Anadolu Babamızın Çiftliği Değil

01 Kasım 2011 Salı
\n

Sürek Avı Sürüyor: Dostum Ragıp Zarakolu da Gözaltında

\n

Cumartesi gecesi Türkiye Yayıncılar Birliği Yayımlama Özgürlüğü Komitesi Başkanı, Belge Yayınlarının editörü ve Evrensel gazetesi yazarı Ragıp Zarakolunu KCKye yönelik operasyon kapsamında gözaltına aldılar. 7 Ekimde oğlu 68 kuşağının iftiharı Denizi aynı davadan tutukladılar. Ragıp benim İktisat Fakültesinden okul arkadaşım ve yoldaşımdır. 12 Mart işkencehanesi, Sirkecideki Sansaryan Hanında, hemen yanı başımdan falakadan yarılmış ayaklarını sürükleyerek geçerken, sıcacık gülümsemesiyle bana güç vermişti. Hiç unutmam. Ailecek kavgacıdırlar; rahmetli eşi Ayşe, o ve elbette büyüyen çocukları hep doğrunun ve gerçeğin yayında oldular. İnatla bu ülkeyi sevmeyi sürdürdüler. Ve şimdi Ragıp gene içerde, ben bugün köşemde onun 30 Mayıs 2011de Evrensel gazetesinde çıkan yazısını yayımlamaktan onur duyuyorum:

\n

Anadolu kadar son 100 yıldır, sosyal Darwinciliğin harekât sahası haline gelmiş ve gerek insan coğrafyası gerekse doğal coğrafyası on bin yıllardır ilk kez bu kadar yıkıma uğramış ve köksüzleştirilmiş bir başka dünya parçası acaba var mıdır diye düşünüyorum bir süredir. İnsanı ve doğayı yok sayan, talan ve imha eden, böylesi bir coğrafya acaba var mıdır? Tehcir, sürgün, tenkil ve tedip yetmedi, şimdi coğrafya saldırı altında. Böylesi bir kolanizasyon ve imha, ancak 500 küsur yıl önce İspanyol konkastitorların /fatihlerin bütün bir coğrafyayı adeta kazıyarak temizlemesine benzetilebilir. Bu yaz, ailemin çevresinde kök saldığı Kelkit Vadisinden geçtim, tam bir imhaydı, devasa iş makineleri korkunç bir doğa kırımı faaliyetindeydi. Köklerimin söküldüğünü hissettim. Fetih ve yayılma bitmek bilmiyor. Dersim 1938den daha beter bir kimliksizleştirme ve imha programı ile yüz yüze. Hakkâri Dağlarının teslim olmayan halkı sudan duvarlarla kuşatılmak isteniyor. Karadenizin isyankâr sularını zapturapt altına alıp kârlarına kâr katacaklar, Karadenizi de insansızlaştıracaklar. Ya Ege uygarlıklarının suya boğulması yetmedi, Kebanınki, Harput eteklerininki yetmedi. Edessanın verimli topraklarının zehirlenmesi, sulara sellere kapılıp gitmesi yetmedi. Anadolu bu kez farklı bir istilanın tehdidi altında. Bu tehdit inşaat, madencilik, alışveriş merkezleri konsorsiyumlarının iş makineleri ile geliyor. İnsan malzemesini bir eritme potasına koyarak toptan kimliksizleştirmeyi hedefliyor. Kolonyalizm en üst evresine erişmek üzere. 10 ayrı koldan yola çıkan kervanlar, geçtikleri güzergâhlardan katılımlarla büyüyerek yürüyorlar.” “Kervanda yürüyen insanlara at, eşek, deve, köpek gibi hayvanlar da eşlik ediyor.” “Kervanlar her gün yaklaşık 20 kilometre yürüyor.Bütün bu planların harekât üssü olan Ankara, Anadolu savucularını kabul etmiyor. Vize istiyor onlardan! Sopa kırıyorlar sırtlarında. Daha 1915 yılında dürüst yöneticileri alınıp sosyal mühendislere terk edilerek binlerce yıllık çokkimlikli karakterini yitiren Ankara kenti hey gidi! Bitmek bilmez mi raporların, planların, insan olan her şeye, insana dair her şeye yabancı olanYaşar Kemallerden, İlyas Venezislerden, yeni yitirdiğimiz Esma Ocaklardan, Ahmed Ariflerden, Yorgo Andreadislerden, Kirkor Ceyhanlardan, Maria Yordanidulardan, Dido Sotiriyulardan, Mintzurilerden öğrendik bu coğrafyayı... Yitirdiğimiz o dünyanın zenginliğini ve bugünkü yoksulluğumuzu....

\n\n

Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Kıyamet neden kopmuyor? 29 Ağustos 2021