Mümtaz Soysal

İlk Sayfa

02 Ocak 2012 Pazartesi
\n

\n

ANI defteri tutan ilkokul öğrencisi, geçmiş yıla bakmadan ilk sayfaya hemen artık çok çalışacağımdiye yazabilir; ama bir gazete köşesinin penceresi geçen günlere sorumlu gözle son defa bakmadan açılamaz. Çünkü, geride kalan sayfalarda kendinizi ve okuyucularınızı nelerle meşgul ettiğinizin hesabı verilmelidir.

\n

Aynı zorunluluk, ülkeyi yönetenler ve dolayısıyla onları gözleyen bütün medyacılar için de geçerlidir. Kişi olarak abesle iştigal etseniz bile, vatandaşları kendi yanlışlarınızla meşgul etmiş olmamalısınız”.

\n

Böyle olduğu içindir ki okurlar olarak bu sütunda şunu mutlaka görmüşsünüzdür: Yeni anayasa tartışmasına ayrıntılı olarak hiç girilmedi,anayasa şöyle olmalı, böyle olmalıtüründen görüşler ileri sürülmedi.Yürürlükteki anayasayla ve Meclisteki iktidar çoğunluğuyla hukuk alanında kolayca atılabilecek adımlar atılmadan vatandaşları anayasa şenliğine çağırmak ayıptırdiye özetlenebilecek bir tutumu sürdürmek daha doğruydu.

\n

Galiba, politikanın ve basınla ya da televizyonla topluma yön verici medyacılığın başlıca ödevlerinden biri de şu olmalı: İnsanları yanlış işlerle, hedeflerle ve yanıltıcı tutumlarla oyalamamak.

\n

Bu yapılmadığı sürece, heba edilen çabaların, sarf edilen, boşa giden zamanların haddi hesabı yoktur. Böyle olduğu halde, yalnız bizde değil, genel olarak bütün dünyada medya ortamının yanlış kullanılması, hatta avara kasnak gibi boşuna dönmesi çağımızın utanç verici özelliklerinden biri değil mi?

\n

Sorumsuz gazeteciliğin ve televizyonculuğun büyük kusurlarından biri de demokratik yönetim düzeninin geleceği konusunda etnik haklar gibi ortaçağ kalıntısı bir köhne kavramın fütursuzca tekrar öne çıkarılması oldu. Hem de ilericilik adına.

\n

Çağdaş ulus kavramının eşitleştirici ve insan haklarında bütünleştirici niteliğini vurgulamak varken, etnik çeşitlilikten kaynaklanan çok renkliliğe ve çoksesliliğe sarılmak anlatım ve iletişim alanlarına tekdüzeliği giderici bir etki getirir elbet. Ama bunu özgürlük konusu saymak yerine hak kavgasına sokmak, yapılabilecek yanlışların en tehlikelisidir. Ekranlarla sütunlar bu yanlışa ortak edilmemeliydi. Bu sütun edilmedi.

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Çelişki Korkusu 19 Mart 2014
Acı 14 Mart 2014
Sayıştay Kararları 12 Mart 2014
İnsan 10 Mart 2014
Durgunlukta Dinlenme 7 Mart 2014
Acıların Acısı 5 Mart 2014
Komşu Dostluğu 3 Mart 2014
Safsata ve Ciddiyet 28 Şubat 2014
Kayma 26 Şubat 2014
Opera 24 Şubat 2014
Kanser ve Hukuk 21 Şubat 2014
Yerinde Saymak 17 Şubat 2014
Camia, Cemaat, vs. 14 Şubat 2014