10 yıl içinde yüzde 41 artış: Silahlanmanın boyutları
Orhan Bursalı
Son Köşe Yazıları

10 yıl içinde yüzde 41 artış: Silahlanmanın boyutları

14.07.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Dedik ki ülkelerde demokrasi gerilerken askeri harcamalar artıyor, otoriter rejimler güçleniyor ve savaş şirketleri görülmemiş kârlar elde ediyor ve halk yoksullaşıyor. Hepsi rekor düzeyde! Demek ortak kaldıraçları var.

Ortak kaldıraç nedir sizce?

Şüphesiz kapitalizmin “yenilikçi teknolojileri” geliştirmek, buna uygun hammaddelere ulaşmak, rakiplerinin hayat alanlarını sınırlamak veya kendi hayat alanını genişletmek ihtiyacı.

Tek kutuplu dünyanın sona ermesi; iki, üç kutuplu bölgelerin oluşması, her açıdan yeni bir saflaşmayı öne çıkardı. Egemen pozisyonlar sarsıldı.

Jeopolitik gerilimler sadece devletlerarası bir güç mücadelesi değil, aynı zamanda küresel kaynakların dağılımını ve yönetim biçimlerini değiştiren ekonomik bir çark ve bu çarkın en büyük eşlikçisi ise savunma/silah sanayisi. Silah sanayisinde öne çıkan ülkeler de yeni küçük güç odakları oluşturarak yeni jeostratejik ayarlamalara neden oluyor. Türkiye burada tipik bir örnek.

2 TRİLYON 887 MİLYAR DOLAR 

Geleceğe yönelik alınmakta olan güç pozisyonları sonucu, küresel askeri harcamalar son 10 yılda (2016-2025 yılları arasında) reel olarak tam yüzde 41 oranında artarak tarihi bir zirveye ulaştı.

Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI) verilerine göre, 11 yıldır üst üste aralıksız büyüyen dünya askeri harcamaları, 2025 yılı sonu itibarıyla 2 trilyon 887 milyar dolarla tüm zamanların en yüksek seviyesini gördü. Bu devasa harcama, küresel gayri safi yurtiçi hasılanın (GSYH) yüzde 2.5’ine denk gelmekte.

Bu küresel silahlanma harcamalarını yakından izleriz, bize yakın ve orta gelecek konusunda muhtemel gelişmeler konusunda fikir verir; anımsıyorum, bu harcamalar 1.7 trilyon dolara yükseldiğinde ciddi analizlere konu olmuştu.

AVRUPA’DA LİDER EKSİKLİĞİ 

Rusya’nın Ukrayna’yı işgali nedeniyle ABD, Avrupa’ya sizleri savunmayacağım, harcamalarınızı artırın diye 2 yıldır bastırıyor.

Ankara toplantısı bu baskı karşısında sonuç verdi ve savunma harcamaları yüzde 5’e çıkarılacak.

Aslında Avrupa, Rusya ile savaş ihtimalini değil de barış olasılığını dikkate alacak ve tüm politikaları tersyüz edecek güçlü politik liderler eksikliğinin sancısını yaşıyor.

Bunun bedelini de ülkelerinde merkez partilerin zayıflaması ve otoriter aşırı sağ partilerin yükselişiyle ödüyor.

Çünkü günü kurtarma politikaları asla sonuç vermiyor; Amerikan savunma şemsiyesi altında elde ettiği refahın tehlikeye girmesi, aşırı sağcıların göçmenleri bahane etmesine neden oluyor. Bir 5-10 yıl içinde merkez partilerin ikinci üçüncü parti pozisyonlarına inme olasılığı çok yüksek.

Fransa ve Almanya devrilme aşamasında. Merkez partiler, ortalığı heyecan, gerilim ve yeni kamplaşmalar sarmışken “Ve Durgun Akardı Don” kitap başlığına uygun romantik seyirci rolündeler.

PSİKOLOJİK EŞİKLER AŞILIYOR 

NATO ülkeleri bu yılki projeksiyonlara göre 1 trilyon 809 milyar doları aşacak.

NATO’nun toplam harcamalarının yaklaşık yüzde 57’sini tek başına üstlenen ABD’nin savunma bütçesi, 2026 yılında ilk kez psikolojik sınır olan 1 trilyon 32 milyar dolara tırmanıyor.

Ukrayna’daki çatışmaların etkisiyle Rusya savunma harcamalarını GSYH’sinin yüzde 7.5’ine, yani yıllık tahmini 190 milyar dolara (bütçesinin yaklaşık yüzde 40’ına) yükselterek tamamen bir savaş ekonomisine geçti. Gerilimin en yoğun olduğu Ukrayna’da askeri harcamalar, ülkenin GSYH’sinin tam yüzde 40’ını yutuyor (yaklaşık 84.1 milyar dolar).  

