Türkiye’ye anahtar deliğinden bir bakış
Deniz Ülkütekin
Son Köşe Yazıları

Türkiye’ye anahtar deliğinden bir bakış

01.02.2024 17:26
Güncellenme:
Takip Et:

Türk halkının dizilere gereğinden fazla önem verdiği söyleniyor. Haklı bir eleştiri olabilir. Özellikle ana akım medyada yayımlanan dizilerdeki karakterlerin olumsuz davranışlarının çocuk ve gençlere kötü örnek olduğu sık sık dillendiriliyor. İlgi çekici bir tartışma: yaşamı karakterlerine yansıtırken gerçeklikten kaçınmamak mı, sosyal sorumlulukları gözeterek anlatıyı oluşturmak mı? Karar sizin.

Ancak dizilere verdiğimiz öneme dikkat ederken bu kurgu mecralarının gerçekler hakkında verdiği önemli verileri de göz ardı etmemek gerekir.

Örneğin, cuma akşamlarının en çok izlenen iki dizisi “Kızılcık Şerbeti” ve “Yalı Çapkını”nın izlenme verileri arasındaki farklar bize bazı sosyal gerçekler hakkında bilgi verebilir.

Gazeteci Birsen Altuntaş, kendi internet sitesinde yaptığı bir haberde şu izlenme bilgilerine yer verdi:

Seküler bir öğretmenin kızının, zengin ve muhafazakar bir ailenin oğlundan hamile kalıp evlenmesinin ardından iki farklı uçtaki ailenin çatışmasını konu alan “Kızılcık Şerbeti”nin son bölümü (26 Ocak) İzmir’de 14.96, Ege Bölgesi’nde 12.92, İstanbul 10.51, Marmara Bölgesi’nde 10.37, Ankara’da 8.46, İç Anadolu’da 8.35 Karadeniz Bölgesi’nde 7.23, Akdeniz Bölgesi’nde 6.48 ve Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde 5.95 reytinge ulaştı.

Antepli bir ailenin kızının İstanbul’da yalıda yaşayan aileye gelin gitmesini konu alan “Yalı Çapkını” ise Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da 10.69, Akdeniz Bölgesi’nde 9.82, İstanbul’da 7.37, İç Anadolu’da 7.2, Marmara Bölgesi’nde 7.15, Karadeniz Bölgesi’nde 6.41, Ankara’da 6.21, Ege Bölgesi’ne 5.41, İzmir’de 5.29 reytinge ulaştı.

Bu habere sosyal medyada en sıklıkla yapılan yorum, “Tam tersi olması gerekmez mi?” şeklindeydi. Gerçekten tam tersi olması gerekmez mi?

Türkiye’deki laik kesim için bir yalıda yaşanan entrikaları izlemek muhafazakar bir ailenin “hiç alışık olunmayan” adetlerine tanık olmaktan daha “izlenebilir” olmaz mı? Veya muhafazakâr kesimler için de kendileri gibi değerleri olan bir aileyi izlemek daha “çekici” değil mi?

Görünüşe göre hayır. Aslında insanlar televizyon izleyicisi davranış biçimi olarak kapı deliğinden, görmelerinin “yasak” olduğu şeyi izlemeye çalışmayı seviyorlar. Bir zamanlar resimlerin, estetik değerlerinden çok değindikleri konu ve üretildikleri çağa ilişkin belge olma nitelikleriyle değerli olmaları gibi…

Televizyon artık evimizin bir köşesinde, dünyayı gözetleyebildiğimiz küçük karanlık kutunun çok ötesinde bir araç gibi görünse de bizim izleme alışkanlıklarımız pek değişmiyor. Nitekim kurgusal yapımların halen belge olma niteliğini koruyabiliyor olması da belgesel türünün işlevsizliğinden değil. Kurgusal dramanın “gerçeği” gerçeğin kendisinden çok daha izlenebilir kılmasıyla ilgili.

Kapı aralığından, anahtar deliğinden baktığımız dünyalar aslında ulaşamadığımız arzularımızı, geri gelmeyecek kayıplarımızı da işaret eder. Bizde olmayanı, kaybettiğimizi asla elde edemeyeceğimizi görme, biraz olsun yaşar gibi hissetme isteğimizi yansıtır.

Peki sizce düzenli izlediğimiz yapımlar hangi isteklerimizi yansıtıyor ve biz neden bu isteklerimizi dizilerde bulmaya çalışıyoruz?

Yazarın Son Yazıları

Görünürlük paradoksu

Görünürlük paradoksu

Devamını Oku
27.12.2025
Öfke Yemi

Oxford Sözlüğü tarafından yılın sözcüğü seçilen kavram, sırf dilsel bir yaklaşım değil, aynı zamanda dijital çağa yönelik önemli bir teşhistir.

Devamını Oku
06.12.2025
Pandeminin mirası bir sessiz salgın: Gooning

Pandeminin ardından yalnızlık yeni bir biçime büründü. Ekranların ritmiyle biçimlenen çağda “gooning”, sırf bir cinsel pratik değil, dijital odak ekonomisinin bir yansıması.

Devamını Oku
08.11.2025
Zamanın parçalanmış belleği

Zaman artık yalnızca ölçülebilir bir akış değil belleği, siyaseti ve ekonomiyi biçimlendiren bir iktidar aracı

Devamını Oku
25.10.2025
Samimiyet çağında samimiyetsizlik

Samimiyet, insanlık tarihi boyunca güven ve içtenliğin karaktere yansımış bir göstergesi olarak tanımlanırdı.

Devamını Oku
05.10.2025
Diziler, şarkılar, davalar: Kimin sahnesi?

Diziler, şarkılar, davalar: Kimin sahnesi?

Devamını Oku
21.09.2025
Gündem zehirlenmesi

Artık “Yine ne oldu?” hissiyle uyanmak, politikleşmiş bir yorgunluğa dönüştü.

Devamını Oku
17.08.2025
Kamusal şizofreni

Söylenemeyenlerin çoğaldığı, herkesin birden fazla benlik taşıdığı bir çağda yaşıyoruz. “Kamusal şizofreni” artık siyasetçilerin değil hepimizin hastalığı.

Devamını Oku
26.07.2025
Makbul queer

Makbul queer

Devamını Oku
12.07.2025
Düşünüyorum, öyleyse susayım!

Düşünce artık içerikten çok niyetiyle, sahibinden çok kökeniyle yargılanıyor. Bu sessizlik çağında en büyük özgürlük, hâlâ düşünebiliyor olmak.

Devamını Oku
28.06.2025
1000 > 100 bin

İnfluencer dünyasında artık takipçileriyle derin bağlar kuran içerik üreticileri yani mikro etkileyiciler yüz binlere ulaşan hesaplara göre markaların çok daha fazla ilgisini çekiyor.

Devamını Oku
16.06.2025
Gülerken kızmak: Türkiye’de ofansif mizahın sınırları

Gülerken kızmak: Türkiye’de ofansif mizahın sınırları

Devamını Oku
25.05.2025
Kodlarda gizli erkek bakışı

Kodlarda gizli erkek bakışı

Devamını Oku
10.05.2025
Ne diyorsunuz? Anlamıyorum!

Ne diyorsunuz? Anlamıyorum!

Devamını Oku
03.05.2025
Elveda özgür Avrupa

Elveda özgür Avrupa

Devamını Oku
20.04.2025
Gerçeğin yokluğu

Gerçeğin yokluğu

Devamını Oku
12.04.2025
Umudu yaratanlar

Umudu yaratanlar

Devamını Oku
28.03.2025
Aklın çölleşmesi

Aklın çölleşmesi

Devamını Oku
15.03.2025
Korku ve ecel

Korku ve ecel

Devamını Oku
01.03.2025
Kendini gerçekleştiren kehânet ve Antigone

Kendini gerçekleştiren kehânet ve Antigone

Devamını Oku
23.02.2025
'Yapay zekâ kullanıyorum'

'Yapay zekâ kullanıyorum'

Devamını Oku
08.02.2025
Dünyanın en büyük sorunu (şimdilik)

Dünyanın en büyük sorunu (şimdilik)

Devamını Oku
01.02.2025
İhmalkâr

Bolu’da 78 yurttaşımızı yitirmemizle sonuçlanan otel yangınından beri sık duyduğumuz ve sürekli zihnimde tekrar eden kelime: İhmalkârlık.

Devamını Oku
25.01.2025
Ucubelerin sanatı

Ucubelerin sanatı

Devamını Oku
18.01.2025
Kaliforniya’da suyun başını tutanlar

Kaliforniya’da suyun başını tutanlar

Devamını Oku
10.01.2025
Genel izleyicinin tragedyası

Genel izleyicinin tragedyası

Devamını Oku
02.01.2025
Düş adacıkları

Düş adacıkları

Devamını Oku
30.11.2024
Tepkisiz toplum etkisiz siyaset

Tepkisiz toplum etkisiz siyaset

Devamını Oku
23.11.2024
Tekinsizliğe karışan deli

Birkaç farklı yerde, farklı tonlarda ve farklı cümlelerle bilgi sahibi olduğum bir anektod:

Devamını Oku
17.11.2024
Çaresizliğin zorbalığı

Çaresizliğin zorbalığı

Devamını Oku
08.11.2024
3F’den tek F’ye

3F’den tek F’ye

Devamını Oku
26.10.2024
4K netliğinde bir çaresizlik

4K netliğinde bir çaresizlik

Devamını Oku
05.10.2024
Hibrit kimlik ve sanal töreler

Hibrit kimlik ve sanal töreler

Devamını Oku
29.09.2024
Beyaz yakalı çobanlar

Beyaz yakalı çobanlar

Devamını Oku
22.09.2024
Gölgesinden korkan ülke

Gölgesinden korkan ülke

Devamını Oku
07.09.2024
Hangi geçmiş?

Hangi geçmiş?

Devamını Oku
17.08.2024
X etkisi ve cinsiyet politikası

X etkisi ve cinsiyet politikası

Devamını Oku
10.08.2024
Instagram’daki taşralı hayaleti

Instagram’daki taşralı hayaleti

Devamını Oku
03.08.2024
İdeoloji, adi suçlar ve pozitif ayrımcılık

İdeoloji, adi suçlar ve pozitif ayrımcılık

Devamını Oku
26.07.2024
İç ve dış düşmanlar, gölgeler

İç ve dış düşmanlar, gölgeler

Devamını Oku
19.07.2024