Arif Kızılyalın

Seyirci susunca

26 Ekim 2015 Pazartesi

Hani derler ya, “Ölüyü bile diriltir bu tribünler” diye...
İşte Fenerbahçe seyircisi dünkü derbinin tartışmasız ‘en etkin’ paydaşıydı. Gerçi bu düne dair bir ayrıntı değil.Yıllardır, özellikle G.Saray maçlarında hava böyle Kadıköy’de!
Tribüne giremeyecek olsa bile ‘stadın o havasını soluyayım’ diyen onbinler, köfteciler, kokoreççiler, seyyar (!) tekel bayileri derbinin paydaşları olup çıkmıştı.
Peki ya Şükrü Saracoğlu’nun içi?
İşte orası dışarıdan da etkileyiciydi.
Bir tarafı F.Bahçe, öteki tarafı Türk bayrağı ve ortada da Mustafa Kemal Atatürk’ün portresinden oluşan koreografik çalışma, taraflı - tarafsız herkese ‘helal olsun’ dedirtmişti.
Ve galiba maçın seyrini de sahadaki futbolcuların bireysel yetenekleriyle, teknik adamların taktiklerinden çok tribünlerin temposu belirliyordu. İlk 60 dakika coşan seyirci, ‘taktiksiz’ F.Bahçe’yi öne taşımış, son 30 dakika stat susunca da son sözü G.Saray söylemişti.

Merkezkaç kuvveti
Yoksa G.Saraylı futbolcuların ilk 45 dakika ayaklarının titreyerek oynamasının başka bir gerekçesi olamazdı. Örneğin Gökhan Gönül sağ taraftan atağa kalktığında stat sağa yatıyordu sanki. Ya da Nani, sol içten bindirdiğinde merkezkaç kuvveti sola kayıyordu. Diego’nun golünde de tribünler mi daha etkiliydi, yoksa Carole’un o an atan arka adalesi mi ya da kalkmayan ofsayt bayrağı mı bilinmez; seyirci, çift ön libero Topal - Josef’le ağırlaşan F.Bahçe’yi itiyordu rakip yarı alana doğru. Özellikle, top G.Saraylılara geldiğinde ıslığa başlayan koro, adam adama markajın sesli haliydi sanki. Zaten kadrosunda Sneijder, Podolski, Umut, Yasin gibi isimleri barındıran bir takımın 45 + 3 dakikada sadece 1 şut atmasının başka açıklaması olamaz.
İkinci yarının özellikle ilk 15 dakikasından sonra G.Saray’ın toparlanmış görüntüsünde de Hamza Hamzaoğlu’nun yaptığı dozajı yüksek uyarılarla Umut - Burak, Podolski - Sinan değişikliklerinden çok yorulan seyircinin payı vardı. Çünkü sakatlanan Carole’un yerine oyuna giren Olcan’ın - ki maçı çeviren isimdi - sol kenar bindirmeleri tribünleri susturuyor, keza Sneijder’in şutları ‘eyvahh’ dedirtiyordu. Çünkü G.Saraylı futbolcular, ağırlaşan F.Bahçe’nin kendilerini kontrada yakalama şanslarının kalmadığını anlamış ve oyunu rakip yarı alana yığmıştı. Nitekim bir ölü top, Sneijder’in inanılmaz biçimde döndürdüğü eksiltmeli yan orta ve 1.73’lük Olcan’ın ikiz kuleler Ba’yla Josef’in arasından vurduğu kafa, zaten susan seyircinin maçı çevirme şansını bitirdi. Sözün özü, muhteşem seyirci, tekleyen F.Bahçe’yi sadece 1 saat diri tutabilmişti.  


Yazarın Son Yazıları

Rafael’e bakarken 30 Aralık 2020
Gazoz olma efsane ol! 17 Kasım 2020
Pandemi, loca ve menajer 11 Kasım 2020
Deprem vergileri nerede? 4 Kasım 2020
Futbolda para bitti! 14 Ekim 2020