ÇİN DE TETİKLEDİ 

Son 10 yılda, Çin dünyada hemen her alanda yüksek pozisyonlar için yükselen yeni bir oyuncu olarak askeri harcamaların artmasında bir etken oldu. Bu kümülatif olarak rakiplerin de harcamalarının artmasını tetikledi. Çin, BD’nin savunmasını Pasifik’e kaydırmasına yanıt olarak askeri harcamalarını yıllık 336 milyar dolar tahminine ulaştırdı. Asya-Pasifik’te Tayvan (yüzde 12) ve Endonezya (yüzde 6) pay ayırdı.

Bu silahlanmanın bedelini halklar ödüyor, acısını çekiyor. Yine böyle dramatik bir dünyaya evriliyoruz. Son bir yazı gelecek...

Yazarın Son Yazıları

Su yosununu incelemek Tıp Nobeli getirdi

Ne yazacağım ki kütük adamlar üzerine.

Devamını Oku
08.10.2026
‘Eyalet sistemine geçebiliriz’

Arşiv unutmaz derler ya, epey süre önce kupür kesip saklama alışkanlığım vardı, birikmiş kupürleri temizlerken yukarıdaki gazete kesiği elime geçti.

Devamını Oku
06.10.2026
Toplum vicdanı, AKP içinde ne kadar yankı buluyor?

AKP iktidarının toplum içinde karşılığı nedir?

Devamını Oku
05.10.2026
Ayıbı gizleme... ‘Fatma Hanım yalnız değildir!’ sloganına destek

Ülke en büyük finansal soygununu yaşıyor.

Devamını Oku
04.10.2026
‘Bizim adamımız sistemi’, çıkar ağları parçalanmalı

Cumhurbaşkanı “Dışarıdan gelecek olumlu eleştirilere de açığız” sözlerini birkaç kez sarf etti.

Devamını Oku
01.10.2026
Deniz Göktaş’ın mizahının gücü ve geçmiş

Mizah, doğası gereği gücü sorgular; trajikomik ortam, karar uygulama ve durumlardan çok güçlü kahkahalar üretir.

Devamını Oku
29.09.2026
Bir mucize yükseliş ve çöküş

AKP döneminde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne elektronik mühendisi olarak girmiş...

Devamını Oku
28.09.2026
Sayın adalet bakanı, savcıları, SPK sistemi ve Mehmet Şimşek...

Sayın Bakan...

Devamını Oku
27.09.2026
Yavaş Cumhurbaşkanlığı adaylığı kapısından girdi

Mansur Yavaş CHP üyeliğinden istifa ederek çok önemli bir adım attı Cumhurbaşkanlığı adaylığı için.

Devamını Oku
24.09.2026
Sermayeye ve soyguncuya emekten ve milletten büyük servet transfer

AKP döneminde çöküşü nas politikasıyla başlatmak yanlış olur.

Devamını Oku
22.09.2026
Bugünkü mülksüzleştirmenin zorbalık ve darbelerle başlangıcı

Prof. Erinç Yeldan, Habertürk’te Eren Eğilmez’in programında, emek üzerindeki sömürünün 1980’den itibaren nasıl katlanarak arttığını anlatıyordu.

Devamını Oku
21.09.2026
Fon soygunu nasıl işliyor, soymaya devam mı?

Şüphesiz ayrıntılar önemlidir.

Devamını Oku
20.09.2026
Okurlardan anlamlı katkılar

Bazen ihmal ediyorum okurları, aslında çok güzel katkı ve paylaşım yapıyorlar.

Devamını Oku
17.09.2026
Mansur Yavaş spekülasyonları üzerine

Aslında ben de bu yazıyı yazmamalıydım.

Devamını Oku
14.09.2026
‘Parti devleti’ işbaşında, siyasi propaganda içinde mi?

Liberal görüşlü arkadaşımla sohbet ediyoruz.

Devamını Oku
13.09.2026
Üsküdar: Bir dönem bitti, yeni dönem başladı

Üsküdar, bir buçuk yıldır muhalif belediyelere karşı tezgâhlanan operasyonların amacının çok net olarak iktidar tarafından ilan edildiği ilçe oldu.

Devamını Oku
10.09.2026
‘Atı alan Üsküdar’ı geçti’nin yeni versiyonu

Kör gözüm parmağına, deyimi çetrefillidir.

Devamını Oku
08.09.2026
Ümmet mi millet mi? Av kim, avcı kim?

“Kürt meselesi” çözümleri çerçevesinde bugün tartışılan konular, aslında 2013’te tartışılmıştı.

Devamını Oku
07.09.2026
Bir ‘kırmızı perşembe’ olayı üzerine

Silivri Cezaevi’nin yeni yapılan devasa salonundayım, arkadaşlara soruyorum, heyet nerede, diye.

Devamını Oku
06.09.2026
Bir insan ölünce her şey mi ölür?

Bakın doğum kaderde yok ama ölüm herkesin kaderinde var.

