Derdimiz Gazete Adları...

04 Mayıs 2013 Cumartesi

Bu yazıyı 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Gününde yazıyorum.

\n

Türkiye, tutuklu gazeteci sayısı bakımından bugün de birinciliği kaptırmamış durumda.

\n

Hapisteki 62 gazeteciye, ifade özgürlüğünü sınırlayan yasa maddeleri ve otosansürü zorunlu kılan tehdit ve söylemler de eklenince Türkiyenin konumu yine değişmedi.

\n

Uluslararası örgütlerin yaptıkları sıralama Türkiyeyi Afrika, Ortadoğu ve Asyadaki çakma demokrasi ülkeleri ile ya eşdeğerde ya da bir parmak üstünde gösteriyor.

\n

Ülkede üfürmeyle oluşturulan barış rüzgârlarına karşın ifade özgürlüğünde iyileştirmenin 5 yıl öteye atıldığını Adalet Bakanı Erginin açıklamasından öğrenmiş bulunuyoruz.

\n

Artık hiç olmazsa elimizde bir tarih var!

\n

***

\n

İddiaya göre başta Cumhuriyet ve Türkiye olmak üzere adında Türk sözcüğü geçen gazeteler adlarını kullanamayacaklarmış.

\n

Hemen söyleyeyim. Korkulacak bir durum söz konusu değil.

\n

Elimizde kapı gibi iki yasa var ve bu durumu Nazlı Ilıcakın siyasal etkinliğine borçluyuz!

\n

***

\n

Rahmetli Kemal Ilıcak, sahibi olduğu Tercüman gazetesinin isim hakkını Karamehmet Grubuna satmıştı.

\n

Vârisleri Tercümanı yeniden yayımlamak üzere kızının adına bir şirket kurup hazırlıklara başladılar.

\n

Bunun üzerine Karamehmet Grubu, apar topar denilecek biçimde kimi Tercümanda çalışmış meslektaşlarımızla kendi Tercümanını yayımlamaya başladı.

\n

Böylece iki Tercüman gazetesi oldu.

\n

Karamehmet Grubu el atmanın önlenmesi için yargıya başvurdu.

\n

Türk Patent Enstitüsü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Yasaya göre imtiyaz sahibi yayına ara vermişse isim hakkını 5 yıl süreyle koruyordu. Karamehmetlerin süresi dolmamıştı. Daha 2.5 yıla yakın bir süreleri vardı. Ilıcaklar davayı kaybedeceklerdi. Ne olduysa oldu. 6 Kasım 2003te kabul edilen 5000 sayılı yasanın 31inci maddesiyle bu süre üç yıla indirildi ve maddeye şu bölüm eklendi:

\n

Bu kanunun yürürlük tarihinde 5680 sayılı kanun gereği mevkute (süreli yayın) neşredenler 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname gereği mevkute neşretmekten alıkonulamazlar.

\n

Ardından sıra, bu değişikliğe uyum sağlama gerekçesiyle Basın Yasasının 9uncu maddesinin değiştirilmesine geldi. 9 Haziran 2004 günü kabul edilen 5187 sayılı Basın Yasası da Patent Yasasıyla uyumlu duruma getirildi.

\n

***

\n

Önceki Basın Yasasına göre gazete yayımlayacak olanlar beyannamelerini il merkezinde iseler vilayete, ilçelerde kaymakamlıklara veriyor ve isim hakları o idare çevresiyle sınırlı oluyordu.

\n

5187 sayılı yasa, beyannamelerin ilgili savcılıklara verilmesi ve isim haklarının Türkiye kapsamında geçerli olacağı ilkesini de getirdi. Yasaya göre isimler, beyannamenin savcılık tarafından kabul edilmesiyle tescil ediliyor ve bununla kalmayarak, andığım kanun hükmünde kararname uyarınca koruma altına alınıyor.

\n

Basın Yasasının amaç maddesinde Bu kanun basılmış eserlerin basımını ve yayımını kapsar yazmakta oluşu da işin bir başka yanıdır.

\n

***

\n

Basın Özgürlüğü Ödülü de bulunan gazeteci Nazlı Ilıcak, medya ile ilişkisini Cumhuriyete ilişkin dedikoduları köşesine taşımakla sınırlamayıp Tercüman Olayını da aydınlatsa, basın tarihine de önemli bir katkıda bulunmuş olur, diye düşünüyorum.

\n

Yazarın Son Yazıları

Kurtarıcı... 14 Eylül 2017
Gazeteciyi Kim Öldürdü? 17 Haziran 2017