Ölsek de güzelliğimiz çoğalır!
Tayfun Atay
Son Köşe Yazıları

Ölsek de güzelliğimiz çoğalır!

30.01.2017 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

IŞİD, bir istenmedik yan üründür.
Elbette en genel çerçevede “postmodern küresel kapitalizm”in istenmedik yan ürünüdür. Onun bünyesinde ABD’nin, Avrupa’nın, Rusya’nın, başta Suudi Arabistan olmak üzere kapitalizmi “yeşilleyen” İslâm ülkelerinin istenmedik yan ürünüdür.
Ama IŞİD, hem bunlarla etkileşimsel çerçevede, hem de özgün yerel, kültürel-politik dinamikler eşliğinde aynı zamanda AKP’nin bir istenmedik yan ürünüdür.
Şimdi El Bab’da savaştıkları, aslında bir “Dr. Frankeştayn” gibi, imalinde pay sahibi oldukları bir canavar…
Yıllarca Suriye iç savaşında Esad’a karşı Sünni-Selefi cihatçı unsurlarla birlikte hareket ettiler. Bu süreçte IŞİD’le de temas ve diyalog kuruldu. O yüzden örgüt Musul’a girip, konsolosluğumuzu da basıp insanlarımızı rehin aldığında kriz “tatlı dil”le çözüldü!..
O dönemde örgütle temas kuran resmi yetkililerin Türkiye’ye yönelik IŞİD eylemi olmayacağı garantisini aldıklarını bile okuduk gazetelerde.
Tabii örgüt de bunun karşılığını aynı yıllarda Antep ve Urfa’yı kendisi açısından yolgeçen hanına çevirerek aldı. Dünyanın her tarafından devşirdiği elemanlar, buralardan elini kolunu sallaya sallaya Suriye’ye geçti.
IŞİD Türkiye’de eylemlere başladıktan sonra bile militanları Türkiye’ye girip çıkabiliyordu. En çarpıcı örnek, örgüt tarafından Musul’a davet edilen Alman gazeteci Jürgen Todenhöfer’in Aralık 2014’te militanlarca Kilis’ten sınırın öbür tarafına geçirilmesidir. Hâlbuki IŞİD bu topraklarda 300’ün üzerinde can aldığı eylemlerinin ilkini 20 Mart 2014’te gerçekleştirmişti!..
Demek ki şimdi kıran kırana savaştıkları örgüte de zamanında ne istediyse verdiler!..
Bu yüzden Reina katliamcısının Emniyet’te verdiği ifadeye bakılınca da Türkiye’nin örgüt için nasıl rahat hareket edilebilen bir “üs” haline geldiği gayet iyi anlaşılıyor. Adam, Konya’dan İstanbul’a gidiyor geliyor, insanlarla buluşuyor, yaşıyor, ailesini de geçindiriyor.
Ve diyor ki aslında ilk hedefi Cumhuriyet’miş!..
Şişli’de Peygamber Efendimiz’e hakaret eden bir gazete var, oraya git” diye yönlendirmişler onu önce… Sonra da “Bu saatte orada kimse olmaz, Reina diye bir diskotek var, kâfirler eğleniyor, oraya git” demişler.
Peygamber’e hakaret sayılan, Charlie Hebdo’ya yönelik katliam-sonrası derginin kapağında yer alan gözü yaşlı Hz. Muhammed çiziminin Cumhuriyet’te de paylaşılmış olması…
Ancak orada İslâm Peygamberi’ni hakir görmek gibi bir motif ya da motivasyon yok. Çizim, İslâm adına insan öldürenler karşısında Peygamber’in bile gözünden yaş gelecek kadar mahzunlaştığını anlatıyor. Dolayısıyla özünde İslâm Peygamberi’ni yücelten, onu terörden “tenzih eden” bir yaklaşımı yansıtıyor.
Eğer mesele Peygamber’in tasvirinin paylaşılması ise bu konudaki yasağın da İslâm dünyasında İran başta olmak üzere pek çok yerde aşıldığını, Peygamber’in tasvirî resim, kartpostal ve posterlerinin görülmedik olmadığını belirtmek gerekir. En son örnek de yönetmen Mecid Mecidi’nin geçen sene izlediğimiz “Muhammed: Allah’ın Elçisi” filmindeki çocuk ve yetişkin olarak Peygamber görüntüleridir.
Cumhuriyet, ne İslâm Peygamberi’ne, ne dine, ne de kutsal değerlere hakaretin aranacağı ve bulunabileceği bir yerdir. Hiç kimse bizi “Bakara- makara” nakaratlarının sahipleriyle, onların ait olduğu camialarla karıştırmasın!..
Buna rağmen o “gözü yaşlı Peygamber” çiziminin yayımlandığı dönemde gazeteyi tehdit edenler, gazeteye giden yolların polisçe tutulmasına neden olanlar, belli ki o günden bugüne IŞİD’in iştahını bir hayli kabartmış! Baksanıza, yılbaşı gecesi “ölüm piyangosu”nu kıl payı kaçırmışız!..
Peki, sizce o dönemde Cumhuriyet gazetesini tehdit edenler, seçimlerde kime oy vermiştir?
Ve sizce şimdi Reina katliamcısının “İlk hedef Cumhuriyet’ti” açıklaması karşısında kimler, “Keşke oraya dalsaydı” diyordur?
Ve sizce yıllardır Cumhuriyet’i hedef tahtasına oturtmuş, lânetleyip şeytanlaştırmış resmi ağızlarca ekilenlerin biçilmesi değil midir bunlar?
IŞİD’e yıllarca Suriye sınırını açanlar, aynı zamanda şimdi Cumhuriyet’e saldırı düşüncesinin de önünü açanlar değil mi sizce?..
Her neyse…
Cumhuriyet olarak biz bu memleketin bir parçasıyız ve bizim de arkamızda bu toprakların en temiz, dürüst, inançlı ve en önemlisi hiç kul hakkı yememiş insanlarının hem kalbî destekleri, hem de hayır duaları var.
O yüzden, büyük şair Özdemir Asaf’tan esinle, “omuzlarımızda bin evlatlık duaların yükü, yüzümüzde bin analık memelerin akı” ile yol almaya devam edeceğiz!..
Ya “Dr. Frankeştayn”ların canavarları kapımıza dayanırsa ve sonrası mı?!
Sevenlerimizin, dostlarımızın, okurlarımızın dilinde yine bir Özdemir Asaf dizesi olur, akar gideriz:
“Bir türkü söylediler, duydunuz mu..
Bir kuşu vurdular, gördünüz mü..
Böyle neden susuyorsunuz böyle
Güzelliğiniz çoğalıyor, öldünüz mü?  

