Cumhuriyet gazetesi: 100. yıla doğru...

09 Mayıs 2021 Pazar

Türkiye koşullarında bir gazetenin asırlık kurumlaşmaya ulaşması kolay değildir. Cumhuriyet gazetesi 7 Mayıs’ta 97. yaşını kutladı. Kurtuluş Savaşı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecindeki pek çok olayın, devrimin 100. yıllarındayız. Cumhuriyet gazetesi de bu sürecin tam ortasında. 

Gazete, tarih taslağının ilk aşamasını yazar. O nedenle geçmişte yaşanan olaylar araştırılırken o günün gazeteleri başlıca veriler arasındadır. Harf devriminde bir süre gazetenin yarısını yeni, yarısını eski harflerle basarak devrime katılan, Soyadı Kanunu çıktığında her gün bir harfle başlayan soyadı öneren Cumhuriyet gazetesi olmadan, Türkiye tarihi yazılamaz.

Fikir gazeteleri, ülkenin tüm çalkantılarından etkilenir. Avrupa’dan Asya’ya rejimler sarsıldıkça batan fikir gazeteleri olmuştur. Cumhuriyet de doğal olarak Türkiye’deki bütün gelişmelerden, bütün toplumsal sorunlardan etkilendi. 

Günün sonunda kazanan, gazetenin özü oldu.

***

Cumhuriyet, özünü büyük bir kararlılıkla, yerine göre militanca savunurken, hiçbir zaman kin ve nefret söylemlerine prim vermedi.  

Uğur Mumcu’lardan Ahmet Taner Kışlalı’lara şehitler verirken başlıca hedefi şu oldu: 

Onların bayrağını yere düşürmemek, hep yükseklerde tutmak.

Cumhuriyet, okurlarının da yazarları, çalışanları kadar bilinçli olduğu, gazetenin fiilen sahipliğini üstlendiği, dünyada eşi olmayan bir yayın organı. Bunun en somut örneğini geçen aylarda Basın İlan Kurumu (BİK) gazeteye reklam cezası verdiğinde yaşadık. Okur, “Biz de Okur İlan Kurumu’nu kurarız” dedi ve haftalarca dayanışma gösterdi.

Yıllar önce Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde bir doktora öğrencisi iki bin sayfayı aşan “Cumhuriyet gazetesi yazarları” teziyle gelmişti. Çalışmaya göre gazetenin sürekli yazarlarının yanında zaman zaman yazı gönderenler de dikkate alındığında üç bin kadar yazarı var. 

Bugün de büyük kentlerin yanı sıra Giresun’da Hilmi Taşkın’dan Aydın’da Erol Ertuğrul’a kadar Anadolu illerinden yazı gönderen onlarca Cumhuriyet okuryazarı var. Yüzlerce sanatçının, aydının, düşün insanının penceresidir, Cumhuriyet.

Biraz daha geniş yelpazeden bakınca Cumhuriyet’in okuru, hem sahibi hem yazarıdır. 

Gazetenin sürekli yazarları da bu gerçeği benimsemiştir. 21 Mayıs 1997’de kaybettiğimiz Mustafa Ekmekçi, Cumhuriyet’in okurla diyaloğu en güçlü yazarlarındandı. Anadolu’nun en ücra yerinden söz etseniz, oradan bir Cumhuriyet okuru adı, adresi, telefonu verirdi.

***

Cumhuriyet gazetesi bugün de gerçekleri okura ulaştırmayı başlıca sorumluluk edinmiş, kökü sağlam, çağın iletişim teknolojileriyle barışık bir yayın organı olarak güçlenerek varlığını sürdürüyor. 

Adını ve hedefini Atatürk’ün koyduğu gazete, Cumhuriyetin ikinci yüzyılında da KutupYıldızı olmaya devam edecek. 

Cumhuriyet’te çalışmaya başladığımda, ben 20’lerin ortasında, gazete 60’lı yaşların başındaydı... Birkaç gündür anılar gelip geçiyor gözümün önünden; gazetedeki ilk manşet haberim, ilk köşe yazım... Bir de Silivri’den gönderdiğim yazılar!

Silivri’den, on iki yıl önce, tutukluluğun ikinci ayında mektupla gönderdiğim, 7 Mayıs 2009’da yayımlanan yazıyı şöyle noktalamışım:

“En büyük dileğime gelince...

Gazetemizin 100. yaşını görmek. O gün gazetemle iç içe olmak. 

O günlere...”

Cumhuriyet, demir parmaklıkların ardında her sabah elle tutabildiğim büyük bir aşktı...

Sönmeyen bir aşk!


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Oyun içinde oyun! 22 Haziran 2021
Afganistan B-ataklığı! 16 Haziran 2021