Yazmak Üstüne

29 Eylül 2011 Perşembe
\n\n\n

Bütün gazeteleri görebilmek kolay değil. Sabahları dört gazete bırakıyor Behçet... Kimi çok erkenden, kimi öğleye doğru! İşini gücünü bırakıp bana gazete yetiştiren bir dost da olmasa, ben bilgisayarla yetinmek zorunda kalacağım. Eskiden gider bakkaldan kendim alırdım, şimdi nerde!..

\n

Bir bakıma günün gazetelerini bilgisayardan okumak da ilginç. Zaman, Vatan, Hürriyet, Milliyet vb. gazetelerin önce yazarlarına bakarım. İlgilendiğim konuları işleyen yazarlar önü alır. Bir de o konuları nasıl işledikleridir ilgimi çeken. Biri yanlış bir şeyi de anlatır, ama yazmasını bilirse! O zaman keşke doğru olanı yazabilseydi diye düşünürüm.

\n

***

\n

Yıllardır tanıdığım, sevdiğim, okuduğum kişilerdir en çok izlediklerim. On yıl önce, yirmi yıl önce neler yazmışlar, neler söylemişler, kimden, nelerden yana çıkmışlar, bugün hangi çizgideler?

\n

En çok beni üzen, bir zamanlar değer verdiğim, yazdıklarını, kitaplarını kaçırmadığım birileri \t\tvar ki, bugün içine \tdüştükleri açıklı durum bana üzüntü veriyor. Nerden nereye? Niye dünlerde öyle yazdı da, niye değişti birden? Birden ya da yavaş yavaş!

\n

***

\n

Yalnız politika alanında değil, o konuda söyleyecek çok söz var. Önce kendi gazetene bak derler adama, Cumhuriyet’in yetmişli- seksenli yıllarında gazete sütunlarında kimler vardı? Şimdi nerdeler? Niye değiştiler, nasıl değiştiler? Türk basınında gerçekleri adam gibi yazmayan, ülke dertlerini bir yana atıp kuru kuruya iktidar destekçiliğinde direnenleri düşününce canım sıkılıyor. Niye diye, bu alçalış, bu düşme acı duruma...

\n

***

\n

Gazetelerde vaktiyle \t\tbir iki köşe yazarı vardı. Fıkra derlerdi köşe yazılarına... Yani bir \tçeşit sohbet, söyleşi! Gazetenin bir köşesinde yarım sütunu geçmeyen bir sesleniş... Ama şimdi bakıyorum fıkralar bir \tçeşit makaleye dönüştü... Bilir bilmez kişilerin \tuzun mu uzun makalelerini görünce gazeteyi çeviriyorum, doğru \tdürüst okunacak bir yazı arıyorum. Yazmasını bilen kişi lafı uzatmadan söyleyeceğini sözcüklerle duyurur!

\n

Kısa yazmak, yazabilmek bir ustalıktır. Gerçek yazarlığın kanıtıdır. Ama sayfanın dörtte birini kaplayan makalemsi köşe yazıları kolay okunmaz, hatta kimi zaman hiç okunmaz!

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Yağmurda Bir Gün 20 Mart 2014
Seçimlere Doğru 18 Mart 2014
Öykü Gibi 16 Mart 2014
‘Gizli Kalanlar’ 13 Mart 2014
‘Susacak mısın?’ 11 Mart 2014
Gerçekten Yana... 9 Mart 2014
Sözler ve Gerçekler 6 Mart 2014
Dön Dolap Dön! 4 Mart 2014
Pazar Günleri... 2 Mart 2014
Yaşamanın İçinden... 27 Şubat 2014
Güz, Şiirlerle 23 Şubat 2014
Bir Başlarsam 20 Şubat 2014
Özgürlüğü Beklerken 18 Şubat 2014