Örsan K. Öymen

Faşizmin tuzakları

25 Ocak 2021 Pazartesi

Faşist yönetimler, seçimle iktidara gelseler de kolay kolay seçimle iktidardan ayrılmazlar. Çünkü faşizm, inançlarını dogmalar ve önyargılar üzerinden oluşturur, kendi dünya görüşünü mutlak doğru olarak görür, kendisi gibi olmayan her şeyden nefret eder, hoşgörüden, anlayıştan, empatiden yoksundur, eleştiriye tahammül edemez, herkesin kendisi gibi olmasını ister, kendi yaşam anlayışını herkese zorla dayatmaya çalışır, muhalefetteki siyasi partilerle eşit koşullarda yarışmaz, kaba kuvvetle, zorbalıkla, zulümle, tutuklamalarla, sansürle, yasaklarla, baskıyla iktidarını korumaya çalışır.

1933-1945 yılları arasında Almanya’da Adolf Hitler’in öncülüğünde Nazi döneminde yaşanan tam da budur. Bir taraftan sosyal demokratların ve komünistlerin, bir taraftan da merkez sağ partilerin oylarının bölünmüş olmasından yararlanarak, çok partili serbest seçimlerde oyların yüzde 33’ünü alarak iktidara gelen Hitler, kısa bir süre sonra diktatörlüğünü ilan etmiştir.

***

Hitler’in ve Nazi partisinin durumuyla bire bir örtüşmese de günümüzde de Hitler’i ve Nazi dönemini çağrıştıran uygulamalar devam etmektedir. Vladimir Putin ve Birleşik Rusya Partisi, muhalefeti ve medyayı baskı altında tutarak iktidarını 20 yılı aşkın bir zamandır sözde serbest seçimlerle sürdürmektedir. Rusya’da muhalefet hareketi geliştirmeye çalışanlar ya tutuklanmakta ya da suikasta kurban gitmektedirler. Medyanın neredeyse tamamı hükümetin kontrolü altındadır.

Eski ABD Devlet Başkanı Donald Trump, 2020 seçimlerini kaybettiği halde, ortada hiçbir kanıt olmadığı halde, seçimlerde hile yapıldığını iddia etmiş, bunun üzerine fanatik Trump taraftarları, ABD Kongre binasını basarak birisi polis, beş kişinin ölümüne ve onlarca kişinin yaralanmasına neden olmuştur.

18 yıldır Türkiye’de iktidarda olan Recep Tayyip Erdoğan ve AKP, 2008 yılından itibaren devreye soktuğu sivil darbe süreciyle, yasama, yürütme, yargı arasındaki güçler ayrılığını, bağımsız yargıyı, hukuk devletini, düşünce, ifade, örgütlenme, medya özgürlüğünü ve laikliği ortadan kaldırmıştır; anayasayı ihlal etmiştir ve iktidarını sözde serbest seçimlerle sürdürmüştür. Aynı AKP, 2019 yılında, İstanbul belediye seçimlerini kaybedince, uydurma ve yasaya aykırı gerekçelerle, seçim sonuçlarını iptal ettirmiştir.

***

Erdoğan ve AKP son zamanlarda da iktidarını sürdürebilmek için, seçim sistemi üzerinde yeni düzenlemeler yapmaya çalışmaktadır. Yapılan tüm araştırmalara göre oy kaybına uğrayan ve geçerli olan sistemde MHP’nin desteğiyle de yüzde 50’yi aşamayacağını anlayan Erdoğan ve AKP, yeni kurnazlıkların peşine düşmüştür.

Erdoğan kendi kurduğu “cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi”nin kurbanı olmuştur. Bu nedenle, eski düzene dönmeyi bile bir seçenek olarak değerlendirmektedir. Çünkü tüm araştırmalarda AKP, oy kaybına rağmen, birinci parti olmayı sürdürmektedir. Daha önce geçerli olan parlamenter sisteme göre Erdoğan ve AKP, yüzde 50 şartına gerek kalmadan, tek başına veya MHP ile koalisyon halinde, iktidarda kalmaya devam edebilir.

Durum böyleyken, muhalefetteki Cumhuriyet Halk Partisi’nin ve İYİ Parti’nin, “güçlendirilmiş parlamenter sistem” olarak anılan çalışmalar başlatmaları anlaşılır gibi değildir. Bu çalışmaların, AKP’nin iktidarda kalmasını sağlayacağı açıktır. Bu çalışmalar çok vahim bir zamanlama ve sıralama hatası içermektedir.

***

Türkiye’nin bugünkü koşullardaki önceliği, parlamenter sisteme dönmek değil, AKP iktidarından kurtulmak olmalıdır. Önce AKP iktidarı değişmelidir, ondan sonra parlamenter sisteme dönülmelidir. Çünkü Erdoğan ve AKP iktidarda olduğu sürece, seçime hangi sistemle girilirse girilsin, parlamenter demokratik sistemi yaşatmak olanaklı değildir. Türkiye, devletin tüm kurum ve kuruluşlarını ele geçiren AKP kadrolarından kurtulmadıkça, demokratik, laik, sosyal, hukuk devletine kavuşamaz.

Seçmen CHP’ye ve İYİ Parti’ye, AKP’yi kurtarmak için değil, AKP’den kurtulmak için oy vermiştir! Muhalefet bu kafayla yola devam ederse bugüne kadar aldığı oyları da alamaz hale gelecektir. Muhalefet bindiği dalı kesmektedir.


Yazarın Son Yazıları

Anayasa ve laiklik 22 Şubat 2021
Muharrem İnce olayı 15 Şubat 2021
Kâbus gibi 8 Şubat 2021
Avrasyacılık 1 Şubat 2021
Faşizmin tuzakları 25 Ocak 2021
Türkiye, AB ve NATO 18 Ocak 2021
Üniversite 11 Ocak 2021
Kitle imha silahı 4 Ocak 2021
İslam ve hoşgörü 28 Aralık 2020
İslam, felsefe ve bilim 21 Aralık 2020
Batı’dan kaçanlar 14 Aralık 2020
Laiklik düşmanlığı 7 Aralık 2020
Felsefe, ahlak ve erdem 30 Kasım 2020
Din ve ahlak 23 Kasım 2020
Ahiret ve kötülük 16 Kasım 2020