PKK savaşı: Dünün ve bugünün farkları

20 Ağustos 2015 Perşembe

PKK ile savaş yeniden 1990’lı yıllara döndü.
Bugünün dünden farkları nedir diye bir soru soralım:
• PKK, bu kez daha silahlı, daha donanımlı, daha örgütlü, daha deneyimli, daha çok destekçi kazanmış, daha büyük bir kamuoyu yapıcıyı sözcüsü kılmış durumda...
• HDP’yi Meclis’e sokan büyük desteğin kendisine koruyucu bir kalkan olabileceğini hesap etmiş...
• Çözüm sürecini kent-ilçe vb. örgütlenmeleriyle kullanmış, kitlesel irili ufaklı ayaklanmalar ve çatışmalar için de örgütlenmesini tamamlamış... Bunun provalarını da gerçekleştirmiş...
• Kobani’yi ülke çapında kahramanlaştırarak büyük bir efsane haline getirmiş, buradan büyük bir enerji devşirmiş...
• Çözüm sürecinde AKP iktidarını iyi öğrenmiş, ataletini kullanmış, iktidarın hiçbir şeyini kabul etmemenin özgüveni ile politika izlemiş ve izliyor...
• Bu çözüm sürecinde hiçbir taviz vermemiş ve hiçbir hedefinden vazgeçmemiş, görevlerinden sapmamış...
• Ama çözüm süreci içinde bu hedeflerini Kürt bölgelerinde adım adım uygulamaya koymayı sürdürmüş...
• Yani bu süreç içinde kendi özyönetim modellerini geliştirmiş, bunları yazmış çizmiş ve Kürt bölgelerinde hayata geçirmeye başlamış...
• 90 sonrası Kürt gençlerini devşirmiş ve militan olarak hazırlamış...
• Kobani’de IŞİD’e karşı ulusal ve uluslararası bir destek kazanmış... ABD ve Batı’nın bu desteğini Suriye Kürtleri perdesi altında sürdürme meşruluğu altında edinmiş... Gerekli silahları almış...
Ve buna benzer daha pek çok “kazanç”larını ekleyebileceğimiz bir örgüt yapısı var.

PKK devleti perspektifi
Net fotoğrafı görmek gerek, PKK’nin, içinde bulunduğumuz süreçte hedefi de değişime uğradı. Kobani PKK için bir milattır. Bir PKK devleti perspektifi fotoğraflaştı, elle tutulur hale geldi.
Suriye kesin 3 parçaya bölünecektir. Bu bir Amerikan planıdır, kökleri taa 1990’lara dayanan. Amerika’nın ünlü politikacısı, şimdi 90 yaşına merdiven dayayan Brzezinski, ABD’nin Rusya ve Çin’e karşı yeni savunma/savaş stratejilerini yazarken bölünme planlarını ortaya koymuştu; Beyaz Saray ve Pentagon’un stratejilerine destek veren düşünce kuruluşlarında benzer görüşler yer aldı. Ve bütün süreç bu plana göre gelişiyor.
Bir Esad-Şii (IŞİD) ve Kürt bölgesi olarak Suriye tasarlanıyor.
Kürt bölgesi, PKK bölgesidir aynı zamanda. Barzani ile anlaşması mümkün olmayan PKK için, artık Suriye Kürdistan’ı bir perspektif devlettir. PKK’nin anayurdu artık orasıdır. Ama Türkiye’nin Güneydoğusu ve Doğu Anadolusu da, bu devlet modelinin ana toprakları olacaktır. Böylece bölgemizde ikince Kürt devletinin doğurulmasının savaşı veriliyor.
RTE için çözüm masasını tekmelemek aslında PKK’nin geldiği noktada, başlatmaya hazır olduğu savaş için bahane olduğu güçlü bir fikir olarak ileri sürülebilir.
PKK-PYD/ ABD ittifakı Suriye’de devrede. Bir işbirliği askeri alanda her açıdan sürüyor. ABD’nin IŞİD’e karşı savaşı, aynı zamanda Suriye’yi bölme planlarının parçasıdır. Bu savaşta Suriye Kürdistanı da doğuyor. Emperyalizm desteğinde. PKK bu doğuşun Türkiye kısmını (onlara göre Kuzey Kürdistan) kotarmak için kolları sıvadı. Bir bütünleşik savaşın iki parçası.

ABD’nin hiç acelesi yok
ABD olayları küçük müdahalelerle, uçaklarla, bombalarla hedefine doğru iteliyor. Kontrollü olarak. Ara verebilir, ortaya çıkan yeni olasılıklara göre planlarında değişiklikler yapabilir, ama sonuçta hedefte büyük değişiklikler olmaz.
AKP küçük politikacıların esiri halinde bir iktidar yapısıdır. Çözüm sürecini gerçek ve ülkenin yararına bir raya oturtamadığı, bir sonuca ulaştıramadığı gibi, ülkenin parçalanmışlığını daha da hızlandırıcı seçim politikalarının içine batmış durumdadır.
“Parti”, bir birim, bir kısım/ taraf anlamına gelir. “Parti”ler, sürekli kendi çıkarları doğrultusunda hareket ettiklerinde, çok önemli dönemeçlerde ülkenin- ulusun zararına çalışır duruma gelirler. Ortak çıkarlarda birleştirecek bir şey yoktur onlar için.
AKP’yi yöneten aklın, ülkeyi getirdiği noktayı yaşıyoruz.  


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları