Cumhuriyet gazetesi
Özdemir İnce
Son Köşe Yazıları

Cumhuriyet gazetesi

13.03.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Cumhuriyet gazetesine yazan (yazabilen) bir yazar olmasaydım şu anda kesinlikle Mazhar Osman’da olurdum. Mazhar Osman Usman, Türkiye’de modern psikiyatrinin öncüsü, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nin kurucusu ve Yeşilay’ın ilk genel başkanıydı. 1920’de, işgal yıllarının zorlu koşullarında kurulan Yeşilay’ı, tam 25 yıl boyunca bizzat yönetti. 

Yani köprü altında, hâneberdûş ölmesem tımarhanede olurdum! 

Bana basın dünyasının, özellikle de Cumhuriyet gazetesinin genç yazar ve çalışanları “emmi” (amca) derler ki benim için son derece önemli ve çok değerli bir unvandır. 

Çok yılllar önce Ülker ablanızla birlikte Pera Palas Oteli’nın tuvaletinden çıkmış merdivenle aşağı salona inmekteydik. Birkaç basamak aşağıdan tanımadığım biri “İşte en sevdiğim adam!” diye bağırdı. 

Ben arkama baktım. 

Adam, “Arkana bakma ben sana sesleniyorum. Ben İlhan Selçuk” dedi. 

Kucaklaştık. 

Ardından “Bir gün bana mutlaka uğramalısın!” dedi. 

Adamcağız, Özdemir İnce denen hırtoya “Bir gün uğra!” denmeyeceğini nereden bilsin. Bana “Şu gün, şu saatte Cumhuriyet gazetesine gel” demeliydi. Ama ben henüz “Babıâli jargonu”ndan habersiz bir adamdım. Ve herhangi bir gün Cumhuriyet gazetesine gidip İlhan Selçuk’a uğramadım. Ama o bazı yemek ve toplantılarda beni hep sağ yanına oturttu ama hiçbir zaman “Gel bizim gazetede yaz” demedi. O sırada ben Hürriyet gazetesinde ve Yeni Düşün gibi edebiyat dergilerinde Türkiye’nin alışık olmadığı yazılar yazıyordum. Yazılarım başkalarının yazdığı yazılara benzemiyordu. Çünkü ben Fransızlaşmış bir Türk (!) idim. Ve zaten Fransızlar da bana “Un français turcophone” demekteydiler: Türkçe konuşan, Türkçe yazan ve belki de “Türkleşmiş bir Fransız”

Yıllar sonra bana “Gel Cumhuriyet’te yaz” diyen değerli dostum, Cumhuriyet Vakfı Başkanı Alev Coşkun oldu. Hürriyet gazetesinde yayımlanan yazılarımı Cumhuriyet’te kitaplaştıran da odur. Vakıf yönetimine karşı açtığı davayı kazanırsa ertesi gün gazetede yazmaya başlayacaktım. Ne mutlu ki öyle oldu! 

Bu tanımlamalar o zaman da şimdi doğrudur. Ben Türkleşmiş bir Fransızım. Çünkü kafam ve kalemim Kartezyen (Dekartçı: “Descartes”çı) felsefeye göre çalışır. Buna daha sonra Kant yöntemi de eklendi. Bu özellik ve niteliğimi Gazi Eğitim Enstitüsü ve daha sonra Paris’te Sorbonne Üniversitesi’ne bağlı Yabancı Ülkelerde Fransızca Öğretmenleri Enstitüsü’nde (L’Institue des professeurs de français à l’Etranger) gördüğüm öğrenime ve daha sonra Fransız hükümetinin verdiği karşılıksız burslara borçluyum. İçinde bir ana-baba ve beş çocuğun yaşadığı 20-25 metrekarelik bir odadan çıkan bir mucize. Oysa ve çünkü benim geçmişimi bilmeyenler benim bir büyük burjuva aileden geldiğimi sanırlar. Oysa benim 12 yaşımda başladığım fabrika işçiliğinde sigorta numaram 418665’tir. Bu 418665 yakında yayımlanacak bir kitabımın adı olacak. 

Yukarıda yazdıklarımı lütfen soğuk karşılamayın. Yazdıklarım gelecekte yazılacak özyaşam öyküm için temel bilgiler olacaktır. 

En rahat edebiyat dergilerinde yazdım. O dergilerde neler yazmadım ki... Edebiyat ve siyaset için gerekli temel bilgiler. Onlar geleceğe kalması kesin olarak kitaplarda yer aldılar: Şiir ve Gerçeklik, Tabula Rasa, Yazınsal Söylem Üzerine, Şiirde Devrim, Edebiyat ve Siyaset Olarak Hayat ve ötekiler... Hepsi yazarına bir üniversitede kürsü verdirecek kitaplar. Ülkemizde bu tür ve bu düzeyde kitap yayımlamış kaç profesör ve doçent var acaba? Alçakgönüllü olmaya hiç mi hiç niyetim yok. Bilimi ve sanatı sokağa çıkarmayı düşünmeyen ve beceremeyen “kadrolu ve unvanlı” memurlara ne diyeyim ben! 

2000-2012 yıllarında Ertuğrul Özkök sayesinde Hürriyet gazetesinde yazmaya başladım. Ama biliyorum ki orada tıpkı topuktaki bir diken gibiydim. Hürriyet gazetesinde yazdığım dönemde bana katlanan Aydın Doğan ve Vuslat Sabancı’ya minnet duygularımı açıklamak benim için bir ahlak sorunudur. Yıllar sonra bir toplantıda karşılaştığım Aydın Doğan, “Ben bu adamın yazılarına hiç karışmamışımdır” demiştir. 

Şu anda Cumhuriyet’ten başka hiçbir gazete benim yazılarımı bedava olsa da yayımlamaz. Cumhuriyet gazetesi beni alkolik olmaktan ve köprü altında zıbarmaktan kurtarmıştır. Bunun ve bunların her bakımdan bilinmesi gerek. Ahlaki bir zorunluluk! 

Şairliği, yazarlığı, çevirmenliği, kendim için, Cumhuriyet gazetesinde yazmayı toplumsal ve tarihsel açıdan kaçınılmaz bir zorunluluk olarak görüyorum. 

Ellerinden öperim Cumhuriyet gazetesi!

İlgili Konular: #Cumhuriyet Gazetesi

Yazarın Son Yazıları

Cumhuriyet gazetesi

Cumhuriyet gazetesine yazan (yazabilen) bir yazar olmasaydım şu anda kesinlikle Mazhar Osman’da olurdum.

Devamını Oku
13.03.2026
Türkolog Orhan Tümen

Bu yazının adı “Yazar ve Okur” olacaktı ama özel bir teşhir nedeniyle “Türkolog Orhan Tümen” oldu.

Devamını Oku
10.03.2026
Hükümet nedir? (4)

Cumhuriyetler...

Devamını Oku
08.03.2026
Hükümet nedir? (3) Hükümet biçimleri

Platon’un “Devlet” adlı kitabında, hükümetleri beş temel tipe ayırdığı belirtilmektedir. (Dört tanesi mevcut formlar ve biri Platon’un ideal formu olup “yalnızca sözde var olan” bir formdur.)

Devamını Oku
06.03.2026
Hükümet nedir? (2)

Modern hükümetler 17. yüzyılın sonlarından itibaren, cumhuriyetçi hükümet biçimlerinin yaygınlığı arttı.

Devamını Oku
03.03.2026
Hükümet nedir?

Değerli okur(lar), devletin ve biçimlerinin neler olduğunu Vikipedi’den aktararak bilginize sunmuştum.

Devamını Oku
01.03.2026
Devlet nedir? (4)

Liberal felsefeden doğmuştur ve bu nedenle “liberal teori” olarak anılır.

Devamını Oku
27.02.2026
Devlet nedir? (3)

Devlet şekilleri...

Devamını Oku
24.02.2026
Devlet nedir? (2)

Kavramsal tarihi...

Devamını Oku
22.02.2026
Devlet nedir? (1)

Çok yorgunum! Bu nedenle “insan aklı ya da beyni terbiyeciliği” belasından bir süre kurtulmak istiyorum.

Devamını Oku
20.02.2026
Akit adlı mizah gazetesi (2)

AKİT adlı mizah gazetesinin tozunu attırmayı ne yazık ki bugün de sürdüreceğiz...

Devamını Oku
17.02.2026
Akit adlı mizah gazetesi (1)

Akit adlı gazete tam anlamıyla bir mizah gazetesidir.

Devamını Oku
15.02.2026
AKP’nin ortak aklının iflası

Değerli okur!

Devamını Oku
13.02.2026
AKP’nin ortak aklı

Değerli okur(lar) bugün okuyacağınız yazıyı 16 Eylül 2001 günü Hürriyet Pazar’da “AK Parti’nin kollektif aklı” adıyla yayımlamıştım.

Devamını Oku
10.02.2026
‘Rum’ demek ne demek?

On yıl kadar önce Sisam (Samos) Adası’nın Karlovassi kasabasında kutlanan Uluslararası Yannis Ritsos Günleri’nde yaptığım konuşmaya şöyle başlamıştım:

Devamını Oku
08.02.2026
Şeriata karşı çıkmak

Basından öğrendiğime göre, SOL Parti’nin “Şeriata karşıyız” pankartına karşı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin AKP hükümeti, daha doğrusu R.T. Erdoğan hükümeti nedense soruşturma açmış...

Devamını Oku
06.02.2026
Devletin cebinden...

Çiğdem Toker’in “Yap İşlet Devlet Projeleri’ne DEVLETİN CEBİNDEN Büyük Simbiyoz” (Tekin Yayınları, 2025) adlı kitabı AKP’nin ekonomik uygulamalarını hallaç pamuğu gibi atan bir kitap.

Devamını Oku
03.02.2026
İşçi burjuva olamaz

Jean-Paul Sartre’ın Les Temps Modernes adlı dergisinin ilk sayısında yayımlanan “Sunuş” başlıklı yazısından bir kez daha alıntı yapıyorum.

Devamını Oku
01.02.2026
Duymadık demeyin!...

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin TBMM grup toplantısında “MHP iktidar ortağı değil” demiş.

Devamını Oku
30.01.2026
Kendin ettin kendin buldun

Emekliler ekonomik ve siyasal bir toplum kitlesidir.

Devamını Oku
27.01.2026
İktidar kanadında Esra Erol kavgası

19 Ocak 2026 tarihli Sözcü gazetesinin 14. sayfasında yayımlanan bir haber: “İKTİDAR KANADINDA ESRA EROL KAVGASI.

Devamını Oku
25.01.2026
Dondurma isteyen çocuk

Bir okurdan gelen e-postayı okumanıza sunuyorum:

Devamını Oku
23.01.2026
Cumhuriyetin fazilet ve adaleti

DEM Parti demlenmeye ve demletmeye devam ediyor.

Devamını Oku
20.01.2026
İskenderiye Dörtlüsü ve hayatımız...

Lawrence Durrell’in İskenderiye Dörtlüsü’nden (Justine, Balthazar, Mountolive, Clea) ilk kez Yusuf ağabey (Yusuf Atılgan) söz etmişti İzmir’de.

Devamını Oku
18.01.2026
Arkamdan ne derler...

11 Ocak 2026 gün ve 418665 başlıklı yazım “Çünkü ‘Arkamdan ne derler’ kaygısı her zaman en önemli ilkem oldu...” cümlesiyle bitiyordu.

