır. Batılı diplomatlarının zor durumda kaldıkları yazılıyor dedikten sonra şöyle yazmış:

“Lozan gerçektir... Bu konuyu inkâr etmenin faydası yoktur... Bu olay belki tarihteki en büyük diplomatik zaferdir.”3

Bu yorumlar tarihe geçmiştir. Geriye kalan “tutarsız yandaşlıktır.”

Tarihi tersine döndürmek olanaksızdır.


Dipnotlar:

1) Bkz. Alev Coşkun, Diplomat İnönü: Lozan, Kırmızı Kedi Yayınları, 2019.

2) Age., s. 407, 408.

3) Age., s. 420.

Yazarın Son Yazıları

Birinci İnönü Zaferi ve Atatürk’ün değerlendirmesi

Kuvayı Milliye’nin ilk zaferi Birinci İnönü Savaşı’nın 105. yıldönümünü kutluyoruz.

Devamını Oku
11.01.2026
2025’ten 2026’ya iç ve dış politikada gelişmeler

Bu topraklarda Cumhuriyet ilkelerini yüz yıldır yaşatan Türkiye Cumhuriyeti, hukuk devleti ilkelerini titizlikle uygulamalıdır. Siyasal iktidar dinsel ve mezhepsel tercihlere dayalı dış politikasını terk etmelidir. Türkiye çağdaşlaşma yolundan vazgeçmemelidir.

Devamını Oku
07.01.2026
2025’ten 2026’ya iç ve dış politikada gelişmeler

Türkiye’de özellikle “hukuk devleti” ciddi sarsıntı geçiriyor. Hukuk devleti nasıl sağlanır? Bu “anayasanın üstünlüğü”nü ve “hukukun normlar hiyerarşisi”ni kabul eden sistemin ödün vermeden yürütülmesi ve tereddütsüz uygulanması ile mümkün olur.

Devamını Oku
06.01.2026
Kürt sorunu ve Atatürk’ün görüşü

“Şimdi Türkiye Büyük Millet Meclisi, hem Kürtlerin ve hem de Türklerin yetki sahibi vekillerinden meydana gelmiştir ve bu iki unsur bütün çıkarlarını ve geleceklerini birleştirmiştir. Yani onlar bilirler ki bu, ortak bir şeydir. Ayrı bir sınır çizmeye kalkışmak doğru olamaz.” Atatürk, Kürt sorununu, çok açık olarak bu sözlerle yanıtlamış oluyordu.

Devamını Oku
25.12.2025
Hukukun üstünlüğü ve hukukta karmaşa...

Hukuk devleti öncelikle yargı organlarının hukuk kurallarına uymasıyla gerçekleşir.

Devamını Oku
04.12.2025
Atatürk ve Vahdettin üzerine

Osmanlıcı, halifeci, ikinci cumhuriyetçi yazarlar zaman zaman “Atatürk’ü Anadolu’ya Padişah Vahdettin”in gönderdiğini ileriye sürerler.

Devamını Oku
14.11.2025
Cumhuriyet ve karşıdevrim

Milli Mücadele’de Kuvayı Milliyeciler Mustafa Kemal liderliğinde üç cephede birden savaştılar.

Devamını Oku
29.10.2025
CHP Meclis’e girmiyor

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) yeni dönem toplantısı bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşması ile açılacak.

Devamını Oku
01.10.2025
CHP’ye karşı savaş ve son durum

19 Mart 2025 bir dönüm noktasıdır.

Devamını Oku
20.09.2025
30 Ağustos Zaferi'ni kutluyoruz

30 Ağustos 1922’de kazanılan zafer, tarih sahnesinden silindiği düşünülen bir ulusun şahlanması ve modern bir devletin kuruluşunun müjdesidir.

Devamını Oku
30.08.2025
Yeni bir devlet kurma projesi mi?

ABD Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack yaptığı konuşmalarla gündemi belirlemeye çalışıyor.

Devamını Oku
17.07.2025
Cetvelle çizilen sınırlar... Vatandaş kanıyla çizilen sınırlar...

ABD Ankara Büyükelçisi Tom Barrack aynı zamanda ABD’nin Suriye özel temsilcisi ve ABD Başkanı Trump’ın yakın arkadaşıdır.

