Aykut Küçükkaya

Yargıtay, Feray’ın annesinin ‘adalet çığlığını’ duyacak mı?

03 Ağustos 2020 Pazartesi

Bayram günleri gazeteler için zor zamanlardır. Covid-19 salgını sonrası böylesi günler Türk basını için daha da zorlaştı. Okurunuza, kamuoyuna en iyi gazeteyi sunmak için daha çok emek harcamak zorundasınız... Cumhuriyet muhabirleri bayram günleri için çarpıcı özel haberler, yazı dizileri ve röportajlarla Cumhuriyet okurunu selamladı, fark yarattı...

Bayramın birinci günü manşette Hazal Ocak’ın özel haberi vardı: “İhalelerin efendisi...” Haber, AKP Ankara İl Başkan Yardımcısı Cemalettin Kömürcü’nün şirketlerinin “devletten milyonlarca liralık ihaleler” kazandığını belgeliyordu. Kömürcü’nün iki şirketi dört yılda tam 18 ihale alırken, ihaleleri kazandığı yerler arasında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı da vardı AKP’li belediyeler de...

*

İkinci gün manşet Zehra Özdilek’in dosya haberiydi: “Biz de öldük...” Erkek şiddetiyle hayattan koparılan Pınar Gültekin’in, Özgecan Aslan’ın, Zeynep Şenpınar’ın, Dilek Kaya’nın ve Feray Şahin’in anneleri bayramda neler hissetiklerini Özdilek’e anlattı. Hepimiz gözyaşlarıyla okuduk, anaların hiç dinmeyecek o büyük acılarını...

İçlerinden birisinin, Feray’ın babası Bekir Şahin’in o büyük acısının tanığıyım. Gaziantep’e gittiğim zaman 25 yıllık arkadaşım, meslektaşım Bekir’in ve ailesinin yaşadığı o tarifsiz acının yüzlerine nasıl vurduğunu gördüm. Feray’ın annesi Aysel Şahin’in gazetedeki çığlığını okuyunca bir kez daha kahroldum...

Tam 1044 gündür kızımızın acısı ile yatıp kalkıyoruz, yaşayan bir ölü gibiyiz. Tam 35 aydan bu yana acıyla yatıp kalkıyoruz. Ve bu bayrama da yine kızımızdan ayrı giriyoruz. Biz de diğer aileler gibi çocuklarımızla birlikte bayram kutlayıp kızımıza sarılsaydık olmaz mıydı? Ama şu an bir mezar taşına ağlayıp ağlayıp gidiyoruz. Katil sokakta... Adalet böyle bir zamanda bizim yanımızda olmalıydı. Maalesef adalet katili koruma ve kurtarma yarışına girdi, mağdurun yanında olmadı. Biz, böyle bir adaleti asla kabul etmiyoruz. Gencecik kızımı öldüren katil 1.5 yıl yatıp çıktı ve şimdi sokakta hiçbir şey olmamış gibi geziyor. Katilin yalanları ile bir soruşturma ve yargılama süreci yürütüldü. Karara itiraz ettik. Dosyamız tam 17 aydan bu yana Yargıtay’da bekliyor. Katil sokakta... Böyle adalet olmaz olsun. Kızımın katilinin yeri sokak değil. Katile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesini ve işlediği bu cinayetin cezasını bir an önce çekmesini istiyorum. Yeter artık, analar ağlamasın, kadınlarımız, kızlarımız öldürülmesin...

23 yaşındaki Feray, Mersin Toros Üniversitesi’nde iç mimarlık bölümü son sınıf öğrencisiydi. Özel harekât polisi Burak Aykul tarafından 19 Eylül 2017’de öldürüldü. Aykul, “taksirle insan öldürmek” suçundan 5 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Zanlı, Ocak 2019’dan bu yana serbest. Dosyayı Yargıtay’a taşıyan Şahin ailesi 17 aydır dosyanın görülmesini bekliyor. Bakalım Yargıtay, bir bayram günü gazetemiz sayfalarından isyanını duyurmaya çalışan Feray’ın annesi Aysel Şahin’in “adalet çığlığını” duyacak mı?

*

Üçüncü gün Türkiye’nin bir başka kanayan yarasına parmak bastık: “Tutuklu gazeteciler!..” Meslektaşımız Müyesser Yıldız, cezaevinden muhabirimiz Alican Uludağ’ın sorularını yanıtladı. Uludağ’a, “Arşivimin peşindeler” diyen Yıldız, kamuoyuna seslendi:

Tehdide, şantaja, korkuya teslim olanlara sesleniyorum. Herkesi titretip susturduğunu zannedenlerin, kaleminden başka hiçbir şeyi olmayan bizlerden korktuğu ortaya çıktığına göre, elbirliğiyle korku duvarını aşmanın zamanı değil midir?

*

Hazal Ocak’ın “Parsel parsel Kanal İstanbul” dizisinin ardından İlayda Kaya ve Leyla Kılıç’ın hazırladığı ve bugün başladığımız “Z Kuşağı hayatı anlatıyor” yazı dizisi okurla buluştu. Bakalım gençler siyaseti, hayatı ve geleceği nasıl görüyor?

Hilal Köse’nin Şevval Sam, Öznur Oğraş Çolak’ın Filiz Akın, Orhun Atmış’ın Demir Demirkan’la röportajları içimizi ısıttı... Sanatçıların duyarlılıkları, yaşama bakışları bizleri umutlandırdı. Bayramı geride bırakırken gazetemizin gerçek sahibi değerli okurlarımız için her gün daha iyi, dolu dolu bir Cumhuriyet sunmak üzere çalışmaya, “başvuru kaynağı (referans)” gazeteciliğine devam...


Yazarın Son Yazıları

Ne çektin be karga!.. 12 Ekim 2020
Toplumsal çöküntü... 28 Eylül 2020
Kullanışlı Aptallar!.. 21 Eylül 2020
Nefes aldıkça... 7 Eylül 2020
Kadın devrimi... 24 Ağustos 2020
3 bin 135 hastaya ne oldu? 10 Ağustos 2020
Okluk Koyu’na 4 kat! 20 Temmuz 2020
Bu böyle biline!.. 13 Temmuz 2020