Coşkun Özdemir

Sorunların Temelinde İlkellik Var

13 Haziran 2012 Çarşamba

Mustafa Kemal adlı bir mucize adam geçmişimizdeki birikimlerden de yararlanarak çökmüş bir imparatorluğun üstünde bir cumhuriyet kurdu. Çağdaşlığı ve aydınlanmayı amaçlıyordu. Aşılacak engeller çok büyüktü ama halk, emperyalizme karşı savaş vermiş ve onun ülke üzerindeki karanlık planlarını altüst etmiş olan bu eşsiz komutana inanıyordu. Ben bu inanca tanıklık etmiş insanlardan biriyim. Türkiyenin aydınlanmacı bir eğitime ihtiyacı vardı. İlkokul seferberliği ile, Halkevleri ile, ölümünden sonra devrime inananlarca kurulan Köy Enstitüleri ile bu yolda dev adımlar atıldı. Ama gerici ve sömürücüler elbette boş durmayacaklardı. Çok partili düzen onlar için kaçırılmayacak bir fırsattı. Hemen harekete geçtiler. İlk başarıları partilere nüfuz etmek ve büyük eğitimci Hasan Âli Yüceli indirmek oldu. Bunun ardından en büyük darbeyi vurdular.

Doğunun bir büyük ağası, İnönüye gelip Paşam bu okulları kapat, yoksa Doğudan hiç oy alamazsındedi. Köy Enstitülerini kastediyordu. Bu okullar gericiler ve sömürücüler için ve elbette emperyalizm için büyük tehlike idi. Oradan pırıl pırıl yurtseverler, hümanistler yetişiyordu. Eğitimden yoksun bırakılmış halk, Türkü, Kürtü, Arapı, Çerkezi ile bilinçlenecek, aydınlanacak, ağaya karşı çıkacaktı. Bununla kalmayacak, sınıf bilincine ulaşarak sömürüye karşı birlikte mücadele edeceklerdi. O halde emperyalistlerin desteği ile bu önlenmeli idi. Önce CHP gericileri, daha sonra DP eli ile bu okullar Halkevleri ile birlikte yok edildi. Aydınlanmaya karşı ilk saldırı başarıya ulaşmıştı.

40’lardan beri siyaseti yakından izleyen yurtseverler, 60 yıldan beri çağdaşlıktan, halktan, emekten, aydınlanmadan, demokrasiden yana iktidar görmediler. Yıllardır darbelerle, darbe edebiyatı ile oyalanıyoruz. Politikacıların, iktidarların gerici siyasetlerinin, askeri darbelerde, ülkenin en yiğit insanlarını alıp götüren cinayetlerde, Maraştaki, Malatyadaki, Sivastaki katliamlarda nasıl bir rol oynadığı hiç sorgulanmıyor. Hrant için nereye varıldığını gördük. Bir gün sorunlarımızın temeline inerek Türkiyenin nasıl geri bıraktırıldığı, nasıl akıldan, bilimden, aydınlanmadan, bağımsızlıktan uzaklaştırıldığını sorgulayacak savcı ve hâkimlerimizin ortaya çıkacağına inanıyorum.

Prof. Dr. Coşkun ÖZDEMİR


Yazarın Son Yazıları

Demokrasi ve Sandık 25 Aralık 2013
AKP Milletvekillerine 28 Ağustos 2013
AKP Milletvekillerine 19 Haziran 2013
Burak'ın Katili 16 Mayıs 2013
Dinciler ve Dindarlar 13 Eylül 2012
Halkın Adı Yok... 21 Temmuz 2012