Olaylar Ve Görüşler

Geldikleri Gibi Gidecekler - Av. Erol ERTUĞRUL

20 Aralık 2020 Pazar

Mersin Şehir Hastanesi’nde bir hastaya takılı sonda erkek hemşire yok diyerek dört saat çıkarılmıyor. Neden diye sorulduğunda Caiz değildir” deniliyor. Genelkurmay Başkanlığı’na bağlı GATA, bugün Sağlık Bakanlığı’na bağlanmış, tarikatçıların ellerine bırakılmıştır.

Yakın geçmişte başhekim yardımcılığına kadar yükselen bir doktor medeni yasaya, çağdaş yaşama savaş açmış, korkusuzca çağdışı düşüncelerini paylaşmıştır. Aslında bu olay buzdağının görünen yanıdır. Sağlık Bakanlığı’nın bir tarikatın elinde olduğu bilinen bir gerçektir.

Aydın İmam Hatip Lisesi’nde üç öğrenci derse sarık ve şalvarla girmiş, kadın öğretmeni tehdit etmiş, Bunların dedeleri bizim dedelerimizi kesti” demiştir. Bütçe görüşmelerinde bir AKP milletvekili “Şeriat bizim hukukumuzdur” diyor.

TARİKATLAR KAPATILMALIDIR

Tarikatlar, cemaatler güzel yurdumuzu sarmıştır. Milyonlarca öğrenci tarikatların elindedir. Erkek çocuklara tecavüz, kız çocuklara tecavüz günlük olaylar haline gelmiştir. Yakın geçmişte AKP’li bir bakan Ensar Vakfı’nın bir yurdunda bir tecavüz olayını küçümsemek için Bir defayla bir şey olmaz, büyütmemek gerekir” demişti. Bir tarikat şeyhi 12 yaşında bir kız çocuğuna olmadık şeyler yapıyor.

Başka bir tarikatta kadınlar Sorunlarınızı çözeceğiz” denilerek tacize uğruyorlar. Bir başka tarikatta bazı erkekler eşlerini getirip şeyhe teslim ediyorlar. 18 yıllık AKP yönetiminde güzel yurdumuzun getirildiği nokta burasıdır. En önemli kurum Diyanet İşleri Başkanlığı olmuştur. Kurumun bütçesi yedi bakanlığın bütçesini geçmiştir. Atatürk’ün kurduğu bu kurum, Atatürk’e düşmanlık yapmaktadır.

Diyanet İşleri Başkanı hiç utanıp sıkılmadan elinde kılıçla Ayasofya’da Atatürk’e lanet okumuştur. Heybeliada Sanatoryumu kapatılmış Diyanet’e verilmiştir. Bu kadar parayı bu kadar olanağı Diyanet ne yapacaktır? Her hastaneye bir imam atanmaktadır. Tarikatlar kapatılmalıdır” denilirken, birileri tarikatların denetim altına alınmalarını istiyor.

Uygarlık ve bilim düşmanı kaynakları nasıl denetim altına alacaksınız? Tarikatların yaygınlaşmasına, güçlenmesine neden olan AKP’dir. Tüm tarikatlar kapatılmalıdır. Devletin hukuk tanımadığı yerde tarikatlar çığ gibi yayılmaktadır.

YARGIYA AÇIK ÇAĞRI

1925 yılında Mustafa Kemal Atatürk’ün Kastamonu’da söylediği Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler ülkesi olamaz. En geçerli tarikat uygarlıktır, bilimden uygarlıktan başka bir yerde çare aramak aymazlıktır” sözleri unutulmamalıdır.

Tek adam sistemi her açıdan ülkemizi çıkmazlara sokmuştur. Ülkemiz hızla bir Ortadoğu ülkesi olma yolundadır. Her alanda baskı için yargı kullanılmaktadır. Gazeteciler hapistedir. Herkes korkuyor. Hiçbir hukuki kural yoktur. TBMM etkisizleştirilmiştir. Bakanlar kurulu seçilmişlerden değil, atanmışlardan oluşmuştur. Yolsuzluklar tepe noktasına varmıştır. Sayıştay raporlarına göre her kurumda devlet milyonlarca lira zarara uğratılmıştır.

Yabancı paranın her gün çılgınca artışı karşısında damat Maliye Bakanı kargaları bile güldürecek bir biçimde Artan döviz beni ilgilendirmiyor” demiş sonra da görevinden çekilmiştir. Damadın bozuk bir Türkçe ile yazılmış dilekçesi bir din adamının dilekçesi gibidir.

Damattan kurtulmak yetmez, AKP’den kurtulmak gerekmektedir. Saray’ın günlük harcamaları on milyon TL’yi geçmiştir. Bu durumda Erdoğan yoksullara sabır önermektedir. Kendileri görülmemiş bir saltanat ve varlık içinde yaşarken halkın sıkıntıları onlara vız geliyor.

Dışişleri’ne meslekten yetişmiş gerçek diplomatlar değil, AKP’li yandaşlar atanıyor. Tüm dünyada yalnızlaştık. Bunun sonucu olarak uluslararası sularda bir gemimiz Alman savaş gemisi tarafından durdurulup aranıyor.

Personel gözaltına alınıyor. Bu olay ülke olarak önemsenmediğimizin kanıtıdır. İzmir depreminde çürük binalar onlarca vatandaşımızın canını almıştır. Hiçbir önlem alınmıyor. Erdoğan hukuk reformundan söz ediyor. Tam bir aldatmaca. Cumhuriyet gazetesine art arda ilan kesme cezaları veriliyor. Hukuk yok. Erdoğan yargıya açık-kapalı talimatlar veriyor. Bir mafya lideri Kılıçdaroğlu’nu tehdit ediyor. Yönetim destek veriyor.

ONARMAK ZAMAN ALACAK

Ulusal bayramlar türlü nedenlerle kutlanmıyor. Lozan kutlanmıyor. Geçen yıllarda 23 Nisan’ı unutturmak için Arap ülkelerinde bile olmayan kutlu doğum haftası” diye bir şey uydurmuşlardı. Bu yıl 30 Ağustos’u unutturmak için Malazgirt ve Alparslan’ı öne çıkarmaya çalıştılar.

Koronanın insanlarımızı yok ettiği dönemde halka yalanlar söyleniyor, gerekli önlemler alınmıyor. Can kayıpları her gün artıyor. Aşıda tam bir karmaşa yaşanıyor. Yeterli aşı sağlanamamış. Baroların genel kurulları salgın gerekçesiyle hukuka aykırı olarak engellenmiştir. İkinci baroya imza vermeleri için Ankara’da kamu avukatları sürgün ile tehdit edilmektedirler.

Geldikleri gibi gidecekler. Yıktıklarını yapmak ise zaman alacaktır.

AV. EROL ERTUĞRUL


Yazarın Son Yazıları