Devamını Oku
03.09.2026
Yeni anayasa mı, hülle hazırlığı mı, yoksa salt değişiklik mi...

Cumhurbaşkanının masasında incelenmekte olan bir anayasa taslağı olduğu kulis haberlerini okuyoruz.

Devamını Oku
01.09.2026
Çık bakalım çıkabilirsen, büyük lafın yeri yok

Hukukçu Mehmet Uçum’un demokrasiyi savunduğu, haksızlıklara karşı çıktığı, adaletsizlikleri eleştirdiği, anayasanın pek çok maddesinin, uygulanmamasını gündem yaptığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin özellikle Türkiye’de büyük adaletsizliklere, haksızlıklara uğramış kişiler hakkında verdiği kararların uygulanmasını savunduğu vb. görülmemiştir.

Devamını Oku
31.08.2026
Büyük bir yürekle kuruldu Türkiye... Koskoca bir cesaret ve inançla...

Kazanacağız yüreğiyle...

Devamını Oku
30.08.2026
‘Nasıl da yırttık, tam yırttık, şerefe arkadaşlar!’

Siyasal yargılamada işin doğasına uygun mahkemeler kurulur.

Devamını Oku
27.08.2026
Ar-Ge 1.7: Teknoloji alanında ihracat 56 milyar dolar

2026 Bilim ve Teknoloji Göstergeleri raporuna göre Türkiye’nin Ar-Ge harcamaları son yirmi yılda istikrarlı biçimde arttı.

Devamını Oku
25.08.2026
Bir trilyon dolarlık büyük yarış

Bu yarış başka. Ar-Ge yarışı.

Devamını Oku
24.08.2026
Oyyy Rize! Haydi gidelim haydi!

Mademki Özgür Özel Rize’de geniş bir kucaklaşma ile karşılandı, fırsat bu fırsat iki hafta önceki Rize gezimizi yazayım.

Devamını Oku
23.08.2026
Transferler: Büyük bir çaresizliğin dışavurumu mu, psikolojik tedavi mi

En çarpıcısı Eceabat’ta gerçekleşti: AKP’nin adayı belediye seçimlerinde 153 oy almıştı.

Devamını Oku
20.08.2026
Herkes yapıyor, başım kel mi ortamı...

Çok tartışılan bir konu. Tam bir transfer sezonunda yaşıyoruz.

Devamını Oku
18.08.2026
İki ayrı program, iki plan ve ayrı gelecek mi var?

Dünkü yazımda, Kürt hareketinin (siyasi veya askeri), çerçeve yasa ve sonrası için alabildiğine konuşur, program ve beklentilerini açıklarken, AKP iktidarının ise alabildiğine bu konularda sustuğunu DEM-İmralı açıklamalarına zerre yanıt vermediğini anımsatmıştım.

Devamını Oku
17.08.2026
İktidar susarken, DEM’liler gerçeği mi söylüyor?

Silahlar sussun! Tabii ki, şüphesiz! Artık PKK savaşmayacak! Ne güzel!

Devamını Oku
16.08.2026
YENİ Parti: Riski mi azalttı? Yoksa artırdı mı? Verileri görelim

Şüphesiz çerçeve yasa konusunda YENİ Parti’nin ikili siyaseti seçmen nezdinde “partiyi kurtarıcı” mı oldu?

Devamını Oku
13.08.2026
YENİ Parti’nin tartışması gereken temel soru üzerine

Çerçeve yasa üzerine yazıyorum 3-4 yazıdır.

Devamını Oku
11.08.2026
Demokrasi, hak ve özgürlükler mi, Kürt ayrılıkçılığı mı?

İktidar YENİ Parti’yi giderek daha çok kıskaç altına alıyor ve alacak da.

Devamını Oku
10.08.2026
Seçim ittifakları kesin belirlendi... Ne yapmalı?

DEM Parti, CHP’ye mi saldırmaya yöneldi?

Devamını Oku
09.08.2026
Ülkenin önü açılıyor mu, kapanıyor mu, çerçeveden sonra nereye

İsim şu: “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi.”

Devamını Oku
06.08.2026
İmralı Cumhuriyeti yeniden kuruyor, bu kez ‘demokratik’

AKP liderliği ve hükümeti biliyor, İmralı biliyor belki de onayına sunuldu, (PKK’nin de bilgi sahibi olduğunu reddedemeyiz), DEM’liler haydi haydi biliyor.

Devamını Oku
04.08.2026
Korku iklimi, CHP’li belediyeler ve ahlakın sıfırlanması

Yoğun bir siyasi korku iklimi içinde yaşıyoruz.

Devamını Oku
03.08.2026
Cem Küçük neden tutuklandı? Bu bir iç kavga mı?

Hayır tabii ki. Cem Küçük tutuklandı.

Devamını Oku
02.08.2026
Yargıtay butlan kararından tedbiri kaldırırsa...

Bu serinin son yazısı.

Devamını Oku
28.07.2026