Devamını Oku
11.07.2025
Tarihten bir yaprak: Kumpaslar halk gücü ile yenilir

Genel başkan İnönü, genel başkanlıktan, ardından CHP’den istifa ediyor. CHP’nin içinde yıllarca siyaset yapmış önemli siyasi liderler CHP’den ayrılmışlar ve yeni bir siyasi parti kurmuşlar... Askeri vesayet CHP’nin karşısında, muhafazakâr iktidar ve yandaş basın her gün CHP aleyhine propaganda yapıyor ama CHP’yi sıfırlayamıyorlar. İşte CHP böyle köklü bir siyasal partidir.

Devamını Oku
01.07.2025
İsmet İnönü’nün cevapları

Geçen günlerde CHP’nin ikinci genel başkanı İsmet İnönü’yü hedef alan konuşmalar yapıldı.

Devamını Oku
29.05.2025
27 Mayıs ve 1961 Anayasası

1960-1980 tarihleri arasında ülkemizde üç askeri darbe oldu.

Devamını Oku
27.05.2025
19 Mayıs ve Atatürk

19 Mayıs 1919 Türk İstiklal Savaşı’nın başlangıcı ve dönüm günüdür.

Devamını Oku
19.05.2025
Cumhuriyet gazetesi 101 yaşında: Mücadeleye devam

Cumhuriyet gazetesi 101 yaşında: Mücadeleye devam

Devamını Oku
07.05.2025
23 Nisan 1920’nin önemi

23 Nisan 1920’nin önemi

Devamını Oku
23.04.2025
CHP ve Cuntacılık

CHP ve Cuntacılık

Devamını Oku
10.04.2025
Alev Coşkun yazdı

3 Mart Devrim Yasaları Din Devletinin Yıkılışı

Devamını Oku
03.03.2025
Alev Coşkun yazdı...

Yakın tarihten bir yaprak...

Devamını Oku
21.02.2025
'Mustafa Kemal'in askerleriyiz' ve siyasal tarih

'Mustafa Kemal'in askerleriyiz' ve siyasal tarih

Devamını Oku
20.01.2025
2024’ten 2025’e bakış

2024’ten 2025’e bakış

Devamını Oku
02.01.2025
Alev Coşkun yazdı...

Aydınlanma Devrimleri ve emperyalist kurgular- Alev Coşkun

Devamını Oku
29.11.2024
Alev Coşkun yazdı...

Atatürk ve karşıdevrim

Devamını Oku
10.11.2024
Atatürk ve Cumhuriyet (Bir özet)

Atatürk ve Cumhuriyet (Bir özet)

Devamını Oku
29.10.2024
Alev Coşkun yazdı...

İş Bankası ve Atatürk

Devamını Oku
12.09.2024
Alev Coşkun yazdı...

CHP 105 YAŞINDA

Devamını Oku
05.09.2024
30 Ağustos Zaferi ve anlamı...

30 Ağustos Zaferi ve anlamı...

Devamını Oku
30.08.2024
Alev Coşkun yazdı...

Anayasaya aykırı mıydı? Ali Fuat Başgil ve Tahkikat Komisyonu

Devamını Oku
03.06.2024
Alev Coşkun yazdı...

27 Mayıs Devrimi ve 1961 Anayasası

Devamını Oku
27.05.2024
Alev Coşkun yazdı...

19 Mayıs ve Kuvayı Milliye Destanı

Devamını Oku
19.05.2024
74 yıl önce: Demokrasi zaferi

74 yıl önce: Demokrasi zaferi

Devamını Oku
14.05.2024
Alev Coşkun yazdı...

23 Nisan 1920 Millet egemenliğinin başlangıcı

Devamını Oku
23.04.2024
Alev Coşkun'un yazısı...

Cumhuriyet, halk iradesi ile kuruldu

Devamını Oku
15.04.2024
Alev Coşkun yazdı...

Halifeliğin Kaldırılışı - Din Devletinin Yıkılışı

Devamını Oku
03.03.2024
Alev Coşkun yazdı...

İsmet İnönü

Devamını Oku
25.12.2023
Alev Coşkun yazdı...

Kissinger, darbeler ve örtülü dış operasyonlar

Devamını Oku
02.12.2023
Atatürkçü Bilâl Şimşir’i kaybettik

Atatürkçü Bilâl Şimşir’i kaybettik

Devamını Oku
21.11.2023
Alev Coşkun'un yazısı...

Hukuk devleti-Hukukun Üstünlüğü

Devamını Oku
13.11.2023