Olaylar Ve Görüşler

Aynı Hatalara Düşülmemeli - Prof. Dr. Cengiz KUDAY

30 Aralık 2020 Çarşamba

Culusvis hominis est errore, nullus nisl insiplentis errore perseverare.” Türkçesi, Yanılmak insana mahsus olsa da aptallar aynı hatayı yapmaya devam eder.”

Kasım ve aralık ayları doğada ağaçların budanma mevsimi olarak bilinir.

Yine gazetemizin 2. sayfasında 10.05.2019’da yayımlanan Budamam mı, sulamam mı?” başlıklı yazıyı kaleme almıştım.

1980 askeri darbe sonrası ilk günlerinde üniversitemize bir subay gönderilip bize bir bir brifing vermişti.

Özetle, Türkiye’yi bölgemizde dalları ve yaprakları çok ve çeşitli olan bir ulu ağaca benzetti. Benzetmede hata olmaz diyerek bu ağaç kurudukça sulanan, büyüdükçe ve dalları sağa sola uzanınca budanan bir ağaçtır, demiş ve ilave etmişti: Emperyalist güçler böyle bir değerlendirme içindedir.”

ABD için her zaman kendi milli çıkarları önceliklidir. Eski ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissenger, seneler sonra benim de bulunduğum bir ortamda bunu doğrular şekilde konuşmuş, Roma’dan daha güçlü bir imparatorluğun mensubu olduğunu, kendilerinin Ortadoğu’ya demokrasi götürdüklerini biraz alaycı bir tavırla söyledikten sonra gülerek Orada bir de Türkiye var, o da demokrasicilik oynuyor” demişti.

YİNE BUDAMAK İSTİYORLAR

Biz şu anda aralık ayındayız, şartlar budanabileceğimizi söylüyor ve bu bize kaba bir şekilde iletiliyor.

17 Aralık tarihli haberde görüyoruz ki Atina silahlanmak için bütçe artırdı. Yunanistan’ın savunma bütçesini 5 kat artırdığını, Fransa’dan 18 jet alacağını, bize verilmeyen F35’lerin de onlara verileceğini, bunun yanı sıra 4 yeni fırkateyn ve yeni denizaltılar, çeşitli askeri teçhizatı da ABD, İsrail, Almanya, Fransa ve diğer ülkelerden alacağını çeşitli kaynaklardan öğreniyoruz. Kendi ekonomik gücünün çok üstündeki bu harcamayı nasıl yapacağını merak ediyoruz.

Düne kadar dost saydığımız Körfez ülkeleri; Suudi Arabistan, Mısır ve hatta Filistin bile Yunanistan’la birlikte bir ittifakın içindedir. Yunanistan da olaylara kışkırtıcı biçimde yaklaşmaktadır. 

Yine Yunanistan’ın kıyılarımıza yakın, Türkiye’ye yakın adalara asker ve mühimmat yığdırdıklarını, bayrak diktiğini görüyoruz. Ege ve Akdeniz’de yabancı güçlerin teknolojik olanaklarını kullanarak gemilerimizi taciz ettiğini, uçaklarımızı güç durumlara soktuklarını da yabancı kaynaklardan öğreniyoruz.

Ne yapmak istiyorlar? Kısa süreli bir çatışma mı?

Yakın zamanda yaşanan bir başka olay da Azerbaycan-Ermenistan çatışması.

Ermenistan’ın Batı’ya yanaşmak isteyen birtakım idarecileri, Batı’nın gazıyla Azerbaycan’a hücum etti ve Rusya’nın onu koruyacağını ümit etti. Rusya da Ermenistan’ın burnunun sürtülmesini istiyordu, bunu da başardı. Bu örneği de düşününce kısa süreli de olsa Yunanistan üzerinden Türkiye’ye bir ders vermek istenebilir mi? Hamasetten tehlikelidir, hamasi söylemlerden uzak durmalı.

Ayrıca Yunan dostlarımıza bir hatırlatma yapmakta yarar var. 1919 15 Mayısı’nda yine Batılı dostların destekleri ile bir maceraya itildiler ve sonuç malum…

Yazımızın en başında dediğimiz gibi: Yanılmak insana mahsus olsa da aptallar aynı hatayı yapmaya devam eder.”

PROF. DR. CENGİZ KUDAY


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları