Embedded Gazeteciliğin Altın Çağı

Embedded Gazeteciliğin Altın Çağı

06.06.2016 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Embedded gazetecilik körfez savaşı, daha sonra Irak’ın işgali yıllarında girdi medya literatürüne. Amerikan askeri birlikleriyle birlikte hareket eden, savaşı onların gözüyle gören, yazan, tıpkı bir asker gibi emirlere uyan, sözleşme imzalayan gazeteci için kullanılıyordu. Türkçe bir karşılık bulmak zor; “iliştirilmiş” diyebiliriz. Tanımı savaş gazeteciliği alanı ile sınırlamamak, geniş açıdan bakmak, kapsamını genişletmek siyaset-gazeteci ilişkisinden yola çıkmak belki daha doğru olacaktır.
Türkiye’de gazetecilerin iktidarlarla, siyasetçilerle ilişkisini en baştan sorgulamak gerekiyor aslında. Çoğu zaman bir kimlik olarak bile tanınmayan Sarı Basın Kartı’nı Başbakanlık’a bağlı Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü veriyor. Son değişikliklerle bu tümüyle genel müdürlüğün yetki alanına girdi. Pek bir işe yaramıyor; yalnızca henüz bu karta sahip olmayan gazetecilerin, ki bir dizi koşulu var bunun, devlet tarafından gazeteci sayılmamasının kanıtı oluyor.
İkincisi devlet memurlarını vize zorunluluğundan kurtaran “hizmet pasaportu” “kolaylığı”nın gazetecilere de sağlanmış olmasıdır. Bir dış ülkede gazeteci olduğunuzu söylediğinizde ve “hizmet pasaportu”nuzu uzattığınızda hafif bir gülümseme ile karşılaşmanız mümkün.
Bir de resmi toplantılara alınmanızı sağlayan akreditasyon kurumu var. Resmi makamlar, gazeteci için vazgeçilmez haber kaynağı olan yetkililer, akreditasyon kurumunu embedded gazeteciliğin bir ön adımı olarak kullanmak istiyorlar. Kimi zaman gazeteyi ya da gazeteciyi akredite etmeyerek, kimi zaman da akredite gazetecilerle “iyi ilişkiler” kurmayı deneyerek yapıyorlar bunu. Temel görevi soru sormak olan gazeteci bir süre sonra soru soramayacağını öğreniyor; soruların “yandaşlara” dağıtıldığını görüyor, sessiz kalmayı tercih eder hale geliyor. Kazara sormayı başardığında ikinci toplantıya alınıp alınmayacağını bilemiyor. Resmi kurumların, bakanlıkların basın sözcüleri, danışmanları, müşavirleri ise bu konuda neredeyse kral gibidirler. Örneğin resmi bir geziye çağrılmışsanız; tek bir soru sormayı başaramadan, oradan oraya sürüklenerek adeta konu mankenliği yaparak geziyi tamamlayabilirsiniz.
Günümüzde embedded gazetecilik en çok siyaset-gazeteci ilişkisinde hayat buluyor demiştik. Doğu’da, Güneydoğu’da işler hepten farklıdır. Olağanüstü koşullar yaşayan bölgede özgürce haber yapmak isteyenlere değil, embedded gazetecilere rağbet büyüktür. Orada gazetecilik yapacaksanız, gözaltına alınmayı, tutuklanmayı, ses alma cihazınızın ya da fotoğraf makinenizin elinizden alınmasını doğal karşılamanız gerekiyor. Ama daha rahat koşullarda “gazetecilik” yapanlar da var kuşkusuz. Onlar İstanbul’dan, Ankara’dan yola çıkıyor, miğfer takarak, tank içine girerek “çekimlerini” yapıyor ve hemen İstanbul’a, Ankara’ya, “ana üslerine” dönüyorlar. Oralarda olup bitenlerle ilgili, ne olup bittiği ile ilgili nesnel bilgi aktarmak gibi bir dertleri yoktur. Resmi makamların verdiği bilgilerle yetiniyor, öteki kaynakların verdiği bilgileri merak etmiyor, en önemlisi de kendi gözlemlerini yazmayı düşünmüyorlar. Ama muhabirleri hemen embedded olarak adlandırmak doğru olmaz. Asıl embedded muhabirlerin çalıştıkları gazete ve TV kanallarıdır. Kimi zaman yandaşlıkta gazeteleriyle yarışan muhabirler de var kuşkusuz. En son örneklerinden birisi Alman ZDF kanalı yetkililerini “yerin dibine batırmak” “göreviyle” harekete geçen, sonra başka özellikleri olduğu ortaya çıkan kişiydi. Bugünlerde yine görev başında olmaları mümkündür. Ama bu türden olanlar embedded diye anılmayı bile hak etmezler. Onun bile bir raconu var!
Kısacası embedded gazetecilik Türkiye’de altın çağını yaşıyor. O nedenle de gerçek muhabirlik, gerçek gazetecilik altın değerindedir. Bu gelecekte gazetecilik tarihini yazacak olanların da dikkatinden kaçmayacaktır.

