Nereden çıktı bu ümitsizlik
Murat Ağırel
Son Köşe Yazıları

Nereden çıktı bu ümitsizlik

16.05.2023 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Şevket Süreyya Aydemir’in Remzi Kitabevi’nden çıkan İkinci Adam kitabının birinci cildinde Atatürk ile İsmet İnönü’nün bir sahnesi anlatılır. 

Bu hikâyenin aslı bizzat Atatürk tarafından anlatılmıştır.

Anadolu’ya geçmeden önce Mustafa Kemal, Şişli’deki evine davet ettiği İsmet Bey’e danışmak ister. 

Bu sırada masanın üstüne bir harita açar. Sağ elini Anadolu’nun üstüne basıp sorar:

- Mesela hiçbir sıfat ve selahiyet sahibi olmaksızın Anadolu’ya geçmek ve orada kurtuluş çarelerini aramak için en müsait mıntıka ve beni o mıntıkaya götürecek en kolay yol neresi olabilir?

İsmet Bey, Mustafa Kemal’in yüzüne biraz uzunca bakar:

- Karar verdin mi?

Mustafa Kemal:

- Şimdilik bundan bahsetme. Bana memleketi, halkı ve orduyu anlamış, vaziyeti yakından görmüş, tehlikenin büyüklüğünden şüphesi kalmamış bir arkadaş gibi cevap ver!

İsmet Bey masanın kenarındaki bir sandalyeye ilişir. Mustafa Kemal ayakta sigarasını içmektedir. Düşüncelidir. Nihayet İsmet Bey ayağa kalkar. Her zamanki çocuksu gülümseyişiyle cevabını verir:

- Mıntıkalar çok! Yollar çok!...

Pazar gecesi seçim sonuçlarını görünce yaşanan umutsuzluğu anlamakta güçlük çekiyorum. 

Yukarıda aktardığım diyalogları gerçekleştiren iki insan, iki lider, iki dost; o günlerde Suriye Cephesi’nde İngilizlerle boğaz boğaza savaşmış, binlerce evladını, askerini kaybetmiş, karış karış Osmanlı topraklarını savunmuş iki büyük komutandı. Öyle ki Mustafa Kemal bir ara Halep’te bedeviler tarafından sıkıştırılmıştı. 

Sonuçta bu konuşmanın geçtiği günlerde İstanbul, İngilizler tarafından işgal edilmiş haldeydi. 

Tabii ki bugün Türkiye bu halde değil. 

Fakat baktığımızda umutsuzluğumuz o günkü insanların umutsuzluklarından büyük. 

Kabul etmiyorum. 

Farkında mısınız? Recep Tayyip Erdoğan 21 yıllık iktidarında ilk defa yenildi. Seçilemedi. Artık yeni mazbatasını alabilene kadar hükmü kesin bir cumhurbaşkanı değil. 

Tabii alabilirse. 

Sosyal medyanın kendimizi kandırmasına da izin vermeyin. Nasıl seçimden önce zafer şarkıları söyleniyorsa şimdi olduğu kadar da büyük bir kayıp yaşanmadı. 

Twitter’a kalsa Kemal Kılıçdaroğlu yüzde 55-60’la kazanıyordu. Şimdi de sosyal medyaya kalsa Erdoğan büyük bir zafer elde etti. İkisi de değil. İktidar propagandası ikinci tur için zemin hazırlıyor. 

Erdoğan’ın apar topar balkon konuşması yapmasının nedeni de böyle bir hava yaratmaktı. Balkon konuşmasında bile kesin bir zafer ilan edemeden sahneden ayrıldı. 

Yaşanan duygu yoğunluğunu anlıyorum; 21 yıllık bir beklentinin, gündoğumunun eşiğindeyiz. Fakat biliyoruz ki günün en karanlık saatleri güneşin doğuma en yakın olduğu zamandır. 

Olayları geniş açıyla, süreci uzun vadeyle değerlendirmek gerekir. Günlük, anlık olaylara duygusal tepkiler vermek doğru değil. 

Halbuki göremiyoruz. Erdoğan ilk defa iktidar olamadı. Ve ikinci turda da ne kadar yüzde 49’luk bir oy da alsa zayıf olan taraf. Mesele süreci yönetememekten kaynaklanıyor. 

