1727
Üstün Dökmen
Son Köşe Yazıları

1727

14.12.2025 11:30
Güncellenme:
Takip Et:

1727 yılında aslında birbiriyle ilişkisiz gözüken iki önemli olay oldu dünyamızda. Bugün aralarında biz ilişki kuruyoruz. Her iki olayın da üzücü ve sevindirici yanları var. 

1727’de NEWTON ÖLDÜ

Isaac Newton 1727’de 84 yaşında öldü. Dünyanın en iyi matematikçilerinden ve fizikçilerinden biriydi. Diferansiyel denklemleri ve integrali geliştirmişti, ışık ve optik konusunda çığır açıcı çalışmalar yapmış, gezegenlerin yörüngelerini hesaplamıştı. Newton’un ölümü şüphesiz ki üzücü bir olaydı ancak sağlığında tüm makalelerinin ve kitaplarının yayımlanmış olması sevindiriciydi. 1687’de “Principia” adlı kitabı, 1704’de “Optikcs”i yayımlamıştı.* 

1727’de OSMANLI’YA MATBAA GİRDİ

Newton’un ölümüyle ilgisi olmayan bir olay tesadüfen 1727 yılında gerçekleşti. 1727 yılında Osmanlı’ya matbaa girdi. Newton’un ölümünün ve matbaanın Osmanlı’ya girişinin aynı yıl gerçekleştiğine daha önce dikkat etmemiştim. 

Matbaanın Osmanlı’ya girmesi sevindirici bir olaydı ancak bu olayın Avrupa’da matbaanın icadından 277 sene sonra olması ise üzüntü verici bir olaydı. Üstelik matbaa geleneklerimize uygun mudur tartışmaları arasında Osmanlı’da ilk kitap 1729 yılında basılabildi. Bu arada Uygurluların matbaası çoktan unutulmuştu.  

1757 MARİFETNAME

Erzurumlu İbrahim Hakkı Bey ki İbrahim Hakkı Hazretleri de denir, 1757’de “Marifetname” adlı ünlü ansiklopedik eserini yazmıştır. Bu eser astronomiden matematiğe, jeolojiden biyolojiye o gün bilinen tüm alanlardaki bilgileri kapsamaktadır. Ancak Osmanlı’nın Avrupa bilim dünyasıyla irtibatı olmadığı için olsa gerek bu eserde matematik kapsamında yalnızca dört işlemden söz edilmektedir. Toplama, çıkarma, çarpma, bölmenin nasıl yapılacağı anlatılmaktadır. İçinde türev, diferansiyel denklemler veya integral hesapları yoktur. Newton’a, Leibniz’e ve çağdaşlarına atıf yoktur.   

TARİHTE YENİLİK KARŞITLIĞI

Tarihteki yenilikler, özellikle teknolojik icatlar, başlangıçta küçük bir kesim tarafından ilgiyle karşılanırken büyük kesim bu yenilikten hoşlanmaz, eskiye bağlı kalmak ister. Bu konuda pek çok örnek vardır. 

1960’lı yıllarda çamaşır makinesi ülkemizde görülmeye başlamıştı. Üniversite mezunları dahil hemen tüm kadınların “Çamaşır makinede yıkanmaz, elle çitilemek gibi olur mu?” dediklerini hatırlıyorum. Kısa sürede çamaşırın makinede yıkanabileceğini herkes kavradı. 

Batı’da bisiklet ortaya çıktığında insanlar bu yeni icada “Şeytan aleti” dediler. Kadınlar İngiltere’de bir özgürlük ilanı olarak bisiklete binmeye başladıklarında, sokakta erkekler arkalarından “Evinize dönün, kocanızın yanına gidin” diye bağırdılar. Bizde ilk arabalar ortaya çıktığında “Günahtır, buna binilmez, denize atalım” diyenler oldu. 

