Arif Kızılyalın

Federasyonun görevleri!

23 Mart 2018 Cuma

8 Aralık 2013 tarihinde bu köşede bir yazı yayımlandı, “Artık hepimiz Fethiyesporluyuz...” başlığı ile...
Konu Fethiyespor’un Fenerbahçe ile oynadığı Türkiye Kupası karşılaşmasına “Atatürk” yazılı tişörtle çıktığı için ceza kuruluna verilmesiydi...
O günkü maçın gözlemci, temsilci ve hakemi yememiş içmemiş, “Fethiyespor takımı, seremoniye ‘kurallara aykırı’ olarak A-T-A-T-Ü-R-K yazılı tişörtlerle çıktılar” diye yazmış, avukatlardan oluşan Hukuk Kurulu da dosyayı Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’na sevk etmişti.
Bir grup genç, bir Anadolu takımı Atatürkçü olduklarını kamuoyuyla paylaştığı için cezalandırılma endişesi yaşıyordu...
Ardından bu yazı yayımlandı, noktası virgülüne Cumhuriyet’te:
“Fethiyespor’u seremonide ‘Yüce Atatürk’ yazılı tişört giydikleri için rapor eden, ‘fişleyen’ zihniyet de elbet yazılacak bir kenara... Neymiş? ‘Milli değerleri kendisine’ mal etmiş, Fethiyeli gençler... Oysa, ilk maçlarında plaketle onurlandırılmaları gerekirken, birileri, ‘Bu tip eylemler spor sahalarında tasvip edilemez...’ buyurmuş... Ama onlar da haklı! Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Atatürk’e gösterilen saygının suç olduğunu sanan TFF’nin ilgili kurulları, geçen sezon da Van depremine destek adına sahaya atılan atkı, forma, bere için Beşiktaş’a ceza kesmişti. Bu bağlamda, hoş görmek gerek TFF’yi; ‘insani davranıştan’ nasibini almayanların, ‘ulusal bilinç, ulusal değer ve ulusal sembolleri’ kavramalarını zaten bekleyemeyiz! En iyisi, siz verin ‘Yüce Atatürk’ tişörtüne para cezasını, biz ulusça öderiz, Fethiye’nin faturasını!”
TFF’nin futbolu bir türlü yönetemeyen muktedirleri de belagatın ‘b’ sinden, teşbihin ‘t’ sinden, ıgrakın, ‘ı’ sından bihaber oldukları için konuyu yargıya taşımışlardı. Takıldıkları nokta insani davranıştan nasip alamamak mecazıydı. Oysa bu bir hakaret değil, söz sanatının bir versiyonuydu!
Bir tarafta Cumhuriyet, öte yanda Demirören’in TFF’si olunca mahkeme o günlerde ‘tazminat öde’ dedi gazeteye.
Gelgelelim, ülkede hukuk -hâlâ- işliyor olmalı ki, Yargıtay, kararı bozdu.
Şimdi yeniden çıkacağız hâkim huzuruna, TFF, muhtemelen kendisini eleştirme özgürlüğüne sahip tek kurumun gözünü korkutma adına davayı yineleyecek...
Çünkü, onlar, futbolu iyi idare etmek, hakem hatalarının önüne geçmek, yıllardır başarıya hasret Milli Takımımızı uluslararası alanda bir yerlere getirmekten ziyade ‘kayıkçı kavgası’nı seviyorlar...
En azından Cumhuriyet’i, Arif Kızılyalın’ı mahkûm ettirip susturabilirlerse spor basınında artık hiç kimsenin eleştirisel bazda kalem oynat(a)mayacağını biliyorlar son medya yapılanmasından sonra. O yüzden, Sayın Demirören’e açık mektup, davayı hemen yinelesin de ülkede kim Atatürk değerlerini savunuyor, kim savunmuyor saflar iyice belli olsun!
Ama ülkenin yargı, yürütme ve idaresinde birilerinin hâlâ “Atatürkçü” olduğunu da unutmasın Sayın TFF Başkanı...

***

Söz federasyondan açılmışken, geçenlerde, Ziraat Türkiye Kupası Finali’nin yeri değişti pat diye! Daha önce Eskişehir’de oynanacağı açıklanmıştı. Sonuçta pırıl pırıl bir stattı, Eskişehirspor maçlarını oynamaya başlamış, gişesi, koltuğu, gidiş-gelişi test edilmişti. Eskişehirliler de sevinmişti.
Ne var ki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Diyarbakır’daki il kongresinde AKP’lilere seslenirken söz yeni yapılan stada geldi ve “İnşallah hazırlıklar bitecek, 9 Mayıs’taki Türkiye Kupası Finali burada oynanacak...” dedi.
Eh, Federasyona da bu “direktifi” yerine getirmek düşüyordu. Çoğu yöneticinin haberi bile olmadan ufak bir telefon trafiği ile Cumhurbaşkanı’nın açıklamasından 1 saat 20 dakika sonra TFF resmi sitesinden, “Final Diyarbakır’da” duyurusunu yapıldı.
Futbolla ilgili kararı da Cumhurbaşkanı vermişti. Ülkece alışık olduğumuz için kabullendik, kimse çıkıp, “Futbol bu ülkede özerk değil mi?” diye sorgulamadı, ülkede en az 2-3 bin spor yorumcusu varken kimsenin (bizim mahalleden Bilgin Gökberk falan hariç) sesi çıkmadı. Eh, gayet normal, yüzbinlik master plan varken 3. köprü, 3. havaalanı, bağlantı yolları, Kanal İstanbul güzergâhını belirleyen otorite Türkiye Kupası’nın yerini işaret etmiş çok mu!
O yüzden Yeni Türkiye ikliminde kimse bu TFF’den futbol adına iyi bir şeyler beklemesin!    


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Bir Efes hikâyesi! 2 Haziran 2021
TFF yönetimi düşer mi? 23 Mayıs 2021