Hikmet Altınkaynak

23 Nisan çocuğu olsaydım...

23 Nisan 2020 Perşembe

Bugün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı. Hepimize kutlu olsun!

Mademki bu değerli gün geleceğin yöneticisi çocuklara söz hakkı, yönetme hakkı veriyor, 23 Nisan çocuğu olsaydım, ben de bu haktan yararlanıp Milli Eğitim Bakanı olarak derdim ki:

Önce...

Koronavirüs salgınıyla etkin savaşım için Sağlık Bakanlığı’nın belirlediği kişisel ve toplumsal sağlık kurallarına yüzde yüz uyulmalı, zorunlu olmadıkça evden dışarı çıkılmamalıdır!

Bugün...

Evde, balkonda, okulda ve meydanlarda fiziksel uzaklık (sosyal mesafe) kuralına bağlı kalarak, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız en güvenli, en coşkulu biçimde kutlanmalı, bu süreçte her balkon, her pencere bayraklarla süslenmeli, saat 21.00’de İstiklal Marşımız coşkuyla okunmalıdır.

İl ve ilçe yönetimlerinin kent bandosu, marşlar çalmalıdır.

Bu özel koşullar elbette bir gün geçecek, ülkemiz ve dünyamız sağlıklı günlerine kavuşacaktır.

Bu günler geçene kadar MEB (Milli Eğitim Bakanlığı) uzaktan eğitimle de görevini yerine getirecektir.

Atatürk ilke ve devrimlerinden asla ödün verilmeyecektir. Ulusal egemenliğin ikinci 100 yılında Atatürk Devrimleri daha sağlam olacaktır.

Sizler evinizde televizyon ya da bilgisayar başında derslerinizi rahatça izleyebileceksiniz.

Zorunlu öğrenim çağındaki çocuklar için internet ücretsiz olacaktır.

Virüs salgını bitip okullar açılınca, uygulanmasını istediğim kararlar da şunlar olacaktır:

Atanamayan öğretmenler atanacaktır. Hiçbir öğretmen öğrencisiz, işsiz kalmayacaktır.

Okullar için yine yaz - kış saati uygulanacaktır. Kalıcı duruma getirilecekse de güneş doğmadan yollara çıkılmayacak bir saatte dersler başlayacaktır.

Okullarda hastalık yayan, yiyecek - içecek satan okul büfeleri, kantinler kapatılacaktır.

Talim ve Terbiye Kurulu’nun varsa, eğitimle bilimle ilgisi olmayan üyelerinin görevine son verilecek, bunların yerine liyakatli atamalar yapılacaktır.

Müfredat programları gözden geçirilecek, ders kitapları yeniden yazılacaktır. Her ders için ders kitapları komisyonu oluşturulacak, ders kitabı yazma yarışması açılacaktır.

Ders kitaplarında çağdaş şair ve yazarların yapıtlarına modern sanat ve edebiyatın konularına yer verilecektir.

Parasız, zorunlu eğitime çok önem verilecektir.

Kesintisiz 8 yıllık temel eğitimi 4 yıla indiren, kız çocuklarının, yoksul çocukların, köy çocuklarının ve engelli çocukların üst öğrenimini sürdürme olanağını ortadan kaldıran, kısaca 4+4+4 biçimindeki uygulamaya son verilecektir. Bunun yerine 1+8+4 modelinin uygulanmasına geçilecektir.

İkili eğitime son verilecektir.

Köy Enstitüleri günümüz koşullarına uygun olarak yeniden açılacaktır.

Eğitimde her kademede spora, sağlığa, sanata, üretkenliğe, yeteneğe önem verilecektir. Bunlar birer ders olarak da programlarda yer alacaktır.

Örneğin her kademede sağlık bilinci dersi olacak, kişisel ve toplumsal sağlığın önemi her yaştaki çocuğa kavratılacaktır.

İlkokuldan başlayarak felsefe ve fen bilimleri derslerine ağırlık verilecektir. Çünkü çocuklar her şeyi sorgulamalıdır.

Öğrenciler her sabah derslere başlamadan önce okul bahçesinde toplanacak, 15 dakika topluca kültür fizik hareketleri yapacaklar. Dersliklere girince de yarım saat gazete - kitap okuyup eğitim-bilim haberlerini, sanat edebiyat yapıtlarını irdeleyecek, yorumlayacaklar. Böylece sağlığa, okumaya, düşünmeye, yorumlamaya önem verilecektir.

Konu çocuklar ve eğitim olunca, onların çok iyi yetişmesi, cemaat, vakıf, okul ve yurtlarında yok olmamaları, toplumlarına yabancılaşmamaları, ülkeye zararlı duruma gelmemeleri için, MEB’in çok güçlü olması gerekir. Bunun için de MEB, tüm eleştirileri dikkate almalı, bu eleştirilerden yararlanmalıdır.

Çünkü ulusal egemenlik bunu gerektirir, çünkü 23 Nisan hepimizin bayramıdır. Bu bayramı Mustafa Kemal Atatürk, geleceğin güvencesi olarak çocukları gördüğü için çocuklara armağan etti. Türkiye’nin geleceğini oluşturacak olan çocuklar ne denli güçlü yetişirse, geleceğimiz o denli sağlam olur. Onları güçlü bir biçimde yetiştirmekse, herkesin görevidir.

Eskiden egemen olan padişahtı, tek kişiydi, şimdi egemen olan ulus, yani millet, yani halktır.

Onun için demokrasi çok önemlidir, eleştiri çok önemlidir.

Demokrasi, eğitim gibi evde başlar, okulda devam eder.

Sözün özü olarak MEB’in tüm çocukları bilimin, aklın ışığında yetiştirmesini istemek yasal, anayasal olarak herkesin hakkıdır, görevidir.

Evet, bir günlüğüne bile 23 Nisan çocuğu olsam, bir çırpıda bunları yapardım... Bunlar yapılmadan 23 Nisan’ın tadı tuzu olmaz. Nice sağlıklı, mutlu bayramlara...


Yazarın Son Yazıları

Korona sözlüğü 28 Mayıs 2020
Korona yalnızlığı! 14 Mayıs 2020
Yarın 17 Nisan... 16 Nisan 2020
Evde tek başına! 2 Nisan 2020
Korona öyküleri… 19 Mart 2020
İmza günü şenliği 27 Şubat 2020