ABD Savaş İstiyor mu?

05 Ekim 2012 Cuma
\n\n\n

Akçakaleye Suriyeden gönderilmiş bombalar düşüyor, ilçe halkı TC kaymakamlığına yürüyor.

\n

Şaşkınlık mı?

\n

Bombanın kendisi gibi, bombaya gösterilen tepkide de hedef şaşırma mı? Hayır.

\n

Tepki doğru hedefe yönelmiştir.

\n

Suriyenin iç çekişmesinin, iç savaşa dönüşmesini sağlayan, sonra da o savaşı bir Türk Suriye çekişmesi haline dönüştüren kim?

\n

Erdoğan-Davutoğlu diplomasisi”. “Diplomasisözcüğünü basiretsizlik diye de okuyabilir ve tepkinin doğru hedefe yöneldiğini söyleyebiliriz.

\n

Tabii ki, Ortadoğunun gergin ve girift yapısı içinde, Suriyede olanın Türkiyeyi hiç etkilememesi düşünülemezdi. Ama Türkiye herhalde durumu izlemek ve kendi tedbirini almakla yetinmeli, savaşa, asilerden yana tavır koyup onları fiilen destekleyerek, balıklama dalmamalıydı.

\n

Bu tavır Esad rejiminin desteklenmesi anlamını taşımazdı, ama kendi muhtacı himmet dede Türkiye, Suriyedeki özgürlükler meselesini kendi özgürlüklerinin ve selametinin de önüne almamalıydı.

\n

Tabii ki, Ortadoğuda yeni oluşumlar, gelişmeler karşısında Türkiyenin uyanık ve hazırlıklı olması gerekirdi.

\n

Ama bu tüm bölgeye yalnızca Sünni gözlüğüyle bakmanın basitliğine ve yanlışlığına düşülmesini gerektirmiyordu.

\n

***

\n

Bir yanlışa düşmemek gerek.

\n

Bölge büyük bir değişim ve oluşumun içindedir. Tek başına Türkiyenin iradesi, hiçbir şey olmamışçasına, her şeyin eskisi gibi devamını sağlamaya yetmez.

\n

Yeni yepyeni, politikaların oluşturulması ve uyanık olunması şarttır.

\n

Ama başkalarının dolduruşlarıyla yanlış ataklar yarar değil, zarar verir.

\n

Şimdi, olayların vardığı bu noktada herkes son bomba olayı üzerine Türkiye ile Suriyenin sıcak bir çatışmanın eşiğine gelip gelmediğini soruyor.

\n

Dün TBMMde görüşülen tezkere ile iktidarın bu alanda girişimlerinin önü açılmıştır.

\n

Hiç kuşku yok, Türkiyenin son bomba olayına tepkisiz kalması beklenemez.

\n

Zaten kalmadı da, uçak olayından sonra değişen angajman kuralları gereği otomatik tepki kendiliğinden geldi.

\n

Ama önemli olan olayın daha geniş çaplı bir çatışmaya dönüp dönmeyeceğidir.

\n

Burada önemli olan soru, bu kararı verecek iradenin nerede olduğudur.

\n

Bunun yanıtı da iki ülke çekişmesini tetikleyen iradenin odağının neresi olduğudur.

\n

O bakımdan, yanlışa düşmemek, TBMM, tezkere, Erdoğan, Davutoğlu gibi yanlış odaklara gözü dikmemek, şu doğru soruyu sormak gerek:

\n

- ABD, Suriye ile şu anda topyekûn bir sıcak çatışmaya girmemizi istiyor mu?

\n

***

\n

Başlangıçta yanıt açıktı. Frenklerin deyimiyle yeni politikası kestaneleri ateşten başkasına çektirmek olan Washington, Erdoğanı Suriyedeki taşeronu tayin etmişti.

\n

Erdoğan, bu politikanın hem politik hem mali külfetini de sırtlanmıştı.

\n

Ama zamanla durum değişti.

\n

Seçim öncesi Obama, Suriyede dolaylı da olsa, ABD veya müttefiklerinin dahil olacağı bir çatışmayı istemiyordu.

\n

ABDnin tetiklemesiyle olaya girmiş ve artan ölçüde angaje olmuş olan Erdoğan yavaş yavaş, ofsayta düşmeye başlamıştı.

\n

ABD Genelkurmay Başkanı, son zamanlardaki açıklamalarıyla yalnız sıcak bir çatışma ihtimalini bertaraf etmekle kalmıyor, Ankaranın tampon bölge isteğini de karşılayamayacaklarını söylüyordu.

\n

Washington, son zamanlarda halk arasında yüzde 60 dolayında desteği olan Esadın ani gidişi halinde doğacak boşluğun nasıl doldurulacağı konusunda kuşkuya düşmüştü.

\n

Esad gitmeliydi, ama sonrası hazırlanarak, bu durum da kaosa yol açabilecek, ani çöküşe neden olabilecek olan müdahaleleri arzulanmaz kılmıştı.

\n

AKP, TBMMde MHPnin desteğini almış bulunuyor. Ama bu stepnenin fazla kıymeti harbiyesi yoktur. Asıl soru şudur:

\n

- ABD, Türkiye - Suriye sıcak çatışmasını istiyor mu?

\n

Siz ne dersiniz?

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Devlet koruması 16 Ekim 2020
Düzenin özü 9 Ekim 2020
Tarikat - Diyanet 18 Eylül 2020
Yine idam 8 Eylül 2020
Dikiş tutmuyor 4 Eylül 2020