Sinan Oğan’ın açık bir şekilde Kılıçdaroğlu’na destek vereceğini düşünüyorum. Millet İttifakı’nın kaçak göçmenleri, Suriyelileri göndermek konusunda verdiği mesajların zayıf kaldığını daha doğrusu vatandaşlar nezdinde tam hissedilemediğini de sonuçlardan görüyoruz. 

Bu nedenle Kılıçdaroğlu’nun tacizci ve huzur bozan milyonlarca kaçak göçmeni geri göndermek konusunda çok daha vurgulu ve net mesajlar vermesi gerekiyor. 

Bu talebin toplumdaki karşılığını, hem Sinan Oğan’ın yüzde 5’ten fazla oy alması hem Zafer Partisi’nin yüzde 2 oy almasıyla ölçebiliriz. 1 oyun bile önemi olan seçimlerde bu oranlar az değil. 

Ben sadece Sinan Oğan ile değil Muharrem İnce ile de bir anlaşma sağlanması taraftarıyım. Aday olmayan İnce bile yüzde 0.45’lik bir oy aldı. 

Kullanılan 1 milyon oy geçersiz sayıldı. Yüzde 10’dan fazla seçmen sandığa gitmedi, gidemedi. Kılıçdaroğlu ve Erdoğan arasındaki oy farkı ise sadece 2 milyon 500 bin oy. Bakın geçersiz sayılan, Muharrem İnce’ye verilen, Sinan Oğan’ın aldığı oylardan bağımsız söylüyorum. Sandığa gitmeyenlerin yarısı oy vermeye gitse bile durum değişiyor.

Toparlarsak... Daha net söylemler, daha sert politik bir çizgi, patates soğan söyleminden vazgeçilerek Erdoğan’ın seçilmesi halinde insanların nasıl felaket bir yoksullaşma ile karşı karşıya olacaklarını anlatmak gerekiyor. 

Umutsuz olmak için bir sebep yok. Mesele biraz da kendine inanmaktan geçiyor.

Yazarın Son Yazıları

Kral Kiros’u ararken Nebukadnezar’ı bulacaklar

Önceki gün Oval Ofis’ten bir görüntü paylaşıldı.

Devamını Oku
07.03.2026
ABD-İsrail kontrolü kaybetti

Uluslararası ilişkiler veyahut strateji uzmanı değilim.

Devamını Oku
03.03.2026
Daha kaç cenaze gerekiyor?

Zonguldak’ın Kilimli ilçesindeki maden ocağında meydana gelen göçükte iki madenci yaşamını yitirdi.

Devamını Oku
28.02.2026
Yasadışı bahsin kara tablosu

Adı: Derkan Başer...

Devamını Oku
24.02.2026
Bu bataklık kurumak zorunda

Yasadışı bahis soruşturması ve futbolda bahis-şike soruşturmaları hız kesmeden devam ediyor.

Devamını Oku
21.02.2026
Dijital çağın vebası: Yasadışı bahis

Biliyorum... Az sonra okuyacağınız satırlardaki konularla ilgili defalarca yazdım.

Devamını Oku
17.02.2026
Gayrimüslimlerin evlerine çöküyorlar

Türkiye, 150 yıl önce gayrimüslimlerin yaşadığı on binlerce ev ve araziye sahip.

Devamını Oku
14.02.2026
Kitabı alamayan elensin mi?

Bir üniversite öğrencisi...

Devamını Oku
10.02.2026
Taş taş üstünde kalmadı ama vicdanlar hâlâ ayakta mı?

Gece saat beşti...

Devamını Oku
07.02.2026
Efes’i nefessiz bırakmayın

Ülkelerin zenginliğini sadece topraktan çıkan değerli madenleri satması ya da yüksek teknoloji ürünleri üretmesi belirlemez.

Devamını Oku
03.02.2026
‘Vergi’ operasyonunda tuz koktu

Türkçemizde çok güzel bir deyim vardır: Tuz koktu.

Devamını Oku
31.01.2026
Umut satmak serbest, hesap vermek zor

Bu köşede sizlere hayatın her alanında gerçeklerle seslenmeye çalışıyorum.