Fransa’daki direnişi görmediniz
Cumhuriyet gazetesi Fransa’daki hemen hemen her sektörü kapsayan, başta Paris, önde gelen şehirleri ayağa kaldıran direnişe yeterli ilgiyi göstermedi. Grev yapmayan işçi kalmadı neredeyse. Bir gün L’Hümanite dışında hiçbir gazete yayımlanamadı. Direnişi örgütleyenler bu kapsamlı eylemin Fransa’da çok şey değiştirdiğini söylediler. Sendika liderleri uzun uzun açıklamalar yaptılar. Hiçbiri Cumhuriyet’te yer almadı. Cumhuriyet’e yakışmadı... Nüzhet Demirasan

Kelimeleri olmadık yerden bölmeseniz
İnternet sitenizde çok sık kelimeleri yanlış yerden bölüyorsunuz. Nedenini sorduğumda teknik zorunluluklardan kaynaklandığını söylediler. Bu doğru olamaz. Bu teknik zorunluluk yalnız sizin sitenize özgü bir zorunluluk mu? Lütfen bu çirkin görüntüye bir son verin. Yüksel Derbent

Düzeltmek zor olmamalı
http://www.cumhuriyet.com. tr/haber/turkiye/544613/Eniagaoglu_ suc_duyurusunda_bulundu__ Diplomasi_sahte__Cumhurbaskanligi_ iptal_edilsin.html Haber başlığında soyadım yanlış yazılmış. Düzeltme yapılması talebiyle, İyi dileklerle... Ömer Faruk Eminağaoğlu

İhsan Eliaçık’ın programı
Merhaba, her cuma 21.00’de KRT TV’de İhsan Eliaçık’ın “Bana Dinden Bahset” programı yayımlanıyor. Özgürlükçü, demokrat, sıradışı görüşleri olan ilahiyatçı İhsan Hoca’nın programının Cumhuriyet okurlarına tanıtılmasını özellikle rica ediyorum. Naci Turay    

Yazarın Son Yazıları

Sondan Bir Önceki

Sondan Bir Önceki

Devamını Oku
07.09.2018
İdeolojinin Ekonomiyle Dansı

İdeolojinin Ekonomiyle Dansı

Devamını Oku
05.09.2018
Gazetelere Döviz Darbesi

Gazetelere Döviz Darbesi

Devamını Oku
03.09.2018
Dişleri Sökülmüş Eleştiri

Dişleri Sökülmüş Eleştiri

Devamını Oku
02.09.2018
Hava Tükenmeden

Hava Tükenmeden

Devamını Oku
31.08.2018
Burjuvazi Mon Amour!

Burjuvazi Mon Amour!

Devamını Oku
29.08.2018
Haftanın Dökümü

Haftanın Dökümü

Devamını Oku
27.08.2018
Hep Biz mi Ödeyeceğiz?

Hep Biz mi Ödeyeceğiz?

