Arif Kızılyalın

Bir Ankara pazarı!

15 Mart 2016 Salı

Oğlu çok yıpranmıştı son aylarda. Moral vermek için otele gitti. Futbolcu babasıydı, bilirdi raconu.
Fazla oturmadı. “Rahatsız etmeyelim” ürkekliği ile bir çay içti ısrarlara karşın lobide “Umut”uyla...
Son tahlilde sarıldılar, koklaştılar, vedalaştılar.
“Akşamüstü tribünde olacağım, moralini bozma” dedi Kemal Amca.
Umut, takımın otobüsününe giderken artık yaşı ‘kemal’e eren baba Bulut da taksi ile stada geçti.
Zor bir 90 dakikaydı. Umut’u zaman zaman ıslıklandı, zaman zaman alkışlandı.
“Çocuğun üzerinde bir şanssızlık var ya neyse” dedi yanındakilere. 1-1’lik skor sonrası el sallaştılar uzaktan uzağa. ‘Soyunma odasına insem mi’ diye düşündü, sonra ‘rahatsız etmeyeyim’ diye tribünden ağır ağır ayrılmayı yeğledi!
19 Mayıs Stadı’nın dışında trafik kötüydü. Bir süre taksi bekledi. Kızılay’da oğlunun kendisine açtığı oto kuaförüne uğrayıp evine gidecekti.
Ve o saniyelerde hain bomba patladı.
18 yaşındaki Altınel Basketbol Takımı’nın kaptanı Dorukhan gibi hayata gözlerini yumdu Kemal Amca.
Onlarca can gibi, bir hiç uğruna, sadece o saatte, orada olmanın bedelini ödüyordu.
Bomba patladığında Umut’un içine bir kurt düşmüştü ama konduramadı.
Hem babasının Kızılay’da ne işi vardı? Zor yürüdüğü için otobüse binmez, binse de o saatte orada olmazdı diye düşündü.
Ama ne yazık ki, babası, ölüme yürümüştü oğlunu son kez izledikten sonra...
Sistem koruyamamıştı Kemal Amca’yı, Dorukhan’ı, Elvin’i, Berkay’ı, Kerim’i...
Örneğin yılların spor spikeri Yalçın Çetin, ya da İstanbul’dan maça giden Cumhur Arslan, Ali Bakır, Evren Göz kadar şanslı değillerdi.
Onları, Kızılay’dan, “Trafik kötüdür, başka yerde vakit geçirin uçağa kadar” diye uzak tutan bir taksi şoförü de olmamıştı..
Ne bileceklerdi ki böylesine vahşice bir saldırıyı, hem daha geçenlerde 750 metre ötede bir bomba patlamışken Kızılay’da ne işi vardı, ikinci, üçüncü bir saldının!
Emniyet, MİT, Valilik’ten de ses çıkmamıştı!
Öyle düşünmüşlerdi, bilmiyorlardı ki, emniyet istihbaratın, saldırıdan 1-2 gün önce ABD Büyükelçiliği’ni uyardığını ama kamuoyuna bir duyuru yapmayı akıl edemediklerini!
Kimi futbolcu babasıydı, kimi basketbolcu, kimi öğrenci, kimi öğrenci adayı, kimi şoför, kimi çaycı, kimi polis...
Pisi pisine veda etmişlerdi dünyaya... Sırf birilerinin kayıkçı kavgası uğruna!  


Yazarın Son Yazıları

Rafael’e bakarken 30 Aralık 2020
Gazoz olma efsane ol! 17 Kasım 2020
Pandemi, loca ve menajer 11 Kasım 2020
Deprem vergileri nerede? 4 Kasım 2020
Futbolda para bitti! 14 Ekim 2020