Leyla Tavşanoğlu

Türkiye savaş istemiyor

14 Eylül 2012 Cuma

“Türkiye’de İran’ın nükleer silah geliştirmesinden kaygılanan kesimi her zaman azınlıktayken bu yıl ilk kez yüzde 10’luk bir artışla yüzde 48 oranındaki bir kesim İran’ın nükleer silah programından kaygı duyduğunu belirtti. Kaygı duymayanların oranı yüzde 41. Demek ki İran’ın nükleer programından kaygılanan sadece devlet mekanizması değil. Kamuoyu da bu kaygıyı paylaştığını böylece göstermiş oldu. Bu, Ankara’nın dış politikasının Batı, bir anlamda ABD’yle yeniden hizalandırmasının kamuoyunda destek bulduğunun bir örneğidir.”

Bu ifadeler German Marshall Fund (GMF) isimli ABD düşünce kuruluşunun Ankara ofisi direktörü Özgür Ünlühisarcıklı’ya ait. Ünlühisarcıklı, GMF’nin her yıl yaptığı “Transatlantik Eğilimler” konulu raporunun sonuncusundaki en önemli bulguları anlatıyor. ABD, 13 Avrupa ülkesi, Rusya ve Türkiye kamuoyuna yönelik hazırlanan raporda, “ABD’nin dünya meselelerinde liderlik yapmasını onaylıyor musunuz?” sorusuna ise bütün Avrupa’da en düşük oranda olumlu yanıtın Türkiye’den geldiğine işaret ediyor. “Bu oran bu yıl yüzde 25. Ancak geçen yıl bu oran yüzde 16’ydı” diyor.

Peki, bu Türkiye’deki ABD aleyhtarı eğilimlerin düştüğü anlamına mı geliyor? Ünlühisarcıklı diyor ki: “Hayır. Bu o anlama gelmiyor. Çünkü ‘ABD’yle ilgili olumlu mu düşünüyorsunuz?’ sorusuna verilen yanıt ise geçen yıla göre değişmiyor. Burada önemli olan kamuoyunun müttefiklik ilişkisine bakışının olumluya doğru değişmesi.”

Raporda Suriye’ye askeri müdahale konusunda gerek ABD gerekse de Avrupa’da bütün kamuoylarının son derece olumsuz yaklaştıklarına dikkat çeken Ünlühisarcıklı Türk kamuoyunda ise yüzde 57 oranında bir kesimin bu işin tamamıyla dışında kalmayı savunduğunu, yüzde 38’lik bir kesimin ise Suriye’ye askeri bir müdahaleye Türkiye’nin katkıda bulunması gerektiğine destek verdiğinin altını çiziyor.

Ünlühisarcıklı, ancak “BM Güvenlik Konseyi’nde Rusya ve Çin’in vetolarının devam etmesi durumunda tavrınız ne olur” sorusuna Türk kamuoyunda karşı olanların oranının yüzde 63’e çıktığına, taraftar olanların oranının da yüzde 22’ye düştüğüne işaret ediyor.

Peki, bundan ne sonuç çıkar soruma Ünlühisarcıklı şu yanıtı veriyor: “Bir kere Türk kamuoyu genelde savaşa karşı. İkincisi, Suriye’ye yapılacak bir müdahaleye katılmaya kuvvetle tepki gösteriyor. Üçüncüsü de şu: Türk kamuoyu aynen Dışişleri Bakanlığı’nın olduğu gibi son derece meşruiyetçi. Çünkü BM Güvenlik Konseyi’ndeki veto hatırlatıldığı zaman en güçlü reaksiyonu veren Türkiye. Öbür ülkelerin kamuoylarında bu tür meşruiyetçi kaygı saptanmadı.”

GMF raporunda ekonomik konularla ilgili birbiriyle bağlantılı iki soruya alınan cevaplara değinen Ünlühisarcıklı bulguları açıklıyor: “AB’deki ekonomik krizden kişisel olarak siz ve aileniz etkilendiniz mi? sorusuna geçen yıl Türkiye’de yüzde 55’lik bir kesim ‘Etkilendim’ demişken bu yıl aynı soruya etkilendiğini söyleyenlerin oranı yüzde 69. Şunu da eklemek lazım. Bütün ülkelerde kamuoyunun önemli bir kesimi bu ekonomik krizden etkilendiğini beyan ediyor.”



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Tedavi olsunlar 1 Mart 2015

Günün Köşe Yazıları