Devamını Oku
16.01.2026
418665

“Dört yüz on sekiz bin altı yüz altmış beş” çocuk işçilik döneminde benim sağlık sigortası numaramdır.

Devamını Oku
13.01.2026
Anadolu 4

12 Aralık 2025 tarihli yazımdan bir alıntı yaparak bugünkü yazıma başlayacağım...

Devamını Oku
11.01.2026
Anadolu (3)

Luvi bölgeleri...

Devamını Oku
09.01.2026
Anadolu 2

Anadolu tarihi: Anadolu’nun tarihi bir anlamda Balkanlar, Kafkasya ve Ön Asya’dan gelen işgal, istila ve fetih dalgalarının tarihidir.

Devamını Oku
06.01.2026
Anadolu

Değerli okurlar geçmişi, şimdiyi ve geleceği anlamak, kavramak için “Şimdi”yi anlayarak değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Devamını Oku
04.01.2026
Gerçek liderlik ne değilmiş?...

2000-2012 yıllarında yazı yazdığım Hürriyet gazetesinin genel yayın yönetmeni Ahmet Hakan Coşkun (AHC), Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’i hiç mi hiç beğenmiyorlarmış.

Devamını Oku
02.01.2026
Digiturk’ten şikâyet!!!

Digiturk’ten şikâyetçi olan benim. Kanalın hem normal hem spor yayınlarına aboneyim. İki abonelik için ayrı ayrı ücret ödemekteyim.

Devamını Oku
30.12.2025
DEM’in zırvaları

Sizler “zırva” sıfat sözcüğünü ağır buluyorsanız başka bir sözcük kurlanıp “DEM Parti’nin kıyakları” ya da “dehası” derseniz karışamam.

Devamını Oku
28.12.2025
Kürtçe anadilde öğretim mi?

Değerli okur(lar) 23 Aralık 2025 günü “DEM’in isterim de isterimleri” adlı yazımı okudunuz.

Devamını Oku
26.12.2025
DEM’in isterim de isterimleri...

Basında yer alan en önemli ortak haber: Öcalan için “özgürlük” talebi; MHP lideri Devlet Bahçeli’nin açıklamalarıyla başlayan “terörsüz Türkiye” sürecinde DEM Parti de TBMM’deki komisyona raporunu sundu.

Devamını Oku
23.12.2025
Devri sabık yaratmak (2)

Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanı genç Özgür Özel’in, Çatalca’daki açık hava konuşmasında, “coşkun kalabalığa seslenirken” rütbeleri sökülerek TSK’den atılan teğmenler hakkında “Teğmenlere rütbelerini takacağız” dediğini televizyonda duyunca şimdi yazdığım gibi “Aferin aslanım” dedim ve alkışladım.

Devamını Oku
21.12.2025
Gunnamak

“Doğurganlık hızı felaket!” Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan, Saray’da yapılan Aile ve Kültür-Sanat Sempozyumu’nda, doğurganlık hızının “felaket düzeyine indiğini” söylemiş.

Devamını Oku
19.12.2025
Atatürk’ü örnek verip...

1 Ekim 2025 günkü Sözcü gazetesinin 11. sayfasında şöyle bir haber yayımlandı:

Devamını Oku
16.12.2025
Piliç değil bilinç

İnsanın kendisine sorduğu “Ben kimim” sorusu ve bir sorgulayıcının ona sorduğu “Sen kimsin” sorusu, gerçek anlamda, o kişiye varlığının adresini sormaktan başka bir şey değildir.

Devamını Oku
14.12.2025
MHP’li Semih Yalçın’a cevap

7 Aralık 2025 günü yayımlanan ve MHP’nin siyaset dağarı ile tarzını tasvir ettiğim “Vehim denen şey” başlıklı yazıma partinin genel başkan yardımcısı ve yazıda adı geçen kişinin (Semih Yalçın) tepki göstereceğini kuşkusuz tahmin ediyordum.

Devamını Oku
12.12.2025