HEP birlikte kabul edelim ki, şimdi herkesin benimseyeceği bir “anayasa yenileme” işlemi\tyapmaya elverişli ne zemin var ne de siyasal zemin. Belki işe bambaşka bir yoldan girmek gerekiyor: Partileri teker teker ya da ikişer ikişer ele almak yerine bütün olarak devreye sokup anayasanın yenilenmesini o bütünlükten beklemek daha doğru olabilir. Bunun için de o bütünlüğü gerçekleştirmeye engel olan, onu zayıflatan, yahut bir bölümünü küçültürken bir bölümünü aşırı büyüten kuralları değiştirerek, ona asıl ağırlığını kazandırarak.
Aklınıza hemen milletvekili seçilme barajının yüksekliği gelmiyor mu? Barajı başka sistemlerde rastlanmayan yüzde 10’dan hiç değilse yüzde 5’e indirmek niçin gerçekleşmez? Ulusal veya devletler arası mahkemelerin yüksek barajı falanca sözleşmeye aykırı bulmamış olması, onu kaldırmayı kendi demokrasimiz veya yönetim felsefemiz açısından yararlı bulmamıza engel olmamalı.
Çünkü, düşük baraj genellikle sanılanın aksine parlamentoyu küçük parçalara ayırarak zayıflatmak değil, eksiklerini gidererek güçlendirmek ve bütünleşme çabalarına güç katmak demektir. Öyle bir parlamentodan ulusun yararına her türlü çabayı isteyebilirsiniz.
Anayasanın özüne uygun yenilenmesini istemek gibi.
Bunu yaptıktan sonra, anayasayı yenilemek kolaylaşır.
Asıl yenilemeyi yapacak olan, genel seçimle yenilenecek TBMM’dir. Önümüzdeki yerel seçimler ve cumhurbaşkanı seçimi dolayısıyla zaten siyasal partiler anayasayı yenileme konusundaki görüşlerini dolaylı olarak ortaya koyacaklardır ama yenileme anayasa gereği “tali kurucu organ” olarak Meclis’in yetkisindedir ve çalışmalar da oraya kaydırılmalıdır.
Sorun, Meclis’in böyle bir işlev için bazı konularda tam donanımlı olmayışıdır ama bu giderilemeyecek bir eksiklik sayılmaz. Meclis’in, siyaset dışı bir uzmanlar grubundan yardım alması işi kolaylaştırır ve hatta Meclis dışındaki güveni artırmaya yarayabilir. Tabii, böyle tartışmalar parlamenter sisteme senato ya da korporatif yapılı bir meclis daha ekleme gibi çözümleri de akla getirir ama o tür sorunlar anayasayı yenileme gibi bir temel yetkiyi Meclis’ten almaya kadar gitmemelidir.
Aklın Yolu (06.05.2013)
Yazarın Son Yazıları
Çelişki Korkusu
Kırım ve Komşumuz Rusya
Acı
Sayıştay Kararları
İnsan
Durgunlukta Dinlenme
Acıların Acısı
Komşu Dostluğu
Safsata ve Ciddiyet
Kayma
Opera
Kanser ve Hukuk
Kıbrıs’ta Tanım ve Akıl
Yerinde Saymak
Camia, Cemaat, vs.
Anayasa ve Gelecek
Federatif Çözüm
Anlayabilmek
Sıfat Diplomasisi
Kadın Cinayetleri
FCP
Yolculuk ve Fenerler
Unutmuşlar
Bölüşük Kıbrıs
Namus ve Medya
Güzel Şeyler
Tuhaf Tutumlar
Ağırbaşlı Uyarı
Kötümserlik Anısı
Hak, Hukuk ve Guguk
Gölgeler ve Aynalar
Kilit Açmak
Cemaatler Curcunası
‘Zito Venizelos’suz Kurtuluş
Yeni Sayfa
Bir Bitişin Hüznü ve Geleceğin Şevki
Üzüntü ve Belirsizlik
Devlet Adamlığı
Bunlar ve Onlar
Garip Soruşturma