Hikmet Çetinkaya

Yaşamları Altüst Oldu...

07 Ekim 2011 Cuma
\n\n\n

Parlak günlerin mavi tortusu geri geldi. Ege ve Akdenizde pastırma yazı yaşanıyor...

\n

Paslı damgası vuran tatsız rüzgârlar... Pencere camlarına dokunan kelebekler.

\n

Mavilere kuşanmış, ılık bir sonbahar sabahı...

\n

Yaşadıklarım bir zaman tünelini anımsatıyordu.

\n

On yıl önce kaç yaşındaydılar?

\n

O zaman çocuktu onlar!

\n

Hüzünleri, sevinçleri, acıları, umutları vardı... Yaşamın derin sularında renk renk topaçları, bilyeleri, uçurtmaları.

\n

Umutların sert bir poyrazın esintisinde dağıldığı gecelerde, karanlığın aydınlığa ulaşmasını istiyorlardı kendi iç evrenlerinde.

\n

19 aydır tutuklu üniversite öğrencisi Berna Yılmaz ve Ferhat Tüzerin cezaevinden gönderdikleri mektubu okurken karmakarışık duygular içindeydim.

\n

Berna ve Ferhat, Beşiktaş Adliyesi 10. Ağır Ceza Mahkemesinde görülecek davaları için destek arayışındaydı...

\n

Şöyle başlıyordu Bernanın mektubu:

\n

Bu ülkede parasız eğitim istemenin bedeli yıllara varan tutsaklık oluyor. Ferhat ve ben, en başta kendi hakkımız, genelde de tüm öğrencilerin, ailelerin hakkını dile getirdiğimiz için 1.5 yıldır bedel ödüyoruz...

\n

***

\n

Mektubun girişi Türkiyede hukukun, demokrasinin, özgürlüklerin nasıl işlediğinin en çarpıcı örneğiydi.

\n

20’li yaşlarda iki üniversite öğrencisi, parasız eğitim istedikleri için 1.5 yıldır tutukluydu...

\n

Üstelik 15 yıl ağır hapis cezasıyla yargılanıyordu Berna ve Ferhat...

\n

Parasız eğitim istemenin bedeli 15 yıl, 2011 Türkiyesinde...

\n

Berna diyor ki:

\n

Anayasada var olan bir hakkı yazmak kolay, istemek suç! Ferhat ve ben bu ülkede, bu hakkı dile getirdiğimiz için suçlu sayılıyoruz. Hem de kuvvetli bir suç bizimkisi.

\n

Nedir kuvvetli suç? Yanıtı yok! Anayasada var olan ama gasp edilen bir hak vardır. Onun için ortada suç yoktur.

\n

Asgari ücretin 655 lira olduğu ülkemizde paralı eğitim yakıcı bir sorundur. Biz bunu pankart açarak gösterdik. Ferhat ve ben okuldan atıldık. Eğitimimiz engellendi.

\n

***

\n

Çağdaş Hukukçular Derneğinin raporuna göre, İstanbulda 89, Türkiye genelinde ise yaklaşık 500e yakın öğrenci tutuklu.

\n

Yazımı yazdığım saatlerde Berna ve Ferhat yargılanıyordu...

\n

Ben ise yazı masamın başına oturmuş, Türkiyenin içinden geçtiği süreci düşünüyordum...

\n

Şilide parasız eğitimisteyen gençler dört aydır alanlarda ve sokaklardaydı.

\n

Günlerce süren eylemlerde iki üniversiteli genç öldü, 900 kişi gözaltına alındı.

\n

Şilideki öğrenci eylemlerine 100 bin üniversiteli genç katılmış, polisle çatışmıştı.

\n

Öğrenci başkaldırısının simge adı kimdi Şilide?

\n

23 yaşındaki Camila Vallejo...

\n

Üniversite öğrencilerinin eylemlerine ulaşım işçileri ve kamu çalışanları da grev yaparak destek vermişti.

\n

Camila, bir süre önce Şili Milli Eğitim Bakanı Felipe Bulnesle masaya oturdu. Görüşmede ücretsiz eğitim, bursların arttırılması, eğitimin ticarileştirilmesinin önlenmesi gündeme geldi.

\n

Bakan Bulnes, Camilaya şöyle dedi:

\n

Derslere girin, bir çözüm yolu buluruz...

\n

Camila:

\n

Siz istemlerimizi yerine getirin, biz ondan sonra derslere gireriz...

\n

***

\n

Şili ve Türkiye...

\n

İki ülke birbirbirine çok benzer...

\n

Kenan Evren ve Pinochet. İkisi de darbeci. İkisi de çok can yaktı. Pinochet 11 Eylül 1973ten 11 Mart 1990a kadar Şiliyi dikta rejimi ile yönetti. 10 Aralık 2006da 91 yaşında kalp krizi geçirerek öldü.

\n

Kenan Paşa hâlâ yaşıyor. Türkiyede sivil bir yönetim var. Sorum şu:

\n

Gerçekten ülkemizde hukuk, demokrasi ve özgürlükler bir dönem faşist askeri darbelerle yönetilmiş, 90’lı yıllarda demokrasiye geçmiş Şili gibi mi?

\n

***

\n

Saat 17.00’de Beşiktaş Adliyesinden haber geldi. Berna ve Ferhat 19 ay sonra tutuksuz yargılanmak üzere salıverildi. Özgürlük 19 ay sonra geldi. Yazımı değiştirmedim çünkü benim yurdumda altüst olmuş nice yaşamlar vardı.

\n

Pek sevinemedim...

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Aşklar ve sevinçler... 9 Eylül 2018
Hoşça kal hüzün... 6 Eylül 2018
Bir garip yolcu... 4 Eylül 2018
Sevda düşleri... 2 Eylül 2018
Uçarı kaçarı... 1 Eylül 2018
30 Ağustos... 30 Ağustos 2018
Anımsayış... 19 Ağustos 2018
Kadın köle değildir... 18 Ağustos 2018
Yüreğim yangın yeri 16 Ağustos 2018
İsyan değil arzu... 12 Ağustos 2018
Utanç... 11 Ağustos 2018