Cüneyt Arcayürek

Gerçekler Ortaya Çıkıyor...

24 Ocak 2015 Cumartesi

12 yıllık iktidar döneminin başbakanı RTE, Gezi eylemleriyle 17 Aralık rüşvet operasyonunun darbe girişimi olduğu iddiasıyla halkı uyutarak seçimleri kazandı.
Son iddiası, rüşvet ve yolsuzluktan sanık olan gözde bakanları ile ilgili öne sürülen iddiaların hükümetini devirme girişimleri olduğunu günübirlik TV’lerden ilan ederek yerel seçimleri ve cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazandı.
TBMM’deki oylamayı irdeleyen başbakanı AD de oylama sonuçlarıyla 4 bakanın beraat kararını “darbe girişimlerinin tescil edilmesi” diye yorumladı.
Şimdi:
Başbakan ve tabii darbe iddialarının baş yapımcısı RTE’ye yıllar sonra artık yeter be diye haykırarak tepkisini dillendiren, Gezi olaylarıyla rüşvet ve yolsuzluklarını darbe girişimlerinin gerekçesi diye yutturanları Meclis’teki oylamanın haklı çıkardığını söylüyor ve halkı Meclis’teki oylamanın darbeleri kanıtladığı mavallarıyla uyutmaya çalışıyorlar.

***

Ve lakin mademki toplumu sarsan olaylar darbe girişimlerini tescil etti.
Ne derlerse yapmaya amade savcılara herhalde artık darbe davası açacak iddianame hazırlamalarını emretmiş olmalılar.
Oysa darbelerin kanıtlarıyla yargı önüne çıkması için herhangi ufak bir hazırlığın emareleri de yok ortalıkta.
Şimdi Başbakan AD’nin 4 bakanı Yüce Divan’da yargılanmayı istemeleri için ikna etmeye çalıştığını içeren haberleri yine başka içerikte medyaya sızdırıyorlar.
Başbakan ve parti genel başkanı AD’nin 4 bakanı Yüce Divan konusunda ikna etmeye çalıştığı uzun toplantıda isim verilmiyor ama 4 bakandan birinin “Yüce Divan’a gideriz ama partinin her şeyi ortaya saçılır” diye tehdit kokan sözlerini AD’nin “saçılırsa saçılsın” diye yanıtladığı, dün bir gazetede iç sayfada manşetteydi.
Bu haber AD’yi kamuoyu önünde aklıyor ama; 4 bakanın aralarında seçtikleri temsilci Zafer Çağlayan Saray’a gidip cumhurbaşkanı ile görüştükten sonra AKP’nin 9 üyesinin bulunduğu komisyon karar değiştiriyor.
Çağlayan’ın RTE’ye de AD’ye de söyledikleri tonda, hatta “Yüce Divan’a gideriz ama oğlunuz Bilal’i de birlikte sürükleriz” diye gözdağı verdiği yazılmış, o günden bugüne yalanlanmamıştı.
Bu son haberlerle komisyon çoğunluğunun, Çağlayan’ın Bilal’i de devreye sokacaklarını söylemesinden sonra kararı bir hafta neden geciktirdiğinin nedeni de ortaya çıkıyor.
RTE, oğlu Bilal’le üstelik rüşvet operasyonunun başladığı günün sabahı erken saatler-den akşamüzerlerine kadar “evdeki milyonlarca dolar veya Avro’yu şuna buna dağıt” diye verdiği talimatlarla rüşvete bulaşmış olmanın kanıtı telefon görüşmelerinin ve diğer kim bilir hangi kanıtların ortaya saçılmasından kaygılanıyor olmalı ki...
...komisyonu etkileyerek 4 bakanı aklayan kararın çıkmasını sağladı.

***

Başbakan darbelerin son Meclis oylamasıyla tescil edildiğini söylediğine göre...
...darbe girişimlerini kim tezgâhladı ise müthiş bir organizasyonla 4 bakanın, 700 bin liralık saatlerle, ayakkabı kutularında, çikolata tepsileri içinde gönderdiği milyonlarca dolarla, armağanlarla darbelerin kanıtı olmalarını sağlamış.

***

Beştepe’deki Saray’ın sakini, AKP çoğunluğunun, hükümetin ne derse yapmasına alıştı ya; soruşturma komisyonunun 4 bakanı aklayan kararı almasını sağlayarak tartışmalara yol açtığı bir sırada yayımlanan bir haber çok dikkat çekiciydi.
Bay RTE, emrine karşı çıkılmasına alışamadı elbette. Aylardır Merkez Bankası’na faizleri indir deyip duruyor.
Son olarak aynı dayatmacı tavrını TV’lerden ilan etti ve ama...
...gazete manşetine göre Merkez, siyasetçilere (RTE’ye) aldırmadı.
Politika faizi diye ilan ettiği oranı yarım puan, 8.25’ten 7.75 düzeyine indirdi.
RTE’nin dediğim olacak diyen emredici tavrı böylece ilk defa özel ve özelliği olan bir kurum tarafından adeta alay edercesine bir üslupla yerine getirilmiyor.
Ekonomiye etkileri bir yana:
RTE’ye dik duran, tabii görmeye alışmadığımız bu karşı davranış; korku imparatorluğunda ancak sessiz alkışlarla karşılanabiliyor, desteklenebiliyor!..
Bir de dünya âlem; Türkiye demokrasiye yan çiziyor, hızla oligarşiye kayıyor, diyor.
Sor imdi Saray’a; işte Türkiye’de, dünyada misli görülmeyen özgürlükçü demokrasinin yaşandığını göstermek için intikam alacağı günü beklediği Merkez Bankası’nı ve son kararını örnek gösterebilir.
Bu, şu demektir:
Tepedeki adamdan gerçek anlamıyla demokrasiyi uygulamak dışında her şey beklenir!


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Viraj ustası 10 Mayıs 2015
Ya sen nesin? 9 Mayıs 2015
Anlamaz 8 Mayıs 2015
Haydi başka kapıya 7 Mayıs 2015
Vehim 6 Mayıs 2015