Ayşegül Yüksel

Zerrin Tekindor ustalık çağında

22 Haziran 2021 Salı

Ekranların sevilen dizisi “Mucize Doktor” birkaç hafta önce noktalandı. Zerrin Tekindor’un canlandırdığı yarı çılgın hastane patroniçesinin öyküsü de bitmiş oldu. Sanatçı, oyunculukta 35 yılını doldurdu, 36. yılını sürüyor.

Zerrin Tekindor’u sahnede ilk izlediğimde Şirin’di. Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nı 1985’te bitirmişti. Ergin Orbey’in Ankara Devlet Tiyatrosu’nda sahnelediği Nâzım’ın dev yapıtında, ablası Mehmene’nin yaşaması uğruna güzelliğinden vazgeçtiği kız kardeşi, Ferhat’ın, kavuşmak için dağları delmeye soyunduğu sevdalısı Şirin’i canlandırdığında yirmili yaşlarındaydı. Sonra birbirinden çok farklı oyunlarda deneyim kazandı: “Gürültülü Patırtılı Bir Hikâye” (Savaş Dinçel), “Ölüm” (Woody Allen), “Kızgın Âşıkların Sonuncusu” (Neil Simon)... 1999’da Murathan Mungan’ın “Geyikler Lanetler”indeki Kureyşa karakteriyle, Şirin’den sonra, bir başka destansı başrolle daha bütünleşiyordu. 

GÜZELLİK VE YETENEĞİN BULUŞTUĞU NOKTADA

Zerrin Tekindor her yaşını güzel bir kadın olarak yaşadı, yaşamakta... Oyunculuk yanında, 1990-1994 yılları arasında Bilkent Üniversitesi’nde özel öğrenci olarak aldığı resim eğitiminden sonra, tanınan bir ressam oldu. Yirmiye yakın kişisel sergisinde yer alan, bir bölümü tiyatro odaklı pek çok resimde Tekindor’un kocaman gözlerini görebilirsiniz. Güzelliğini hem oyunculukla hem de resim sanatıyla buluşturan sanatçının yolunu nasıl zorlu kulaçlarla sürdürdüğü hem tiyatroda hem de tablolarında ürettiği yorumlarda izlenebilir.

Zerrin’in “Ve Işık Kararır” adlı tablosunu, “Dram Sanatında Ezgi ve Uyum” (2004) başlıklı kitabımın ilk basımının kapağında kullanmak için kendisinden izin istediğimde, ulugönüllülükle, hiçbir karşılık beklemeden olurunu vermişti. Bir süre sonra, Ankara’da Eskişehir Yolu’ndaki bir kitabevinde, vitrinin tümüne, yalnızca kapağında Zerrin’in tablosunun yer aldığı yüz dolayında kitabımın yerleştirildiğini gördüm. Zerrin, vitrini düzenleyen kişiyi de büyülemişti besbelli...

‘GÖSTERİŞLİ’ ROLLERİ DAHA ÇOK BEĞENİLDİ

Zerrin Tekindor’un en sevdiğim tiyatro çalışması, Ankara DT’de, Kerim Afşar’ın sahnelediği, David Hare’in “Göğe Açılan Pencere” oyununda, incelikli, duyarlıklı oyunculuğun yalın, temiz bir örneğini verdiği Kyra yorumudur (1997). Oysa kendisine ödül getiren roller, daha çok, “gösterişli” yorumlarla sundukları oldu. İstanbul DT’de sahnelenen Gogol’ün “Müfettiş” oyununda grotesk boyutlarda işlediği Anna Andreyevna rolüyle Afife Tiyatro Ödülleri Müzikal ya da Komedi Dalı’nda kazandığı “En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü” (2004) bir başlangıçtı. Aynı tiyatroda sunulan, Yasmina Reza’nın “Vahşet Tanrısı” (2010) oyunundaki Annette Reille yorumuyla iki “En İyi Kadın Oyuncu” ödülüne değer bulunan sanatçı, Oyun Atölyesi yapımı olan ve Londra’daki yeni Globe Tiyatrosu’nda da sunulan, Shakespeare’in “Antonius ve Kleopatra”sında (2012) oynadığı Kleopatra rolüyle iki ödül daha kazanırken, yine Oyun Atölyesi yapımı olan, Edward Albee’nin “Kim Korkar Hain Kurttan” (2014) oyununun Martha’sıyla altı ödül birden aldı. Ne yazık ki göremediğim Tennessee Williams’ın “Arzu Tramvayı” oyunundaki Blanche Dubois rolü de sanatçıya dört ödül getirdi. Tekindor, Ankara DT’de Recep Bilginer’in “Savaştan Barışa Aşktan Kavgaya” oyununda Mustafa Kemal Atatürk’ün eşi Latife Hanım’ı canlandırdıktan yıllar sonra “Müslüm” filminde Muhterem Nur’u yorumluyor ve iki ödül daha kazanıyordu. 

KLEOPATRA’DAN ‘TEMİZLİKÇİ KADIN’ ALİYE’YE

Televizyon dizilerinde de yıldızlaşan sanatçı, “Aşk-ı Memnu”daki Matmazel rolüyle belleklerde yer etti. En çok ödülü “Kuzey Güney” dizisindeki -mahalleyi renklendiren kuaför abla- yorumuyla aldı. Kerem Alışık ile parlak bir ikili oluşturdukları “Kara Sevda” dizisindeki teyze rolü nedeniyle de ödüllendirilen sanatçının dağarcığı, “yaşam boyu başarı” ödülleriyle zenginleşmekte...

2020’de yayımlanan -kısacık- “Zemheri” dizisindeki “temizlikçi kadın” Aliye yorumu Zerrin Tekindor’u ustalığa taşıyan çizginin son halkalarından biridir. Sanatçının, Mısır kraliçesi “fettan” Kleopatra’dan, güldürürken hüzünlendiren kahırlı Aliye’ye uzanan yolda harcanmış sanat emeği sürmektedir. Sırada artık hep ustalık dönemi yorumları olmalı... 


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları