Yeni bir ‘Muzika-i Hümayun’ tarihi

27 Ocak 2021 Çarşamba

Andante müzik dergisinin kurucusu ve başyazarı Serhan Bali, “200 Yıllık Miras: Muzika-i Hümayun’dan Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’na” başlığı taşıyan yeni bir kitap hazırlamış. Bugünkü Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın Osmanlı zamanındaki kuruluşu, yabancıların da bulunduğu ilk üyeleri, tarih içindeki Türk ve yabancı şefleri, başkemancıları, sonra zaman içinde değişen yeni üyeleri, gelişen eser dağarcığı ve bütün bunların yanı sıra sosyolojik açıdan Türkiye’nin toplumsal yaşamındaki önemli yeri anlatılıyor. Kitabın alımlı grafik çalışması da ona kolay okunur bir nitelik kazandırıyor.

Bu çalışma, Eylül 2020’de Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından basılmış, dolayısıyla 2020’de inşaatı biten yeni CSO salonu da bu belgenin içinde yer almış. Büyük boy, çok özenli bir baskı, seçkin fotoğraf ve belgeler kitaba ayrı bir tarihi değer kazandırmış. Kitabın önemli özelliklerinden birisi, verdiği bilgilerin kaynaklara dayalı olması. Her sayfanın altında yer alan dipnotlar içinde, bu konuda Türkiye’de Cumhuriyetten bu yana yazılmış kitaplara, dergilere ve makalelere göndermeler yapılıyor.

Müzik kitaplığımızda CSO tarihiyle ilgili daha önce de yayımlanmış kitaplar var: Ancan Özasker’in Boyut Yayınevi tarafından 1997’de basılmış, “Muzika-i Hümayun’dan Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’na” başlıklı kitabı; Erdoğan Okyay’ın, Sevda Cenap And Vakfı tarafından 2009’da basılmış, “Atatürk Devrimlerinin Simgesi Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’na Armağan” başlıklı kitabı; Ersin Antep’in 2017’de Elma Yayınevi tarafından basılmış “Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası-Çoksesliliğin Belgesel Tarihi” başlıklı kitabı gibi.

Doğal ki orkestralar toplumdaki kültür düzeyinin bir yansımasıdır. Onlar da küçük çalgı grupları halinde doğmuş, küçük kadrolu oda orkestrası olarak gelişmiş, sonunda yüz kişiyi aşkın senfonileri oluşturmuşlardır. Örneğin Gustav Mahler’in 8 numaralı “Binler Senfonisi” içindeki sekiz solist, çocuklar korosu, büyük bir karışık koro, genişletilmiş senfoni orkestrası, ayrıca sahne arkasında yer alan küçük bir oda orkestrası ile tam bin kişiyi gerektirir.

Orkestraların tarihi, orkestra şeflerinin de tarihidir. Bali’nin kitabında yer alan eski konser programları müzik meraklıları için bulunmaz bir hazine. Nice IDSO veya CSO müdavimi kitaplığından eski konser programlarını bir türlü atamamıştır. Bu kitapta Muzika-i Hümayun’un tarihi kadar Türk müziğindeki çoksesli dokunun filizlenmesine ve “Türk Beşleri”nin doğuşuna da değinilmiş.

Bu bilgilerin arasına da okur için albenisi olan ara başlıklar konmuş: Örneğin Giuseppe Donizetti paşa ile yapılan kontratta, Muzika-i Hümayun’da okumaya hak kazanmış genç müzikçiler için şefin, “Eti senin kemiği benim”, “Dayak cennetten çıkmadır” gibi şiddet içeren eğitim yöntemlerini benimsemekte özgür olduğu yazılıymış.

Kitabın arka kapağından tanıtıcı bir alıntı yapalım:

Riyaset-i Cumhur Filarmoni Orkestrası ve daha sonraki ismiyle Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, ‘halkın orkestrası’ kimliği ve işlevini, 20. yüzyıl boyunca Anadolu şehirlerine yaptığı turnelerle perçinlemiş ve bu sanat dalını memleketimizin en ücra köşelerine kadar taşıyarak, hiç sönmeyen bir ‘sanat meşalesi’ görevi görmüştür”.

Kitaptaki araştırmacılık bir yana, samimi, zorlanmamış dili ve yumuşak Türkçesi de övgüye değer.

Şimdi, bu denli övgüyle söz ettiğim kitabın piyasada satılmadığını söylersem okurlarımı kızdırmam, umarım. En kısa zamanda herkesin ulaşabileceği bir satış fiyatıyla, bütün kitapçıların vitrininde yer almasını diliyorum.


Yazarın Son Yazıları

Şita (kış) esinleri 24 Şubat 2021
Ayla ve yaşama coşkusu 17 Şubat 2021
Yeni yıllar eskirken 30 Aralık 2020
Kayıtlardaki emekler 23 Aralık 2020
Kadife sesler 16 Aralık 2020
Başkentte müzik zirvesi 2 Aralık 2020