Arif Kızılyalın

Tiflis’ten duyulan silah sesleri

12 Ağustos 2015 Çarşamba

Sıcak bir Tiflis öğleden sonrası... 30-40 dolara mal ettikleri, Süper Kupa final biletini 250 dolara satmaya çalışan karaborsacılar, Endülüs ve Katalan topraklarından gelen onbinlerce futbol tutkunu Avrupalıyı ağırlama çabasındaki kafeler, restoranlar, barlar...
Kiminin üzerinde FC Barcelona forması, kiminin boynunda Sevilla atkısı. Tam bu sırada birkaç el silah sesi duyuluyor turladığımız Old City sokaklarında.. Allah’tan sıyırıp geçiyor bizleri, futbol paydaşlarını. Yok! Yanlış anlaşılmasın, ekonomisi yerlerdeki Gürcistan’da kimse kimseye ateş etmedi dün. Hatta aşırı içip dağıtan birkaç İspanyolla, onlara karşılık veren Gürcüler de birbirine silah doğrultmadı.

Futbolumuz da cayır cayır
O tabanca sesleri Türkiye’den, İstanbul’dan, Samandıra Tesisleri yakınlarından geldi. Evet, Türk futbolunun kara günlerinden biridir dün. Kurşunların çift mikalı camdan sekmesi ve Mehmet Topal ile genç Uygar’ın yara almaması da bir şeyi değiştirmez...
Futbolumuz ne yazık ki ülke gibi cayır cayır yanmaktadır. Bilemiyorum TFF ya da geçen akşam kafa kaldırıp, “Biz de varız” diyen Profesyonel Futbolcular Derneği, örneğin, “Bu hafta protesto amacıyla ligleri erteliyoruz” der mi ama bu kurşunlanma olayı, eğer Batılı ülkelerde yaşansa birkaç hafta kimse futbolcuları sahaya çıkaramazdı. Ama biz bir kulp takarız bu vahşete, nasılsa alışığız Suruç’ta 30 idealist gencin katledilmesine, askerin, polisin haince öldürülmesine; bunu da unutur, unuttururuz.
 
‘İyi ki gitmişim!’
Hem unutmadık mı Fenerbahçe’ye Rize-Trabzon karayolundaki linç girişimini... Neymiş efendim, “Hayat devam ediyormuş, neymiş milli takımımızın hayati Hollanda maçı varmış, neymiş yayın programı değişmezmiş..” Geçiniz, Mehmet kardeşimle gencecik Uygar o kurşunlarını alınlarına yeseydi bu kadar çıkarcı olabilir miydik? Bir futbolcuyu, hatta çok da sevilen bir ismi zırhlı araç kullanmaya yönelten endişenin kökünü kazımak istiyorsak her şeyi bir yana bırakmalıyız...
Sahi, Tiflis’teki Süper Final mi?
Dün gece oynandı, Avrupa’nın hemen hemen en batısından, en doğusuna binlerce insan taşındı bir kupa için, herkes mutluydu, birkaç kişi hariç... Kim mi onlar? O üzgün insanlardan biri arkadaşına yapılan saldırıyı otelde duyup telefona sarılan Arda’ydı... Konuşamadık doğru dürüst ama, “İyi ki gitmişim İspanya’ya” demiştir içinden ve eklemiştir: “En doğru kararım ve en azından topumu oynuyorum.” •TİFLİS


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Ya kahramansın ya hain! 22 Haziran 2021
Bir Efes hikâyesi! 2 Haziran 2021
TFF yönetimi düşer mi? 23 Mayıs 2021