Anıtkabir: En büyük toplanma yeri!

31 Ekim 2021 Pazar

29 Ekim günü Anıtkabir ve çevresi görülmeye değerdi. Yoğunluk nedeniyle Anıtkabir’e giden yollar araç trafiğine kapatılmıştı. Anıtkabir girişine ulaşmamız bir saati buldu. Anadolu’nun değişik illerinden gelen yurttaşları taşıyan otobüsler park edecek yer arayışındaydı. 

En dıştaki polis bariyerinden geçtikten sonra Anıtkabir girişindeki güvenlik kontrolünü aşmak, 10-15 adım sonra turnikelere gelmek, sonra içeri girip adım adım tırmanmak...

Anıtkabir’in önündeki alan ise tam bir buluşma, bayramlaşma yeri. Umutsuzluk, yalnızlıktan doğar. İnsan yalnız olmadığını hissettikçe kara bulutlar da dağılır. Buraya gelen insanların tümü tanış gibi birbirine bakıyordu. İdeal fotoğraf yeri de burası. Mozolenin önünden geçmek için eni 20 metreyi bulan kuyruğa girmek, mozole alanında da durmaksızın ilerlemek gerekiyor. 

Büyük çoğunluk ailecek ya da grup olarak gelmiş. Genç kızların, delikanlıların üzerindeki Atatürk yazıları, resimleri adeta kalplerinden fışkırıyor. Bir aile ısrarla oğlumun elindeki Atatürklü bayrağı istedi. Onunla fotoğraf çektirmek istiyorlarmış. İranlı bir aileymiş. Anne, oğlunun öyle bir fotoğrafı olmasını arzu etmiş. 

4-5 yaşlarında bir çocuk elindeki bayrağı babasına verdi, ille de yüksek direğe, göndere çekilen dev bayrağı istiyordu. “Aferin” dedim ona, “gözün hep yükseklerde ve iyi şeylerde olsun”.

***

Bu büyük coşkuyu, bütün gazetecilerin topluma yansıtma olanağı yoktu. Resmi törenin yanı sıra sonrasındaki Anıtkabir - halk buluşmasına Saray’a akredite olmayan yayın organları alınmadı. 

Saray’daki uygulamaya alışıldı. Öyle anlaşılıyor ki her yere saray muamelesi yapmak istiyorlar. 

Anıtkabir’de böyle bir uygulamanın başlamasına alışmamak gerekiyor. Belli ki seçim sürecine girildikçe toplum gerilecek. Anıtkabir’deki görevliler coşkunun sese, haykırışa dönüşmemesi için ciddi talimatlar almış gibiydiler. Andımız’ı söyleyen bir grup, “Bu kadar yeter” diye uyarıldı. İçeriye çakmak, fısfıslı şeylerin alınmaması güvenlik önlemi olarak kabul edilebilir. Ancak bunları toplayan görevlinin daha sonra ağacın dibine çöp gibi atmasına gerek yoktu!

Dün Anıtkabir büyük bir toplanma yeriydi. Öteki illerden gelen haberler de benzer coşkunun tüm Anadolu’ya yayıldığını gösteriyordu.  

AKP ilk iktidara geldiği yıllarda ulusal bayramlar için şöyle bir saptama yaptı:

Bayramları devlet kutlamasın, halk kutlasın!

Bunda amaç, devlet törenlerini adım adım kaldırmak, halkın da zamanla unutmasını sağlamaktı. Öyle ki 23 Nisan haftasını yıllarca “Kutlu Doğum Haftası” diye örtmeye çalıştılar. 2010’larla birlikte işi daha ileri götürüp “kutlu doğum ayı” yaptılar. 

Olmadı... Başaramadılar...

Millet bayramına sahip çıktı. 

Anıtkabir önceki gün betondan, mermerden değil, beyinden, yürektendi.

***

Soru şu:

Bu büyük coşku, büyük bilinç, nasıl bir enerjiye dönüşecek?

Tarih ırmağı akmaya devam ediyor. Bugünün hareketlerini geçmişle karşılaştırmak sağlıklı sonuçlar vermez. 2007’deki cumhuriyet mitingleri büyük coşku dalgası yaratmıştı. Anıtkabir yine toplanma yeri olmuş, buradaki heyecan dalga dalga Anadolu’ya yayılmıştı. 

O enerjinin siyasal sonuçları olmaması için her şey yapıldı.

Geldik bugüne...

Cumhuriyet, Atatürk halkın belleğine kazınmıştır. Bunu söküp atamazlar. Ancak Cumhuriyet, kurumlar ve kurallar demek. Bunlar ortadan kalkınca geriye sadece bellek kalır. Onu da bellemek için her şeyi yapmaya niyetliler.

Anıtkabir toplanma yeri...

Toplanıp dağılma yeri değil!

Konunun devamını önümüzdeki yazıda getirelim...


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

5+40+Bütçe=1 30 Kasım 2021