Hitler’den sonra
Selçuk Erez
Son Köşe Yazıları

Hitler’den sonra

03.08.2017 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

1944 yazında İkinci Dünya Savaşı’nın sonu belli olmuş gibiydi: Müttefikler Normandiya Çıkarması’nı gerçekleştirmişlerdi; Ruslar, Alman ordularını püskürtmüş, Polonya’ya kadar gelmişlerdi. Polonya 1939’dan beri Nazi ordularının işgalinde yaşamaktaydı; bu acımasız işgal altında bunalan Polonyalılar, o tarihte Varşova’da ayaklandılar.
Ayaklanmayı içine sindiremeyen Hitler, Polonyalıları ağır bir şekilde cezalandırmak istedi ve Varşova’nın yerle bir edilmesini emretti. Uçaklarla, ağır toplarla dövülen Varşova’daki yapıların yüzde doksanı yıkıldı. Polonyalıların tarihlerinin, kültürlerinin simgesi olan eski binaların gerçekten dümdüz edilip edilmediğini bilmek isteyen Hitler’in yolladığı keşif uçaklarının pilotları, birkaç binanın halen ayakta kaldığını bildirince uçankaleler yollanıp bunlar da yerle bir edildi.
Savaş sona erdiğinde Varşova büyük bir taş, toprak yığınından ibaretti. Bu yıkıntıyı kaldırıp yerine yeniden bir kent oluşturmanın olası gideri, savaştan yeni çıkmış, imkânları tükenmiş bir ülkenin kaldıramayacağı kadar ağırdı.
Buna rağmen ve Varşova’da yaşamayı, orada çalışmayı sürdürenlerin yıkıntıdan kalkan yoğun tuğla tozlarını solumalarının, sağlıklarını ne boyutta olumsuz etkileyeceğini bilmelerine rağmen Polonyalılar, başkentlerini aynı yerde, eskisi gibi inşa etmeye karar verdiler.
Kentin yeniden, eskisinden farksız bir şekilde kurulması için 18 yy.’da bu şehrin resimlerini yapmış olan Marcello Bacciarelli ve ünlü Canaletto’nun yeğeninin tablolarından ve savaştan önce yapılmış mimari çizimlerden, özel albümlerdeki fotoğraflardan yararlanmak gerekmişti.
Kentin eski bölümü bu kaynaklara bakılarak yeni baştan yapıldı; eskiye tamamen sadık kalındı; o kadar ki tablolarda eğik olan duvarlar yeniden eğik yapıldı.
Hitler’in Polonya’ya yaptıklarını, Polonyalıların bunlara tepkilerini neden mi anımsadık?
Böyle hunharlık, böyle yıkım nerede bitecek diye soranlar çoğaldığı için anımsadık!
Cumhuriyetimizin, hatta -tersinin iddia edilmesine rağmen- Osmanlı’dan başlayarak daha eskilere uzanan tarihimizin simge, kavram ve değerlerini tek tek yok eden, kendilerinin itiraz edilemez aktörler olduklarına inanan, bizim de ülkeyi, kendimizi, geleceğimizi etkileyecek her türlü karar ve uygulamanın sadece seyircisi olmamız gerektiğini, bizden beklenen tek tepkinin alkışlamak olduğunu sanan bu anlayış elbette bir gün son bulacaktır.
O zaman biz ne mi yapacağız?
Polonyalılar gibi biz de, üstüne sünger çekilmiş değerlerimizi, Cumhuriyetimizin ve demokrasimizin temel ilkelerini ve yapılarını eskisi gibi, yani bugün insan haklarının, demokrasinin yürürlükte bulunduğu ülkelerde olduğu gibi yeni baştan inşa edeceğiz. Biz de bu enkazı kaldırıp atacak, bunun bize yükleyeceği ağırlığa ve yutacağımız toza rağmen bilimle gelişen ve büyüyen bir Türkiye’de yaşamayı başaracağız.  

Yazarın Son Yazıları

Cumhuriyet gazetesinin benim için anlamı

Cumhuriyet gazetesinin benim için anlamı

Devamını Oku
13.09.2018
Ekonomi hemen düzelecek!

Ekonomi hemen düzelecek!

Devamını Oku
06.09.2018
Böcek yeriz o zaman!

Böcek yeriz o zaman!

