Cüneyt Türel’in en büyük hayali kendi sahnesini kurmaktı. Kendine ait, bağımsız bir tiyatro mekânı düşlüyordu. Eğitim çalışmaları yapacak, genç tiyatrocular yetiştirecek, atölye çalışmaları ile tiyatroda yeni arayışların önünü açacak bir tiyatro merkezi.
Televizyon dizilerinde oynamasının, reklam dublajları yapmasının sebebi buydu. Asmalı Cavit’te Celâl Üster’in masasındaki buluşmalarımızdaki sohbetlerinde bu mekânın nasıl olacağını ince ayrıntılarına kadar anlatıyordu. Ne yazık ki bu düşünün gerçekleştiğini göremedi. Cüneyt Türel’in sözlü vasiyeti, ailesinin isteği ve dostlarının desteğiyle hayata geçti Beyoğlu’ndaki Maya Sahnesi geçen yıl Maya Cüneyt Türel Sahnesi adını aldı.
Cüneyt Türel’in öğrencilerinden, rol arkadaşlarından Hakan Gerçek’le bir sohbetimizde Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın tiyatroya yardımlarını konuşmuştuk. Hakan Gerçek, özel tiyatrolar için en önemli sorunun salonsuzluk olduğunu belirterek “Devlet eğer bir yardım yapacaksa özel tiyatrolara salon sağlasın” demişti. Hemen her kentte, her ilçede açılan kültür merkezlerinin nasıl hesapsız kitapsız yapıldığından, sahnelerin tiyatro için hiç uygun olmadığından da söz etmişti. “Bir yerde 800 kişilik salon yapmak yerine 3 yerde 250’şer kişilik salonlar yapılabilir, böylece daha çok yere tiyatro ulaşabilir” diye düşünüyordu.
Hakan Gerçek salonsuzluk sorununu kendi girişimi ile çözmüş. Cüneyt Türel Sahnesi’nin yönetimini devralmış. Sezonun açılışı 1 Kasım’da yapılmıştı. Cüneyt Türel Sahnesi’nde Tiyatro Gerçek’le birlikte Tiyatro Tem “Gündüz Niyetine”, Tiyatro Boğaziçi “Biz Küçükken Babamla Oyunlar Oynardık”, Tiyatro Si’s “Ölüm Oyunları”. Tiyatrodor “El-Bohem Fikret Mualla”, Fonds Podium Kunsten “Pantomim, Mask ve Kukla” oyunlarının yanı sıra Vedat Sakman ve Çiğem Erken de konserlerle seyirciyle buluştu. Oyun, konser ve gösteriler yanında, edebiyat, müzik, tiyatro ile ilgili fuaye etkinlikleri ve hafta sonları atölye çalışmaları da yapılacakmış. İlk atölye çalışması; “Oyunculukla Buluşma”.
Tiyatro Gerçek’in yeni oyunu “Savunma”. Irwing Stone’un romanından David Rintles’in yazdığı oyunda 1857-1938 yıllarında yaşamış, romanlara, filmlere konu olmuş bir avukatın, Clarence Darrow’un savunduğu davalar anlatılıyor.
“Bir gün gelecek mantıkla ve akıl yürütmeyle her türlü yaşamın korunmaya değer olduğunu anlayacağız. Ve göreceğiz ki, merhamet insanoğlunun gösterebileceği en yüce duygudur” diyen Clarence Darrow’u Hakan Gerçek canlandırıyor. Oyunu sahneye Mehmet Birkiye koymuş.
“Savunma” ile 1982’de 12 Eylül ertesinde darbecilere ders verircesine Clarence Darrow’u canlandıran ustası Müşfik Kenter’i saygıyla selamlıyor Hakan Gerçek. “Savunma” günümüzün en hayati bir sorununu eşit ve adil yargılanma talebini gündeme getiriyor. Darrow cinayetle suçlanan anarşistleri, mahkemeye hakaret ettikleri iddia edilen sendika önderlerini, savaşa karşı çıkanları, derslerinde Darwin’in evrim kuramını anlattığı için suçlananları, alkol yasağına uymayanları, evlerini basan ırkçı gruplarla çatışan siyahi aileleri savunmuş. Anlatım özgürlüğünün hiçbir biçimde kısıtlanmamasından yana olmuş, idam cezasına karşı çıkmış, “En değerli şey insan hayatıdır” demiş (bkz. en.wikipedia.org/wiki/Clarence_Darrow).
“Savunma” karanlık zamanlarda adalet duygusunu güçlendirerek insanları cesaretlendiren bir oyun. Yani tam da zamanımıza, ülkemize uygun bir oyun.
Cüneyt Türel Sahnesi’nde Savunma
Yazarın Son Yazıları
‘7 Mart 1924 Ruhu’na dönerken
Ara Güler Müzesi
Yayıncılıkta kırmızı alarm
Boğaziçi’nin yok ettiğimiz görünümü
Okul kütüphanelerimizin durumu vahim
Sanatta KDV düşerse ne olur?
Türkülerin kardeşliği adına
Üçüncü Yeniler’in başarısı
Günümüz sanatçıları ne yapıyor?
Varlık’la geçen yıllarımız
25 yıl ve daha fazlası
‘Kubbesiz, minaresiz cami olmaz’
Nâzım Hikmet külliyatı neden tam değil?
Şiir için ineğini satan şair
Seray Şahiner’le tanışmalarım
Şair turizmi, çeviri ticareti
TOKİ’nin kültür hamlesi ne anlatıyor?
Türkiye’nin ‘Anti Amazon Yasası’ olacak mı?
Büstü dikilen öğretmen
‘Edebiyatı Takip Ediyoruz’
İzmir’de İstanbul manzarası
50 yıllık emek
‘Denize inmek medeniyetin işaretidir’
Biz sana teşekkür ederiz Ülkü Tamer
Okuma kültürü seferberliğine var mısınız!
Nilüfer’de şiir var, edebiyat var!
Kırpıntı kadar değerimiz var mı?
Yunus Emre Enstitülerinde yeni dönem
Klasik müziğin en sevilenleri
Sabahattin Ali’nin Şehirleri
Attilâ İlhan Yaratıcı Yazarlık Merkezi’ne ne oldu?
Röportaj vermek’ mümkün mü? Metin Celal yazdı...
‘Kültürel kalkınma’ mı ‘kültürle kalkınma’ mı?
Enver Ercan’ı çok özleyeceğiz
‘Dünyanın ilk büyük portre fotoğrafçısı’
Bibliyofobi
Müzik listelerindeki karmaşa
Mahzuni’ye saygı
‘Mersin’de çok güzel şeyler oluyor’
‘Ben halkın kendisi, bir parçasıyım’