Normal ve anormal
Özdemir İnce
Son Köşe Yazıları

Normal ve anormal

25.06.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Durendiş (Uzağı görür, ileriyi düşünür, öngörülü) hemşerimiz MHP’nin devletlu ve azemetlu reisi Devlet Bahçeli, “Ülkemizde hiçbir şey anormal değildir” diye buyurmuşlar. Bahçeli hazretlerinin lafının üzerine laf söylenmez ama biz Çukurovalılar, bir şeyin özünü, aslını arar-sorarız, huyumuzdur, meraklıyız, bütün saygımıza karşın işin künhünü yani “aslını astarını” bilmek isteriz. Şimdi biraz dilbilgisi çalışalım:

“Normal” ve “anormal”in kökü “norm” ortaktır ki “standart”, “ölçü” ve “kural” anlamlarına gelir.

Normal (sıfat olarak): “Alışılagelen, kurala uygun olan, şaşılacak bir yönü bulunmayan, olağan, düzgülü, ölçülü ve doğal.”

Normal (isim olarak): “Alışılagelene, olağana, kurala uygun olan şey.”

Anormal: Yukarıdaki tanımlamaların tam tersi.

Bu tanımlamalara göre Bahçeli, “Türkiye’de her şey ölçülü, doğal, olağan, kurala uygundur”, “Türkiye’de her şey tıkırında” demeye getiriyor. Eyi de her şey Bahçeli’ye göre “normal” yani ve lakin hiçbir şey “anormal” değilmiş, normalmiş, öyle mi acaba?

Bu nedenle, Sayın Bahçeli’nin “Ülkemizde anormal hiçbir şey yoktur!” iddiasını aklın ve gerçeklerin mihenk taşında değerlendireceğiz.

Derinlere inmeden Sözcü gazetesinden (18 Haziran 2924) üç bayram örneği verelim:

1- Salda Gölü’nün kumsalına asfalt yol döşemişler. Bilindiği gibi bu göl kıyısı NASA’nın “Ayakkabıyla bile girilmemeli” dediği kumsala asfalt dökmüşler. Çevrecilere göre kanserojen içerikli asfalt yağmurlarla göle karışacakmış. Bahçeli’ye göre böyle bir şey “anormal” değilmiş.

2- Osmaniye’de jandarmanın 185. kuruluş yıldönümü kutlaması kışla ya da sokak yerine alışveriş merkezinde yapılmış. Vatandaşlar, “Başka yer mi yoktu” diye sormuşlar. Bahçeli’ye göre memleketinde yaşanan böyle bir şey “anormal” değilmiş.

3- Gaziantep’te yüzlerce kurban derisi ve bağırsağı yol kenarlarına atılmış. Kötü koku bütün kenti sarmış. Evlerinde oturamayan vatandaşlar belediyeye tepkiliymiş. Ama Bahçeli’ye göre böyle bir şey “anormal” değilmiş.

Gazetelere bakıp sayın Bahçeli’ye soruyorum:

1- Polis memuru, karısı ve oğlunu öldürüp intihar etmiş. Normal mi, anormal mi?

2- Anayasal hakkını kullandı diye biri hapse girmiş. Normal mi, anormal mi?

3- Bir engelliye bayramı zehir etmişler. Normal mi, anormal mi?

4- Türkiye’de 20 aileden biri yardımla yaşıyormuş. Normal mi, anormal mi?

5- Sağlık çalışanları bayram ikramiyesi normal mi, anormal mi?

6- Beyaz yakalı iş, sanayici elaman bulamıyormuş. Normal mi anormal mi?

7- Ata’nın heykeline saldıranlar tutuklanmış. Normal mi, anormal mi?

8- Milli Eğitim Bakanı Tekin’e “sıfır” vermişler. Normal mi, anormal mi?

9- 11 yılda 410 bin hektar ormanımızı kaybetmişiz. Normal mi, anormal mi?

10- Dört yıl önceki kurban, şimdi but olmuş. Normal mi, anormal mi?

Şimdi ülkemizdeki anayasal ve yasal durumun vaziyetine bakalım:

1- Bahçeli’nin Anayasa Mahkemesi’nin kaldırılmasını; TBMM’de yasal olarak temsil edilen bazı partilerin kapatılmasını istemesi normal mi yoksa anormal mi?

2- AKP iktidarının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin, Anayasa Mahkemesi, Danıştay ve Yargıtay’ın kararlarını uygulamaması normal mi, anormal mi?

3- AKP iktidarının anayasanın ikinci maddesini (Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir) yok sayması normal mi, anormal mi?

4- Bütçe payı üzerinden dolaylı ve dolaysız vergi karşılaştırması yapmak mümkündür. 2020 yılı genel bütçe istatistiklerine göre dolaylı uygulamalar toplam vergi gelirlerinde yüzde 64.6 oranında bir paya sahiptir. Dolaysız vergilerde ise bu pay yüzde 35.4 civarındadır. Bu da verginin gelirler üzerinden değil, tüketim üzerinden alınması, böylece yoksulun bir kez daha sömürülmesi Osmaniyeli Devlet Bey’e göre normal.