Devamını Oku
27.01.2026
Devlet hastanesinde sahte doktor

Bazen bir haber dosyası gelir; tek bir kişinin hikâyesi gibi görünür ama satır aralarına bakıldığında koca bir sistemin nasıl aksadığını anlatır.

Devamını Oku
24.01.2026
İkinci el araçta bu dolandırıcılığa dikkat

Son dönemde ikinci el araba satış pazarında yaşanan dolandırıcılıkların haddi hesabı yok.

Devamını Oku
20.01.2026
Sahte e-imza ile Hazine arazisi satışı

Sahte belgeler ile kurum bürokratları adına çıkarılan e-imzalar ile yapılanları daha önce yazmıştım.

Devamını Oku
17.01.2026
Küfürlü şarkılar ve çocuklardaki tehlike

Eğer bir çocuk şiddeti ritimle, suçu kafiyeyle, uyuşturucuyu melodilerle öğreniyorsa; bu yalnızca bireysel bir ebeveynlik sorunu değil, toplumsal bir alarmdır. Ve bu alarmı “gençler böyle” diyerek susturamayız.

Devamını Oku
13.01.2026
PayCO operasyonundan neler çıktı

Yasadışı bahis ile ilgili çok yazı yazdığımı biliyorum.

Devamını Oku
10.01.2026
Sahte diploma skandalında yeni iddianame

Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 123 sanık hakkında 4 yıldan 136 yıla kadar hapis isteniyor. İddianameye ulaştım.

Devamını Oku
06.01.2026
Gazeteci korktuğu gün ölür

Yıllardır gazetecilik yapıyorum.

Devamını Oku
03.01.2026
Yedigöller’in ‘altında’ ölüm var

“Bolununsesi” gazetesinde yer alan haberde, Yedigöller Milli Parkı’na yalnızca 7-8 kilometre mesafede bulunan Değirmenbeli, Merkeşler ve Afşar köyleri mevkisinde, 880 hektarlık bir alanda altın ve değerli metal arama faaliyeti için başvuru yapıldığı ve bu başvurunun kabul edildiği belirtiliyordu.

Devamını Oku
30.12.2025
'Soruşturma daha yeni başlıyor'

Yasadışı bahis soruşturmasını kamuoyu gibi ben de yakından takip ediyorum.

Devamını Oku
28.12.2025
Kızılay’ın çadır satışı belgelendi!

Türk toplumunun hafızasında ve tarihinde Kızılay, kişilerden bağımsız olarak çok önemli bir yer tutar.

Devamını Oku
23.12.2025
GAIN Medya soruşturmasında kritik soru: Para nereden geldi

Türkiye’de bazı başarı hikâyeleri vardır.

Devamını Oku
20.12.2025
Tutuklama: Tedbir mi, susturma aracı mı?

Ceza, yargılama sonunda verilir; tutuklama ise istisnai bir koruma tedbiri olarak tanımlanır. Ancak son dönemde Türkiye’de yaşananlar, bu teorik ayrımın pratikte hızla eridiğini gösteriyor. Tutuklama artık “yargılamayı güvenceye alan bir önlem” olmaktan çok, yargılamanın kendisi haline gelmiş durumda.

Devamını Oku
16.12.2025
Bu ülkede binalar değil, adalet çöktü

Türkiye büyük depremler yaşadı.

Devamını Oku
13.12.2025
Bahis soruşturmasının dış bağlantısı İngiltere

Bahis soruşturmasının başlangıcı sayılan olayları tam üç sene köşemde ve kitaplarımda yazdım. Türkiye’yi, kamuoyunu harekete geçirmek için elimden geleni yaptım.

Devamını Oku
09.12.2025
Her işlemde ismi olan kişi hukuken yok

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ilişkin soruşturmada her açıdan yaşanan çelişkiler dikkat çekiyor.

Devamını Oku
06.12.2025
Kamu bağlantıları bir türlü soruşturulmuyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklama dikkatimi çekti. Yasadışı bahisle kararlı şekilde mücadele edileceğini ve gençlerin bu karanlık yapılara teslim edilmeyeceğini söyledi.

Devamını Oku
02.12.2025
Bu bedelin hesabını kim verecek?

