‘Özel Yargı’dan ‘Güzel Yargı’ya

06 Kasım 2014 Perşembe

Totaliter Tayyibizm, bir türlü gönlünce kendisine bağımlı kıldığına ikna olamadığı yargıyı, istediği düzene sokmak için yeni düzenlemeler peşinde. Geçen cuma TBMM’ye sunulan bir teklif ile yargıda tabandan tavana bağımlılaştırma operasyonu öngörülüyor.
Bir zamanlar etrafı duman eden özel yetkili mahkemelerin egemenliğindeki özel yargı, bu özel yargının cemaat ile olan ilişkisinin, cemaat iktidar birlikteliğinin bozulması üzerine, iktidar cenahında tedirginlik yaratmış olduğu için artık güzel görülmemeye başlamıştı.
Şimdi cemaate bağımlı yargıdan, bağımsız yargıya değil, iktidara bağımlı yargıya geçmek amaçlanmaktadır.
Özel yargı cemaate bağımlı yargıydı, güzel yargı da iktidara bağımlı yargı olacak.
Operasyon, tavan ve taban olmak üzere iki aşamada yürütülüyor.
Tavan operasyonu, özellikle HSYK seçimlerinde Yargıtay ve Danıştay’da istenen sonuçların elde edilememesinden doğan düş kırıklığının ürünü.
Yargıtay ayağında yeni 8 daire daha kurulacak ve 128 üye daha seçilecek.
Danıştay ayağına ise iki yeni dairenin eklenmesiyle birlikte 39 yeni üye daha seçilecek.
Böylelikle, HSYK seçimlerinde iktidarın istediği adayları seçmemiş olan Danıştay ile Yargıtay’da cemaat lehinde olduğu düşünülen dengelerin, iktidar lehine değişeceği umuluyor.
                                                            ***
Bu amaca ulaşmak için, Danıştay ve Yargıtay yeniden dizayn edilecek. Danıştay’da tetkik hâkimlerinin tayini işi Danıştay başkanı, başsavcı başkan vekilleri ve 15 daire başkanından oluşan Danıştay Başkanlar Kurulu’ndan alınıp Danıştay başkanı, üçü daire başkanı, üçü de Danıştay üyesi yedi kişiden oluşan Danıştay Başkanlık Kurulu’na verilecek.
38 olan daire sayısı 46’ya çıkarılacak olan Yargıtay’a atanacak yeni 128 üyenin seçimi ise HSYK tarafından yapılacak. Yargıtay’daki tetkik hâkimlerinin tayinleri de HSYK’nin yetkisinde olacak.
Bu arada yapılan bir değişiklik de, Danıştay üyelerinin yükseköğrenimlerini hukuk veya hukuk bilgisine programlarında yer veren siyasal bilimler, idari bilimler, iktisat ve maliye alanlarında yapmaları zorunluğu da kaldırılmış olması.
Bundan böyle hukukun “h”sini okumamış ve bilmiyor olanların da Danıştay üyesi olmalarının önü açılmış olacak.
Her ne kadar düzenleme ilk bakışta biraz garip görünüyorsa da, aslında Yargıtay ve Danıştay başta olmak üzere bütün yargının hukuk ile ilişkisinin kesilmeye çalışıldığı dönemde hiç de garipsenecek bir davranış olmasa gerek.
                                                            ***
Tavan iktidarın keyfine göre, böylece
düzenlenecek; peki, ya taban?
İktidar tabanda da kendisine bağımlı bir yargı oluşturmanın yöntemini bulmuştur.
Daha önce, 5 yıllık avukatlıktan gelenlere açılmış olan hâkim ve savcılığa geçme olanağı, bu teklif yasalaşırsa 2 yıllık avukatlara da sağlanacaktır.
Bu yıl 3 bin 500, gelecek yıl da 5 bin hâkim ve savcı bu yolla sağlanacağına göre iki yıl içinde yargı bünyesine, avukatlıktan geçmiş, 8 bin 500 hâkim ve savcı atanmış olacaktır.
Böylelikle hâkim ve savcı kadroları içindeki cemaat yanlılarının ya da tarafsızların etkisi azaltılmış olacaktır.
Bütün bu düzenlemeleri izlerken,
aslında, iktidarın yargıya bakış açısının
“bizden olanlar ve olmayanlar” diye ikiye
ayrıldığını ve bizden olmayanlar içinde mütalaa edilenler arasında tarafsız ve cemaate yakınların pek de farklı gözle görülmediklerini belirtmek gerek.
AKP, iktidarının ilk döneminde, hukuku çiğneyip adaleti ayaklar altına alırken özel yetkili mahkemeleri kullandı.
Özel yargı, cemaate bağlılığı ile yollar ayrılınca AKP’yi tedirgin etmeye başladı.
İşte bu yüzdendir ki artık ikinci döneme geçilmiştir. Bu dönem “güzel yargı” dönemidir.
Bağımlılık ve taraflılık açısından her ikisi arasında da fark yoktur. Tek fark “güzel yargı”nın yalnızca AKP’yle bağımlı olmasıdır.
Bu fark da mazlum vatandaşın yazgısını değiştirmeyecek, adil yargıyı sağlayamayacaktır.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

ABD, AB, NATO ve Türkiye 22 Haziran 2021
Fotoğraf falı 18 Haziran 2021