Korona dersleri 2

18 Mart 2020 Çarşamba

Hani sosyal medyada herkes okunacak kitaplar, seyredilecek filmler, izlenecek konserler, gezilecek sanal müzeler öneriyor ya...

Sokağa çıkamadığınız, işe gidemediğiniz, arkadaşlarınızla buluşamadığınız şu günlerde ben de size evde düşünebileceğiniz meseleler ve cevabını arayabileceğiniz sorular öneriyorum. 

İlk soru mutfaktan.

Dolaplarınızda neden bu kadar çok yiyecek var?

Aslında hangilerini tüketmezseniz ölmezsiniz?

Ne kadar yemekle doyabilirsiniz?

Temel ihtiyaçlarınız hangileri?

Soslar mesela? Ya da çeşit çeşit peynirler? Gazlı içecekler? 

Hepsi gerçekten gerekli mi? Bir gün bunlara ulaşamazsanız açlıktan ölür müsünüz ya da halihazırda zaten bir çeşit arsızlıktan ölmekte olabilir misiniz?

İkinci soru aileden.

Okula gitmeyen çocukların evde olması gerçekte nasıl bir duygu?

Okul meğer ne işe yarıyormuş? 

Okula gitmeyen ve evde kalan çocuk sizden neler eksiltiyor ya da size neler kazandırıyor? Bunları birbirinden toplayıp çıkarınca elinizde kalıyor?

Sevgilinizle ya da eşinizle zorunlu olarak 7/24 aynı evde kaldığınızda başınıza gelen ne? Bunun artısını eksisini birbirinden çıkardığınızda ayrı evlerde yaşamanın mantığıyla yüzleşirseniz bu yüzleşmenin artısını eksisini birbirinden çıkardığınızda... 

Ya da kısaca, aile ve aşk nedir, insanlar neden hayatlarını sorgusuz sualsiz illa bir başkasıyla birleştirir? 

Üçüncü soru işten.

Tüketim durduğunda üretim de durduğuna göre...

Ve üretim durduğunda tüketim de durduğuna göre...

Bir düşünün;

Sistem, üretim ve tüketim dengesini neden minimumda tutmaz?

Aksine maksimuma yükseltip insanı ezip geçen çarkları sizin korkularınızın ve heveslerinin şuursuz enerjisiyle çevirerek ne yapmak ister?

Yatıramayacağınız faturalar, geri ödeyemeyeceğiniz krediler, veremeyeceğiniz kiralar, gücünüzün yetmeyeceği vergiler ve diğer yığınla ödeme, zorunlu ve temel üretim alanları dışında kimse çalışamadığında ne anlam taşır? 

Yani aslında size ne kadar para lazım?

O para da ne için lazım?

Şu eve kapandığınız günlerde... tüm endişelerinizi hastalık için harcamayın.

Fırsat bu fırsat, bir ucundan başlamışken, daha önce endişelenmediğiniz şeyler için de endişelenmeyi deneyin.

Ellerinizi her an yıkarken ve kendinizi alkollü sıvılara bularken sağlık sitemine dikin gözünüzü. 

Sorun kendinize, özel sigortalar böyle bir durumda nereye kadar? 

Salgın çığırından çıktığında kamulaştırılacak olan özel hastaneler normal zamanlarda neden varlar?

Şu eve kapandığınız olağanüstü günlerde, pencereden dışarı bakın ve evleri olmayan evsizler için endişelenin.

Şu seyahatlerinizi ertelediğiniz günlerde, sınır kapılarda birikmiş mültecilerin ne halde olduğunu düşünün.

Hiç aklınıza geliyor mu, ne oldu sahi şu an savaşlar?

Restoranlar, saunalar, gece kulüpleri ve diskolar açılana kadar silahları da bırakacak, öyle mi, şu ana kadar savaşanlar?

***

Evlere kapandığınız şu olağanüstü günlerde böylesi olağandışı sorularla bakarsanız geride kalan hayatınıza, fırsat bu fırsat, üzerinize kapanan kapı, her şey normale döndüğünde bambaşka bir dünyaya açılabilir.

Ve bu salgından sağ çıkmak herkes için bambaşka bir anlam daha taşıyabilir.


Yazarın Son Yazıları

Gezi darbesi? 29 Mayıs 2020
Geçmiş olsun 22 Mayıs 2020
Fotoğraflardaki kızlar 15 Mayıs 2020