Devamını Oku
26.08.2018
Unutma Yarın Cumartesi

Unutma Yarın Cumartesi

Devamını Oku
24.08.2018
Geleceği Kurtarmak (22.08.2018)

Geleceği Kurtarmak

Devamını Oku
22.08.2018
Büyük Sorunumuz: İşsizlik

Büyük Sorunumuz: İşsizlik

Devamını Oku
20.08.2018
Umutsuzluğun Düşmanı Samir Amin

Umutsuzluğun Düşmanı Samir Amin

Devamını Oku
19.08.2018
Gazetecilik ölüyor mu?

Gazetecilik ölüyor mu?

Devamını Oku
17.08.2018
Kim Kriz İster?

Kim Kriz İster?

Devamını Oku
15.08.2018
Gazeteciliğin Tanımı Değişmedi, Değişmeyecek

Gazeteciliğin Tanımı Değişmedi, Değişmeyecek

Devamını Oku
13.08.2018
Krizin İki Cephesi

Krizin İki Cephesi

Devamını Oku
12.08.2018
Zamanıdır Yeni Bir Aşkın

Zamanıdır Yeni Bir Aşkın

Devamını Oku
10.08.2018
Kriz İçinde Kriz

Kriz İçinde Kriz

Devamını Oku
08.08.2018
Gazetecinin İşi

Gazetecinin İşi

Devamını Oku
06.08.2018
Katı Olan Her Şey...

Katı Olan Her Şey...

Devamını Oku
05.08.2018
Necdet Bulut Olsa Ne Derdi?

Necdet Bulut Olsa Ne Derdi?

Devamını Oku
03.08.2018
Quo Vadis Kardeşler?

Quo Vadis Kardeşler?

Devamını Oku
01.08.2018
Hayvan Haklarına Ne Oldu?

Hayvan Haklarına Ne Oldu?

Devamını Oku
30.07.2018
Ben Gelmem!

Ben Gelmem!

Devamını Oku
29.07.2018
‘Dönülmez Akşamın Ufkundayız...’

‘Dönülmez Akşamın Ufkundayız...’

Devamını Oku
27.07.2018
Platon’un Devlet’ini Okurken

Platon’un Devlet’ini Okurken

Devamını Oku
25.07.2018
Otoriter ‘Demokrasinin’ HALLERİ

Otoriter ‘Demokrasinin’ HALLERİ

Devamını Oku
23.07.2018
Uçardık Gökyüzüne Doğru

Uçardık Gökyüzüne Doğru

Devamını Oku
22.07.2018
Açıkları Kim Kapatacak ya da Meclis’in İşlevi

Açıkları Kim Kapatacak ya da Meclis’in İşlevi

Devamını Oku
20.07.2018
Rejim Değişti Devlet Dönüşüyor

Rejim Değişti Devlet Dönüşüyor

Devamını Oku
18.07.2018
OHAL Gidiyor mu? AİHS 15. Madde Kısıtları Kalkıyor

OHAL Gidiyor mu? AİHS 15. Madde Kısıtları Kalkıyor

Devamını Oku
16.07.2018
Muhafazakârlık

Muhafazakârlık

Devamını Oku
15.07.2018
Benzetmeler Topaldır, Bu Ölü...

Benzetmeler Topaldır, Bu Ölü...

Devamını Oku
13.07.2018
Ne Oldu, Ne Olacak?

Ne Oldu, Ne Olacak?

Devamını Oku
11.07.2018
Medyanın Zor Günleri

Medyanın Zor Günleri

Devamını Oku
09.07.2018
Kana Rengini Veren Nedir?

Kana Rengini Veren Nedir?

Devamını Oku
08.07.2018
Bir Başka Açıdan

Bir Başka Açıdan

Devamını Oku
06.07.2018
Daron Acemoğlu Ne Diyor?

Daron Acemoğlu Ne Diyor?

Devamını Oku
04.07.2018
‘Gazetecilik Suç Değildir’ ve Gazetecinin Suçları

‘Gazetecilik Suç Değildir’ ve Gazetecinin Suçları

Devamını Oku
02.07.2018
‘Dur Bakalım Ne Olacak?’ (01.07.2018)

‘Dur Bakalım Ne Olacak?’

Devamını Oku
01.07.2018