Yazarın Son Yazıları

Kalacak bir türkü söyler gideriz

Kalacak bir türkü söyler gideriz

Devamını Oku
10.09.2018
Kovboylar yetmez, kotu da yasaklayın!

Kovboylar yetmez, kotu da yasaklayın!

Devamını Oku
05.09.2018
Betona tapanların mabedi yapıldı

Betona tapanların mabedi yapıldı

Devamını Oku
03.09.2018
Bir insanlık ibadeti: Cumartesi Anneleri

Bir insanlık ibadeti: Cumartesi Anneleri

Devamını Oku
20.08.2018
‘Eşkıya’nın namusu Deniz’den soruldu!

‘Eşkıya’nın namusu Deniz’den soruldu!

Devamını Oku
15.08.2018
Doların da Allah’ı var!

Doların da Allah’ı var!

Devamını Oku
13.08.2018
‘Üniversite pazarı’nın düşündürdükleri

‘Üniversite pazarı’nın düşündürdükleri

Devamını Oku
08.08.2018
Üniversite pazarı

Üniversite pazarı

Devamını Oku
06.08.2018
Diyanet, sayende gidiyor din elden, dikkat et!

Diyanet, sayende gidiyor din elden, dikkat et!

Devamını Oku
01.08.2018
‘Topluma karşı devlet’ ve polisi

‘Topluma karşı devlet’ ve polisi

Devamını Oku
30.07.2018
‘En doğru, en hakiki tarikat’ hangisi?

‘En doğru, en hakiki tarikat’ hangisi?

Devamını Oku
25.07.2018
Bikinili Müslümanlık, tesettürlü münafıklık

Bikinili Müslümanlık, tesettürlü münafıklık

Devamını Oku
23.07.2018
Meşihat makamı

Meşihat makamı

Devamını Oku
18.07.2018
‘Adnan Hoca’ya da ne istediyse verdiler!