Türkiye’de öyle davalar görülüyor ki bir mahkeme salonunun duvarları yalnızca hukukun değil, bütün bir ülkenin vicdanının yankısını taşıyor.

Devamını Oku
29.11.2025
Zehirlenmelerde ‘skimpflasyon’ etkisi

Türkiye bir süredir tuhaf bir ekonomik iklimin içinde yaşıyor.

Devamını Oku
22.11.2025
İBB iddianamesinde olmayanlar!

İBB soruşturmasında da aynı süreç yaşandı. İddianameyi satır satır okumaya devam ediyorum, notlar alıyorum. Özellikle soruşturma aşamasında iddianamede yer alan bilgiler açık açık yazıldı, sosyal medya hesaplarından gündem yapıldı. Şimdi bu iddiaların bir kısmını arıyorum iddianamede, ama yok! Mesela İmamoğlu’nun otellerde yapmış olduğu toplantılarda kamera bantlanması ve yanındaki ekibin taşıdığı valiz çok konuşuldu. Valizlerin para dolu olduğu günlerce yazıldı. Herkes linç edildi. Oysa valizlerde para değil, rahmetli Kadir Topbaş döneminde alınan jammer (sinyal kesici) cihazları vardı ama ne önemi vardı ki?

Devamını Oku
18.11.2025
İmamoğlu iddianamesinde göze çarpanlar

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) soruşturması kapsamında hazırlanan iddianame yaklaşık 237 gün sonra tamamlandı.

Devamını Oku
15.11.2025
Özlem Çerçioğlu ve itirafçının ifadesi

Aziz İhsan Aktaş ve Baki Nugay... Bu iki ismin verdiği ifadeler neticesinde seçilmiş belediye başkanları ve bürokratlar tutuklandı. Operasyon üstüne operasyon yapıldı.

Devamını Oku
11.11.2025
Sayıştay raporları çıktı: Yargılanmayan ‘hatalar’

Sayıştay’ın 2024 yılı mahalli idareler denetim raporları yayımlandı.

Devamını Oku
08.11.2025
Eda Saraç’ın adalet çağrısı

Günlerden pazar... Harbiye’desiniz. “Bugün ne yapayım?” diye düşünürken tiyatroya gitmek istiyorsunuz. Hazırlanıp yola koyuluyorsunuz. Koştur koştur, geç kalmadan tiyatronun yolunu tutuyorsunuz. E malum, İstanbul trafiği! 10 dakikalık yola 1 saatte gidiyorsunuz. Ama bir sorun var. Her yerde polisler, bariyerler, siren sesleri...

Devamını Oku
04.11.2025
Yasadışı bahise operasyonlar art arda

Türkiye’de gündem öyle hızlı değişiyor ki takip edebilmek mümkün değil.

Devamını Oku
01.11.2025
Bahis skandalı: TFF ile konuştum

Düşünün: maçı yöneten hakemler bahis oynamışlar! Ki bir de bu, tespit edilen yasal sitelere girip üye olup oynayan kişiler. Bir de bunun yasadışı bahis ayağı var. Ki son 5 yılda tespit edilebilen rakamlar bunlar. Bu hakemler içinde Süper Lig hakemleri var. Hakem yardımcıları var. Mutlaka uluslararası bakımdan da incelenecektir.

Devamını Oku
28.10.2025
Tele1 soruşturması ve Ekrem İmamoğlu

Türkiye bir kez daha sabaha bir operasyon haberiyle uyandı.

Devamını Oku
25.10.2025
Emniyet’in uyuşturucu raporu (2)

Emniyet Genel Müdürlüğü’nün yayımladığı 2025 Uyuşturucu Raporu, Türkiye’deki uyuşturucu gerçeğini bir kez daha gözler önüne serdi. Bu hususta çok yazı yazdım, son rapor ile ilgili de yazdım. Rapordaki belirtilen rakamlar çok korkutucu. Çevirip çevirip tekrar okuyorum. Israrla üzerinde durmamız gereken bir durum.

Devamını Oku
21.10.2025
Emniyet’in uyuşturucu raporunda inanılmaz rakamlar

Bir ülkenin karanlığını anlamak istiyorsan rakamlara değil, o rakamların sessizliğine bakacaksın.

Devamını Oku
18.10.2025