Küba, Gençliğimiz...

04 Ocak 2009 Pazar

Küba Devriminin üzerinden demek ki tam yarım yüzyıl geçmiş

Evrensel Yayınların hediye ettiği, Saatli Maarif Takvimi biçiminde düzenlenmiş duvar takviminin 1 Ocak 2009 tarihli ilk yaprağında, şunlar yazılı:

1959. Küba Devriminin zaferi. Diktatör Fulgenico Batista yeni yılın ilk saatlerinde Havanadan kaçtı. Camilo Cienfuegos ve Che Guevara önderliğindeki gerilla kolları Havanaya girmeye başladı. Fidel Castronun çağrısına uyan işçiler ve köylüler bütün Kübada genel greve başladı.”

Sözünü ettiğim duvar takviminde, tarihte bugünbaşlığı altında, 1 Ocak 1946 tarihinde de Türkiyede İşçi Sigortaları Kanununun yürürlüğe girdiği belirtiliyor

Evrensel Yayınlar (ve EMEP) böyle güzel, anlamlı ve nostaljikbir takvim hazırlamakla çok iyi bir şey yapmış

***

Nostaljik sözü öncelikle takvimin türüyle ilgili

Duvarda asılı oldukları yerden hem hangi günde olduğumuzu hep göz önünde bulundurmamızı sağlayan, hem her sayfasından bir şeyler öğrendiğimiz duvar takvimleri sanki çok uzak bir geçmişin anısıdır.

Sözünü ettiğim takvim böylelikle, duvarlarımızda bu türden takvimlerin asılı olduğu günlere özlem duygumuzu canlandırdığı gibi, daha ilk sayfasıyla bir başka özlemimizi de kıpırdatıyor:

Bu, 1960lı yıllara; ait olduğum kuşağın devrim ateşiyle, ülkemizin ve dünyanın iyimserlik ve umutla dolu olduğu günlere özlemimizdir

Vietnam halkının emperyalizme karşı zaferi, uzaya ilk ayak basan sosyalist insan ve Küba Devrimi….

Bunlar, o yılların özelliğini ve bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de devrimci gençliğin kimliğini oluşturan başlıca olgulardır

***

9 Ekim 1967de öldürülen Che Guevara için şiirimi, yedek subay olarak bulunduğum Trabzonda yazdığım günü, aradan geçen kırk yıla karşın bu günmüş gibi anımsıyorum.

Yukarıdaki bilgide adı geçen Cienfuegosun anısı ise sislenmiş.

Castro, kardeşi Raul ve Guevara ile birlikte Küba Devriminin dört büyük önderinden biri olan Camilo Cienfuegosun, 1959 yılı ekim ayında bir uçak kazasında öldüğünü öğrendim ya da bilgim yenilenmiş oldu

Öldüğünde 27 yaşındaymış

Bu dört devrim önderinden hem en genci, hem en genç yaşta yaşamını yitireni

Fidel 1926, Che 1928, Raul 1931, Camilo 1932 doğumlu

Devrimi gerçekleştirdiklerinde yaş ortalamaları 30…

Küba Devrimi’nin dünyada nasıl bir devrim ateşi tutuşturduğunu, 1968 kuşağının neden bu devrimin de bir ürünü olduğunu anlamak böylece daha kolaylaşıyor

***

Devrimin önderlerinden hayatta kalanlardan Fidel bugün 83, Raul 78 yaşındalar

Emperyalizm, devrimden bu yana geçen 50 yıllık sürede Küba Devrimini yıkmayı başaramadı.

Sovyetler Birliğinin dağılışından sonra bu konuda belki umutlandıysa da Güney Amerikada yeni devrimci oluşumlar hevesini kursağında bıraktı.

Küba halkının bugün Latin Amerika halkları arasında en uzun ömür süresine, sağlık ve eğitim alanlarında da en yüksek düzeyde olanağa sahip olduğu biliniyor

Buna karşın, Castro kardeşlerin yaşamdan er geç ayrılışından sonra Kübada neler olur?

Bunu kestirebilmek kolay değil

Kübanın yazgısı bütün bu elli yıl süresince orada yetişen kuşakların kimlikleriyle de ilgili

Günümüz Küba gençliği nasıl bir gençliktir?

Dağılan sosyalist sistem ülkeleri gençliğinin de içinde ve hatta ön sırasında bulunduğu, şimdiki yüzyıla geçen yüzyıldan devralınan, idealsiz, renksiz, kokusuz, geçmişsiz ve geleceksiz bir gençlik mi, yoksa Küba Devrimini yaratan genç-liğin günümüzdeki benzerleri mi?

Yukarıdan verileni almaya koşullanmış, tüketim toplumu hayalleri kuran bir gençlik mi; yoksa Fransada, kısa süre önce Yunanistanda gördüğümüz, başkaldırıcı, isyancı gençliğin bir benzeri mi?..

Bu sorunun da kesin bir yanıtı yok

***

Kuşağımın gençliği demek olan ve bugün ellinci yaşına basan Küba Devrimi, aslında insanlığımızın da hiç yaşlanmaması gereken gençliğidir

Devrimcinin kişisel yaşamı er geç sona erer.

Fakat doğanın bir armağanı olarak daha çok gençliğe özgü devrimci ruhun terk ettiği bir dünya, yaşamaya değmeyecek bir dünya olacaktır

[email protected]

Faks: (0212) 343 72 64


Yazarın Son Yazıları

Tevfik Fikret'e 23 Kasım 2020
RTÜK nedir? 30 Eylül 2020
Paçavra 23 Eylül 2020
Eylül 2 Eylül 2020
Halk 26 Ağustos 2020
Yetenek ve tutku 12 Ağustos 2020
Başkalarının hikâyesi 5 Ağustos 2020
Ne yazmalı? 29 Temmuz 2020
Melek Çetinkaya 22 Temmuz 2020