IV. Murat zamanında Avrupalılar savaşlarda Osmanlı’yı zorlamaya başlamışlardı. Osmanlı birçok yönden duraklama içindeydi. IV. Murat bu duraklamanın ve başarısızlıkların nedenini akılcı bir şekilde araştırmak istedi. Araştırma görevini Koçi Bey’e verdi. Koçi Bey Anadolu’da ve Balkanlarda dolaştı, durumu inceledi, incelemelerini “Koçi Bey Risalesi” adıyla padişaha sundu. Sunduğu raporda devletin işleyişine ilişkin çok gerçekçi eleştirilerin yanı sıra Osmanlı’nın eski geleneklerine, göreneklerine yeterince bağlı kalmadığı bu yüzden askeri, ekonomik ve yönetimsel sorunların ortaya çıktığı yazılıydı. Koçi Bey Avrupa ülkelerinde inceleme yapmamıştı. Muhtemelen böyle bir şeye ihtiyaç duyulmamıştı. Bence Osmanlı’da önemli yönetimsel bozukluklar vardı ancak belirgin bir değişiklik, gerileme yoktu. Osmanlı bilimde ve teknolojide ilerlemiyordu. Avrupa ise pozitif bilimin hemen bütün dallarında, teknolojide ve eğitimde ileriye gidiyordu. Fark buydu.  

Osmanlı’da daha sonraki dönemlerde Avrupa’daki gibi askeri talim yapmaları istendiğinde Yeniçeriler buna karşı çıktılar, “Bizim talimimiz testiye kurşun atmak, keçeye pala çalmaktır” dediler.     

1760’larda Rus Donanması’nın Baltık Denizi’nden gelip Ege’de Osmanlı Donanması’na saldıracağı söylentisi çıktı. Osmanlı yöneticileri haritaya baktılar ve bunun mümkün olmadığına çünkü Baltık Denizi ile Ege arasında deniz yolu bulunmadığına karar verdiler. Baktıkları haritalar eskiydi. Rus Donanması geldi ve 1770’de Çeşme’de Osmanlı donanmasını yaktı. 

Bütün bunlar Don Kişot anne babalar gibi bir de Don Kişot toplumlar, yöneticiler olduğunu gösteriyor bize. Don Kişot’un niyeti iyiydi ancak eskinin esiriydi. Eskinin esiri olmak toplumları geri bırakır.    

Kaynakça

- Christianson, G. E. (2008). Isaac Newton: Bilimsel Devrim. Ankara: TÜBİTAK Yayınları.

İlgili Konular: #newton

Yazarın Son Yazıları

Köleleşme

Kölelik tarih boyunca zincirlerle ve kırbaçlarla kuruldu. Günümüzde ise tüketim alışkanlıkları, ve görünmez bağımlılıklar, özgürlük duygusunu yeniden sorgulatıyor. Kölelik düzenleri tarihe karışsa da modern yaşamın sunduğu konfor ve teknolojibireyi farkında olmadan yeni bağımlılık ilişkilerinin içine çekebiliyor.

Devamını Oku
05.07.2026
Ahlak eğitimi

Ahlak eğitimi

Devamını Oku
28.06.2026
Beyaz Zambaklar Ülkesinde

Günümüzde pek çok eğitimci, aydın Finlandiya’daki eğitim mucizesini görüp öğrenmek için Finlandiya’ya gidiyor. Bence gereksiz, görüp öğrensek bile ülkemizde uygulayamayız. Atatürk Finlandiya’daki şahlanışı anlatan “Beyaz Zambaklar Ülkesinde” isimli kitabı Türkçeye çevirtmiş ve askeri okullarda okunmasını istemişti. Biz Finlandiya eğitim sistemini 90 yıldır biliyoruz. Biliyoruz da hayata geçiremiyoruz.

Devamını Oku
21.06.2026
Ey Türk genci

Ey Türk genci

Devamını Oku
14.06.2026
‘Sarı Zarflar’

Nazi Almanyası’ndan Sovyetler Birliği’ne, McCarthy döneminden günümüze uzanan ortak bir hikâye: Düşünceleri nedeniyle hedef alınan insanlar. “Sarı Zarflar”, bu evrensel yarayı sinema diliyle yeniden hatırlatıyor.

Devamını Oku
07.06.2026
Dalkavukluk, dilencilik ve yalancılık

Dalkavukluk, dilencilik ve yalancılık yalnızca insana özgü davranışlar değil. Ancak insanı ayıran şey, bu eğilimleri ahlak ve bilinç süzgecinden geçirebilme sorumluluğu. Doğada sahte sinyal, yiyecek isteme ve çıkar için davranış değiştirme örnekleri var. İnsanda ise bu davranışlar dil, bilinç ve ahlakla birleşince çok daha karmaşık duruma geliyor.

Devamını Oku
31.05.2026