Bugün Kadıköy'deyiz

01 Haziran 2013 Cumartesi

Bugün Kadıköy Meydanı’nda büyük bir buluşma var. CHP’nin “Meydan okuyoruz” sloganı altında düzenlediği demokrasi ve özgürlük

\n

mitinglerinden ikincisi İstanbul Kadıköy’de gerçekleştirilecek.

\n

İlki 18 Mayıs’ta Aydın’da yapılan mitinglerin üçüncüsü 8 Haziran’da Mersin’de, dördüncüsü de 15 Haziran’da Ordu’da.
İnancım ve beklentim o ki, bu mitingler Türkiye’nin iyi yönetilmediğini ortaya koyma, bunu toplumla paylaşma hedefini aşacak; yeni iktidar beklentisinin sesini yükseltecek. MHP mitinglerine olan yoğun katılım da yeni iktidar arayışının sadece toplumun belli kesimlerinde değil, daha geniş bir yelpazede olduğunu ortaya koyuyor.
2014 seçimler yılının fiilen başladığı dikkate alınırsa, siyasetin ana damarı olan
“meydan” çekişmelerinin de fitilinin ateşlendiği söylenebilir.

\n

***

\n

Durum şu:
Hükümet, ülkeyi yönetmekten çok her şeyi ele geçirme mücadelesindedir.
Alkol tartışmasının tarihteki anayasalara kadar uzanması, iktidar sarhoşluğunun en ayık göstergesidir.
Diktatörlüklerin klasik yöntemlerinden biri
“toplumun hizmetkârıyım” görüntüsüyle kendi kitlesini inşa etmektir.
İş dünyası bir yandan zenginleştirilmiş, bir yandan da bu zenginliğini her an kaybedebileceği korkusuyla sadıklaştırılmıştır.
Sendikaların çalışanlarla bağını koparmak için medyadan yargıya her yöntem kullanılmaktadır.
Basın özgürlüğü, toplumun haber alma hakkını değil, iktidarın istediği haberi topluma iletme hakkını içermektedir.
Özellikle insanlarla yüz yüze olan kurumlarda, devlet memuru, hükümet memuru olarak hizmet vermeye zorlanmaktadır.
Basın özgürlüğü, mutluluk endeksi, kadın hakları ve benzer ölçümlerde Türkiye hep son dilimde yer almaktadır.
Ortak paydamız olan ulusal bayramlarımız devletle milletin ayrı kutladığı tartışmalı günler haline gelmiştir.
Mahkemeler, adalet dağıtan kurumlar olmaktan çıkmış, iktidarın işine gelmeyen kurumları ve muhalefeti imha silahına dönüşmüştür.
Toplumun en kutsal özlemi olan iç barış, rejimi şekillendirmenin aracı olarak kullanılmaktadır.

\n

***

\n

Bir köşe yazısının sınırları içinde aktarabileceğimiz durumun özeti böyle. Bu tablo dünyanın demokrasiyle yönetilen her ülkesinde iktidar değişikliğini getirir. Demokrasisi oturmamış ülkelerde ise iktidarları her türlü densizliğe sürükler.
Tümüyle ikinci şıkkın esiri olmamak için önümüzde bir yıllık süreç var. Böylesi durumlarda zaman dilimine dayalı eşikler vermek sağlıklı olmaz ama, içinden geçtiğimiz dönem vahim sonuçlara gebe.
Bunun tersi de mümkün...
Yazının başında vurguladığımız toplumsal uyanış belirleyici olabilir.
Cumhuriyet’in Brüksel’deki temsilcisi
Erdinç Utku’yu önce Deniz Som’un Vaziyet köşesindeki mizah tamlamalarından tanıdım. Derken pazar yazıları başladı. 26 Mayıs Pazar günkü “CHP için Brüksel tamam, sıra Ankara’da” başlıklı yazısı beni de 1977’de götürdü. 10-11 yaşındayken Ecevit’in Tokat mitingine gidişlerini, yaşadığı heyecanı, kalabalığı anlatıyordu. Ben de aynı yıl lisedeydim, Nazilli İstasyon Meydanı’nda binlerce kişi Ecevit’in gelişini beklemişti. Gecikince insanlarda öfke yerine “yoksa gelmeyecek mi” endişesi belirmişti.
Erdinç, kurdukları CHP Belçika Birliği’ni umut ve heyecan dolu ifadelerle anlatıyor, yazısını şöyle bitiriyordu:
“Brüksel’deki coşkumuzu, umudumuzu ve heyecanımızı Ankara’ya bulaştırmak zorundayız. CHP’nin iktidar yürüyüşü Brüksel’deki Türk mahallesinde başladı, Türkiye’de devam etmeli.”
Yurtdışındaki Türklerin duyarlığını ben de gördüm, bilirim. Türkiye hapşırsa onlar nezle olur. Son dönemde CHP’nin yurtdışı örgütlenmelerine ilişkin ben de güzel haberler alıyorum, seviniyorum.
Bugün Kadıköy’de saat 16.00’da başlayacak mitinge katılım 6 haneli rakamlara ulaşınca bunun etkisi ülke sınırlarını da aşacaktır.
Bugünkü mitingin Türkiye Cumhuriyeti’nin temel değerlerine saygılı, daha iyi bir gelecek arayan herkesi kucaklamasını diliyorum.
Bugün ben de Kadıköy’de olmak isterdim.

\n

Yazarın Son Yazıları

Kılavuzu ABD olanın... 25 Kasım 2020
11 Mart’a dönüş! 19 Kasım 2020
40. yıl! 11 Kasım 2020
Nasıl bir Bayraklı? 5 Kasım 2020