5- Yerleşim yerlerine uzak hastaneler yaptırıp yerleşim yerlerindekileri kapatmak; yıllardır uçak inmeyen havaalanları yaptırmak; yolcusuz havaalanlarını kapatmamak; işsiz personele maaş ödemek anormal değil; enflayon oranları ve Türk Lirası’nın neredeyse dünyanın bütün paraları karşısında tuşa gelmesi Osmaniyeliye göre normal.

6- Erkeklerin geçen yüzyılda boşandıkları kadınları bu yüzyılda kıskanıp öldürmeleri bekâr Doç. Dr. Devlet Bahçeli’ye göre “normal”!

1001- Benim bu yazıyı yazmam hem normal hem anormal!

Yazarın Son Yazıları

Devlet nedir? (2)

Kavramsal tarihi...

Devamını Oku
22.02.2026
Devlet nedir? (1)

Çok yorgunum! Bu nedenle “insan aklı ya da beyni terbiyeciliği” belasından bir süre kurtulmak istiyorum.

Devamını Oku
20.02.2026
Akit adlı mizah gazetesi (2)

AKİT adlı mizah gazetesinin tozunu attırmayı ne yazık ki bugün de sürdüreceğiz...

Devamını Oku
17.02.2026
Akit adlı mizah gazetesi (1)

Akit adlı gazete tam anlamıyla bir mizah gazetesidir.

Devamını Oku
15.02.2026
AKP’nin ortak aklının iflası

Değerli okur!

Devamını Oku
13.02.2026
AKP’nin ortak aklı

Değerli okur(lar) bugün okuyacağınız yazıyı 16 Eylül 2001 günü Hürriyet Pazar’da “AK Parti’nin kollektif aklı” adıyla yayımlamıştım.

Devamını Oku
10.02.2026
‘Rum’ demek ne demek?

On yıl kadar önce Sisam (Samos) Adası’nın Karlovassi kasabasında kutlanan Uluslararası Yannis Ritsos Günleri’nde yaptığım konuşmaya şöyle başlamıştım:

Devamını Oku
08.02.2026
Şeriata karşı çıkmak

Basından öğrendiğime göre, SOL Parti’nin “Şeriata karşıyız” pankartına karşı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin AKP hükümeti, daha doğrusu R.T. Erdoğan hükümeti nedense soruşturma açmış...

Devamını Oku
06.02.2026
Devletin cebinden...

Çiğdem Toker’in “Yap İşlet Devlet Projeleri’ne DEVLETİN CEBİNDEN Büyük Simbiyoz” (Tekin Yayınları, 2025) adlı kitabı AKP’nin ekonomik uygulamalarını hallaç pamuğu gibi atan bir kitap.

Devamını Oku
03.02.2026
İşçi burjuva olamaz

Jean-Paul Sartre’ın Les Temps Modernes adlı dergisinin ilk sayısında yayımlanan “Sunuş” başlıklı yazısından bir kez daha alıntı yapıyorum.

Devamını Oku
01.02.2026
Duymadık demeyin!...

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin TBMM grup toplantısında “MHP iktidar ortağı değil” demiş.

Devamını Oku
30.01.2026
Kendin ettin kendin buldun

Emekliler ekonomik ve siyasal bir toplum kitlesidir.

Devamını Oku
27.01.2026
İktidar kanadında Esra Erol kavgası

19 Ocak 2026 tarihli Sözcü gazetesinin 14. sayfasında yayımlanan bir haber: “İKTİDAR KANADINDA ESRA EROL KAVGASI.

Devamını Oku
25.01.2026
Dondurma isteyen çocuk

Bir okurdan gelen e-postayı okumanıza sunuyorum:

Devamını Oku
23.01.2026
Cumhuriyetin fazilet ve adaleti

DEM Parti demlenmeye ve demletmeye devam ediyor.

Devamını Oku
20.01.2026
İskenderiye Dörtlüsü ve hayatımız...

Lawrence Durrell’in İskenderiye Dörtlüsü’nden (Justine, Balthazar, Mountolive, Clea) ilk kez Yusuf ağabey (Yusuf Atılgan) söz etmişti İzmir’de.

Devamını Oku
18.01.2026
Arkamdan ne derler...

11 Ocak 2026 gün ve 418665 başlıklı yazım “Çünkü ‘Arkamdan ne derler’ kaygısı her zaman en önemli ilkem oldu...” cümlesiyle bitiyordu.

Devamını Oku
16.01.2026
418665

“Dört yüz on sekiz bin altı yüz altmış beş” çocuk işçilik döneminde benim sağlık sigortası numaramdır.

Devamını Oku
13.01.2026
Anadolu 4

12 Aralık 2025 tarihli yazımdan bir alıntı yaparak bugünkü yazıma başlayacağım...

Devamını Oku
11.01.2026
Anadolu (3)

Luvi bölgeleri...

Devamını Oku
09.01.2026
Anadolu 2

Anadolu tarihi: Anadolu’nun tarihi bir anlamda Balkanlar, Kafkasya ve Ön Asya’dan gelen işgal, istila ve fetih dalgalarının tarihidir.

Devamını Oku
06.01.2026
Anadolu

Değerli okurlar geçmişi, şimdiyi ve geleceği anlamak, kavramak için “Şimdi”yi anlayarak değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Devamını Oku
04.01.2026
Gerçek liderlik ne değilmiş?...

2000-2012 yıllarında yazı yazdığım Hürriyet gazetesinin genel yayın yönetmeni Ahmet Hakan Coşkun (AHC), Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’i hiç mi hiç beğenmiyorlarmış.

Devamını Oku
02.01.2026
Digiturk’ten şikâyet!!!

Digiturk’ten şikâyetçi olan benim. Kanalın hem normal hem spor yayınlarına aboneyim. İki abonelik için ayrı ayrı ücret ödemekteyim.

Devamını Oku
30.12.2025
DEM’in zırvaları

Sizler “zırva” sıfat sözcüğünü ağır buluyorsanız başka bir sözcük kurlanıp “DEM Parti’nin kıyakları” ya da “dehası” derseniz karışamam.

Devamını Oku
28.12.2025
Kürtçe anadilde öğretim mi?

Değerli okur(lar) 23 Aralık 2025 günü “DEM’in isterim de isterimleri” adlı yazımı okudunuz.

Devamını Oku
26.12.2025
DEM’in isterim de isterimleri...

Basında yer alan en önemli ortak haber: Öcalan için “özgürlük” talebi; MHP lideri Devlet Bahçeli’nin açıklamalarıyla başlayan “terörsüz Türkiye” sürecinde DEM Parti de TBMM’deki komisyona raporunu sundu.

Devamını Oku
23.12.2025
Devri sabık yaratmak (2)

Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanı genç Özgür Özel’in, Çatalca’daki açık hava konuşmasında, “coşkun kalabalığa seslenirken” rütbeleri sökülerek TSK’den atılan teğmenler hakkında “Teğmenlere rütbelerini takacağız” dediğini televizyonda duyunca şimdi yazdığım gibi “Aferin aslanım” dedim ve alkışladım.

Devamını Oku
21.12.2025
Gunnamak

“Doğurganlık hızı felaket!” Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan, Saray’da yapılan Aile ve Kültür-Sanat Sempozyumu’nda, doğurganlık hızının “felaket düzeyine indiğini” söylemiş.

Devamını Oku
19.12.2025
Atatürk’ü örnek verip...

1 Ekim 2025 günkü Sözcü gazetesinin 11. sayfasında şöyle bir haber yayımlandı:

Devamını Oku
16.12.2025
Piliç değil bilinç

İnsanın kendisine sorduğu “Ben kimim” sorusu ve bir sorgulayıcının ona sorduğu “Sen kimsin” sorusu, gerçek anlamda, o kişiye varlığının adresini sormaktan başka bir şey değildir.

Devamını Oku
14.12.2025
MHP’li Semih Yalçın’a cevap

7 Aralık 2025 günü yayımlanan ve MHP’nin siyaset dağarı ile tarzını tasvir ettiğim “Vehim denen şey” başlıklı yazıma partinin genel başkan yardımcısı ve yazıda adı geçen kişinin (Semih Yalçın) tepki göstereceğini kuşkusuz tahmin ediyordum.

Devamını Oku
12.12.2025
Tek parti=Cumhuriyet

Tarih cahilleri ve tarih inkârcıları için bir kez daha okunması için dökümlü bir şekilde ve tekrar yazıyorum:

Devamını Oku
09.12.2025
Vehim denen şey

1. Gerçekte var olmayan fakat var olduğu sanılan, varmış gibi tasarlanan düşünce ve zan.

Devamını Oku
07.12.2025
Ekümeniklik mavalı

Şu kavanoz kıçlı dünyada her nesnenin, olgu ve olayın bir tanımı vardır.

Devamını Oku
05.12.2025
Kürtçe güçlendirilecekmiş...

Kürtçe güçlendirilecekmiş, hatta kalıcılaştırılacakmış.

Devamını Oku
02.12.2025
30 Kasım 2007

Gelecek yıllarda adını sık sık anmak zorunda kalacağımız Prof. Dr. Engin Arık (14 Ekim 1948) 30 Kasım 2007 günü (nedeni kuşkulu) bir uçak kazasında ekibiyle birlikte aramızdan ayrılmıştı.

Devamını Oku
30.11.2025
3 Kasım 2002’yi hatırlamak!

3 Kasım 2002 günü olanı, olanları aramızdan kaç kişi anımsamakta?

Devamını Oku
28.11.2025
Eski defterler...

Eski defterler son derece önemlidir.

Devamını Oku
25.11.2025
AKP’yi iktidara getiren seçim

1 Kasım 2002 günü “İki gün sonra 3 Kasım 2002” başlığıyla Hürriyet gazetesinin Avrupa baskısında...

Devamını Oku
23.11.2025