‘Adnan Hoca’ya da ne istediyse verdiler!

Devamını Oku
16.07.2018
Ters köşe (10.07.2018)

‘Cülus töreni’

Devamını Oku
10.07.2018
Düzyatan Gazi’nin ABD seferi

Düzyatan Gazi’nin ABD seferi

Devamını Oku
08.07.2018
Matbaa kapitalizmi ya da ‘Gutenberg Galaksisi’nin sonu

Matbaa kapitalizmi ya da ‘Gutenberg Galaksisi’nin sonu

Devamını Oku
04.07.2018
Şehit cenazesinde ‘protokol’ olur mu?

Şehit cenazesinde ‘protokol’ olur mu?

Devamını Oku
02.07.2018
‘Yüzde yedi’yi kim yedi?

‘Yüzde yedi’yi kim yedi?

Devamını Oku
26.06.2018
Bitmiş iktidarın uzun ölümü sürüyor

Bitmiş iktidarın uzun ölümü sürüyor

Devamını Oku
25.06.2018
‘Yüzde yedi'yi kim yedi?

‘Yüzde yedi'yi kim yedi?

Devamını Oku
25.06.2018
‘Antroposen’, ama umudu kesme Doğa’dan!

‘Antroposen’, ama umudu kesme Doğa’dan!

Devamını Oku
11.06.2018
Uçtuğunu zanneden şeyh: Aziz Yıldırım

Uçtuğunu zanneden şeyh: Aziz Yıldırım

Devamını Oku
06.06.2018
Kıyametin jeolojik adı: ‘Antroposen’

Kıyametin jeolojik adı: ‘Antroposen’

Devamını Oku
04.06.2018
Başkanın değil babanın Ali’sisin Ali Koç!

Başkanın değil babanın Ali’sisin Ali Koç!

Devamını Oku
30.05.2018
Markalaşıp ‘makara’laşan tarikatlar

Markalaşıp ‘makara’laşan tarikatlar

Devamını Oku
28.05.2018
İmam-hatipten kaçanlar Galatasaray kuyruğunda

İmam-hatipten kaçanlar Galatasaray kuyruğunda

Devamını Oku
23.05.2018
‘Allah ruhumu diğer bedene koymuş Hocam!’

‘Allah ruhumu diğer bedene koymuş Hocam!’

Devamını Oku
21.05.2018
Eğlenceli ciddiyet: İnce

Muharrem İnce’nin mevcut iktidar ağzı karşısında en büyük avantajı, yerli ve milli “mizah duyusu”na sahip olması. Sanki Erdoğan, hiç beklemediği bir “lügat”le karşı karşıya kalmış gibi geliyor bana. Öyle hissediyorum.

Devamını Oku
17.05.2018
İnanç borsası nefslere açılırken…

İnanç borsası nefslere açılırken…

Devamını Oku
16.05.2018
‘Rabia gösterdikçe adalet görünmez oldu’

‘Rabia gösterdikçe adalet görünmez oldu’

Devamını Oku
13.05.2018
‘Afrin Türküsü’nde kim başrolde?

‘Afrin Türküsü’nde kim başrolde?

Devamını Oku
09.05.2018
Eşeğe kurban olun!

Eşeğe kurban olun!

Devamını Oku
07.05.2018
Fenerbahçe ‘Türk takımı’ mı?

Fenerbahçe ‘Türk takımı’ mı?

Devamını Oku
02.05.2018
Hitler’i anıyoruz (!)

Hitler’i anıyoruz (!)

Devamını Oku
30.04.2018
Biz tarihin yüzüne bu fotoğrafla bakacağız

Eve dönüş yolunda...

Devamını Oku
25.04.2018
‘Çocukluğun ilanı’dır 23 Nisan!

‘Çocukluğun ilanı’dır 23 Nisan!

Devamını Oku
23.04.2018
Geçmişimizdeki yarın: Köy Enstitüleri

Geçmişimizdeki yarın: Köy Enstitüleri

Devamını Oku
18.04.2018
ABD ‘simülasyon’a dönüşürken…

ABD ‘simülasyon’a dönüşürken…

Devamını Oku
16.04.2018
Dört duvar arasında havadır sudur kâğıt kokusu!

Dört duvar arasında havadır sudur kâğıt kokusu!

Devamını Oku
11.04.2018