Ortadoğu Olaylara Gebe!

03 Mayıs 2011 Salı
\n\n\n

Dünya bu haftaya, Türkiyeyi de yakından ilgilendiren dört tarihsel olayla girdi.

\n

1. Hamas ile El Fetih örgütleri, ayrılıklarını giderip birleşme kararı aldılar.

\n

2. Libya lideri Muammer Kaddafinin küçük oğlu ve üç torunu müttefik hava saldırısında öldürüldü.

\n

3. ABD Ulusal Güvenlik Kurulunun tepesinin tümden değişeceği açıklandı.

\n

4. ABDnin 1 Numaralı Düşman ilan ettiği Usama bin Muhammed bin Avad bin Laden, Pakistanda öldürüldü.

\n

Bu dört olayın, Ortadoğu ülkelerinde yaşanan ayaklanmaları daha da körüklemesi kaçınılmaz

\n

Ulusal Güvenlik Kurulu

\n

ABDnin en iyi savunma bakanlarından biri olduğu söylenen Robert Gates, 2011 ortasında görevi bırakacağını duyurmuştu.

\n

Gates için şöyle bir benzetme yapabiliriz! Diyelim ki ortanın sağındakiAKP iktidardan düştü ama Savunma Bakanı Vecdi Gönül, iktidara gelen ortanın solundaki CHP hükümetinde de koltuğunu korudu. Cumhuriyetçi George V. Bushun bakanını Demokrat Barrack Obama da kabinesine aldı.

\n

Haziranda boşalacak koltuğa Merkezi İstihbarat Örgütü (CIA - MİÖ)Başkanı Leon Panetta getiriliyor. Yerine Afganistandaki ABD Kuvvetleri Komutanı Orgeneral David Petreus atanıyor. Genelkurmay Başkanı Oramiral Mike Mullen de emekliye ayrılıyor.

\n

Sorun Irak değil, Afganistan diyen Obama, 2011 sonbaharından itibaren Afganistandan aşamalı asker çekileceğini, 2014te bu ülkede güvenliğin sağlanacağını açıklamıştı.

\n

Usama bin Laden

\n

ABD Dışişleri Bakanlığı Terörle Mücadele Eşgüderi Daniel Benjamin çarşamba günü El Kaide zayıflıyor. Ancak bağlantılı kuruluşları bağımsızlaşarak güçleniyor ve daha tehlikeli oluyorlar uyarısında bulundu. Benjamine göre El Kaidenin alt kuruluşları, özellikle Arabistan Yarımadası ile Kuzey Afrikada güç kazanıyordu.

\n

Bu açıklamadan dört gün sonra, El Kaidenin kurucusu Bin Laden ve oğlu Pakistanda öldürüldü. Obama, 2008 seçiminde Bin Ladeni öldüreceğiz sözünü verdiğinde Cumhuriyetçilerce alay edilmişti. Sözünde durduğunu Adalet yerini buldu! açıklaması ile duyurdu.

\n

Açıklama, Amerikan halkında zafer coşkusuyla karşılandı. Amerikan kamuoyuna göre Bin Laden, Hitler ve Stalin ile eşdeğerde 1 Numaralı Ulusal Düşman idi.

\n

Gelecek yıl seçimde koltuğunu korumasından kuşku duyulan Obamanın destek eğrisinin şimdi yüzde 60lara çıktığı bildiriliyor.

\n

Üç ABD Başkanını uğraştıran Bin Ladene en çok aranan terörist damgasını 1998’de Bill Clinton, daha 11 Eylül 2001de yaklaşık 3 bin kişinin öldüğü İkiz Kuleler saldırısından önce, basmıştı. O yıl El Kaide, Afrikada iki Amerikan elçiliği ile Aden Körfezinde bir Amerikan savaş gemisine saldırıları ile sahneye çıkmıştı.

\n

Babası Suudi Arabistana göç etmiş çok eşli bir Yemenli, annesi ise Suriyeli olan Bin Laden, 17 kardeşin yedincisi idi. Öteki kardeşler çeşitli Avrupa ve ABD okullarında okurken o yurtdışına hiç çıkmamıştı. Baba, kraliyet ailesine saraylar yapan bir inşaatçı olarak dolar milyarderi olmuştu. Öldüğünde Bin Ladene de önemli miras kalmıştı.

\n

Ancak o, Müslüman Kardeşlere katılıp İsrail karşıtlığı ile büyümüş, sonra El Kaideyi kurmuştu. Afganistanda Rus egemenliğine karşı ABD desteği ile eylemler yapan Bin Laden, 1989da Rusların çekilmesinden sonra yönünü ABDye çevirmişti. Her gördüğün yerde Amerikalı öldürmelisin söylemi ile çeşitli ülkelerden gelen Arapları Afganistanda eylemci olarak yetiştirmeye başlamıştı.