Devamını Oku
30.08.2018
Saraydan kız kaçırma...

Saraydan kız kaçırma...

Devamını Oku
23.08.2018
Mahmut Makal’ın önemi..

Mahmut Makal’ın önemi..

Devamını Oku
16.08.2018
Dondurmacı

Dondurmacı

Devamını Oku
09.08.2018
Parmakla gösterilecek ülke

Parmakla gösterilecek ülke

Devamını Oku
02.08.2018
İmparatorun ruh sağlığı

İmparatorun ruh sağlığı

Devamını Oku
26.07.2018
O, Google’dan çok bilir!

O, Google’dan çok bilir!

Devamını Oku
19.07.2018
Gorillere nüfus kâğıdı

Gorillere nüfus kâğıdı

Devamını Oku
12.07.2018
Stefan Zweig’a yazık oldu!

Stefan Zweig’a yazık oldu!

Devamını Oku
05.07.2018
Şimdi ne mi olacak?

Şimdi ne mi olacak?

Devamını Oku
28.06.2018
Emekli olmana az kaldı!

Emekli olmana az kaldı!

Devamını Oku
21.06.2018
Prof. Onur Hamzaoğlu hürriyetine kavuşmalıdır!

Prof. Onur Hamzaoğlu hürriyetine kavuşmalıdır!

Devamını Oku
14.06.2018
Kıyamet mi kopacak? (07.06.2018)

Kıyamet mi kopacak?

Devamını Oku
07.06.2018
Peki, yalakalara ne olacak?

Peki, yalakalara ne olacak?

Devamını Oku
31.05.2018
Diktatörler için rehabilitasyon

Diktatörler için rehabilitasyon

Devamını Oku
24.05.2018
Seninki yine görücüye çıkıyor

Seninki yine görücüye çıkıyor

Devamını Oku
17.05.2018
Her şey kuşun pislemesiyle başladı

Her şey kuşun pislemesiyle başladı

Devamını Oku
10.05.2018
Gurulara inanalım mı?

Gurulara inanalım mı?

Devamını Oku
03.05.2018
Yangın çıkarıyor, sonra itfaiyeci oluveriyor

Yangın çıkarıyor, sonra itfaiyeci oluveriyor

Devamını Oku
26.04.2018
İstanbul Tabip Odası seçimlerinde ne oldu?

İstanbul Tabip Odası seçimlerinde ne oldu?

Devamını Oku
19.04.2018
Savaşlar ve yalanlar

Savaşlar ve yalanlar

Devamını Oku
12.04.2018
Tabip Odası’na kadın başkan

Tabip Odası’na kadın başkan

Devamını Oku
05.04.2018
Yapay zekâmız

Yapay zekâmız

Devamını Oku
29.03.2018
İçmeyelim mi?

İçmeyelim mi?

Devamını Oku
22.03.2018
Göçmek mi? Kalmak mı?

Göçmek mi? Kalmak mı?

Devamını Oku
15.03.2018
Cumhura başkan mı gerekir?

Cumhura başkan mı gerekir?

Devamını Oku
08.03.2018
Yalancıyla köpeği

Yalancıyla köpeği

Devamını Oku
01.03.2018
Körler ülkesinde

Körler ülkesinde

Devamını Oku
22.02.2018
Onur Hoca ile timsah

Onur Hoca ile timsah

Devamını Oku
15.02.2018
Sol elin kötülükleri

Sol elin kötülükleri

Devamını Oku
08.02.2018
Seçmeni korkutmanın yararları

Seçmeni korkutmanın yararları

Devamını Oku
01.02.2018
Mizah yasaklandığında

Mizah yasaklandığında

Devamını Oku
25.01.2018
Bilge bir dostum Rusça öğreniyordu

Bilge bir dostum Rusça öğreniyordu

Devamını Oku
18.01.2018
Fergana atları

Fergana atları

Devamını Oku
11.01.2018
Yürüyüşlerden neden korkuyorlar?

Yürüyüşlerden neden korkuyorlar?

Devamını Oku
04.01.2018
2023’te yılbaşı

2023’te yılbaşı

Devamını Oku
28.12.2017
Barış istenmesin mi?

Barış istenmesin mi?

Devamını Oku
21.12.2017
Düşmanlarımız olmalı!

Düşmanlarımız olmalı!

Devamını Oku
14.12.2017