\n

Milyarları bırakıp Afganistanın ünlü dağlık yöresi Tora Boradaki mağaralarda gizemli bir yaşamı seçince Suudi vatandaşlığından çıkarılmıştı. ABDnin yöreyi uzaydan ve karadan adım adım taramasına rağmen 10 yılı aşkın süredir izine rastlanmamıştı. Ağustosta MİÖ ajanlarınca kuşkulanılan bir ulak izlemeye alınmış, Pakistanın başkenti İslamabad yakınında bir evde saklandığı saptanmıştı.

\n

Dört helikopterle yapılan saldırının, El Kaideye sızabileceği gerekçesi ile Pakistan makamlarına söylenip söylenmediği tartışılıyor. Bir başka soru ise Pakistanlılar Bin Ladenin yerini biliyorlar mıydı biçiminde

\n

Obama açıklamasında Pakistan ile birlikte hareket edildiğini söyleyince şimdi ev sahibi ülkenin birincil hedef olacağı öne sürülüyor. ABD Dışişleri, elçiliklerinden olası misilleme saldırılarına karşı uyanık olmalarını istedi.

\n

Zayıfladığı söylenen El Kaidenin mi yoksa güçlendiği bildirilen bağımsız alt kuruluşların mı yeni eylemler yapacağı kaygısı yaşanıyor.

\n

Libya’da Oğul Kaddafi

\n

Kuzey Atlantik Anlaşması Örgütünün (KAAÖ) altı haftadır süren hava saldırıları karşısında Libya lideri Kaddafi, müttefiklere önkoşulsuz ateşkes ve görüşme çağrısı yaptı.

\n

Bu çağrıdan bir süre sonra bir KAAÖ uçağı Kaddafinin evine ateş açtı. Küçük oğlu Seyfülarap Kaddafi ve üç küçük torunu öldürüldü. Münihte üniversiteye giden ve ailenin kara koyunu olarak bilinen küçük oğlun, çılgın yaşantısı nedeniyle Almanyada birkaç kez başı belaya girmişti.

\n

Bu olaydan sonra Kaddafi yanlıları İngilterenin Libya Büyükelçiliğini ateşe verdiler. İngilizler de istenmeyen adamilan ettikleri Libya Büyükelçisinin ülkeyi 24 saat içinde terk etmesini istediler. Libyada İngilizleri Türkiye temsil ediyor.

\n

Libyadaki aşiretler, Kaddafi muhaliflerini İslamiyet düşmanlarına karşı birleşmeye çağırdılar.

\n

Hamas ve\t El Fetih

\n

2007’den beri düşman kardeşler konumundaki Hamas ile El Fetihin Mısırın arabuluculuğu ile anlaşmaya vardıkları açıklandı.

\n

Gazze Şeridinde konuşlanan Hamas lideri İsmail Haniye ile Batı Şeriadaki El Fetihin başkanı Mahmud Abbas teknisyen ağırlıklı geçici ve ortak bir hükümet kurup seçime gitmeyi kararlaştırdı.

\n

İki ayrı hükümetle yönetilen Filistinliler bu durumda isteklerini daha güçlü ortak bir sesle duyurabilecekler. Anlaşma İsrailde paniğe neden oldu. Başbakan Benjamin Netanyahu Barış isteyen herkes Hamasın dahil olacağı bir Filistin hükümetinden kaygı duymalıdır. İsrail ile Filistin arasında barış bizi haritadan silmek isteyenlerle değil, bizim yanımızda olacaklarla yapılacaktır dedi.

\n

Bu anlaşmadan önce Mısırdan İsraile giden doğalgaz boru hattı bombalandı. 1979’da Enver Sedatın İsrail ile ABDde imzaladığı Camp David Anlaşmasına karşı olanlarca bu eylemin yapıldığı bildiriliyor. Anlaşmanın yalnızca Filistin-İsrail ilişkilerini değil, çalkantılı günler yaşayan Mısırın siyasal yapılanmasına da yön vereceği anlaşılıyor. Bu yönün ise İsrailden çok Arap ülkelerine doğru olacağı sanılıyor.

\n

İsrail, her yıl El Fetih hükümetine yaptığı 1.4 milyar dolarlık (2.1 milyar TL) yardımın 90 milyonluk (135 milyon TL) diliminin ödenmeyeceğini açıkladı. İsrailin aktardığı bu vergi gelirleri Filistin bütçesinin üçte ikisini oluşturuyor.

\n

Önümüzdeki günlerin, özellikle karışık Arap ülkelerinde İsrail ve ABD odaklı yeni olaylara gebe olacağı düşünülüyor.

\n

\n\n


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları