Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

05.01.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Yugoslavya’yı barış diyerek bombaladılar. Irak’ı demokrasi diyerek. Suriye’yi özgürlük diyerek lime lime ettiler. Gazze’yi terörizm diyerek.

Venezüella’da ne olmasını bekliyordunuz? Şeker paketinin içindeki zehir kısa sürede açığa çıktı. Uyuşturucu, terör diye başladıkları operasyonun asıl niyetini, çok değil birkaç saat sonra Trump açıkladı: Venezüella’yı biz yöneteceğiz, Venezüella petrolünü biz satacağız!

Uzun lafın kısası, egemen bir devletin bombalanıp devlet başkanının kaçırılmasını, Venezüella’nın eksik demokrasisine bağlayıp “Oh olsun” diye nara atanların gözlerini emperyalizm sevgisi kör etmediyse bizi fena halde kandırıyorlar!

PETRODOLAR DÜZENİ VE BOMBA

Uluslararası politikada o kelimeyi çok kullanıyoruz: Petrodolar. Anlamı açık, petrol ve doların birleşiminden oluşuyor. Geçmişi; İkinci Dünya Savaşı sonrasında, ABD ile Suudi Arabistan arasındaki “Petrol ver güvenlik al” politikasına kadar götürülebilir. Ancak taşların yerine oturması Kissinger mimarlığında oldu. 1973’te Arap-İsrail savaşının Araplarda yarattığı korku fırsatını gören Kissinger, dünyanın en büyük ihracatçısı Suudi Arabistan Kralı Faysal Bin Abdülaziz’e, tüm petrol anlaşmalarının dolarla yapılmasını sağlayan bir anlaşmayı kabul ettirdi. Petrol ihraç eden OPEC üyesi ülkelerin takip ettiği bu yol sayesinde ABD parası, kandan değerli siyah sıvıya bağlandı. Petrol çıktıkça ABD parası büyüdü. Dünyanın en borçlu ülkesi ABD, parasını dünyada değişim değeri haline getirmesi sayesinde; kendi bütçesini, ordusunu, sosyal harcamalarını finanse etti.

Petrodolar düzeni hangi sınamayla karşılaştıysa oraya demokrasi diye, özgürlük diye, terörizm diye bomba yağdı.

Dünyanın en büyük dördüncü rezervine sahip Irak lideri petrodolar sisteminden alternatif para ile çıkmaya çalıştı. Ülkesine bomba yağdı. Kendisi asıldı. Dünyanın 9. rezervine sahip Libya’nın lideri petrodolara alternatif aradı. Üzerine bomba yağdı. Tecavüze uğrayıp linç edilerek öldürüldü.

CHAVEZ’DEN MADURO’YA VENEZÜELLA

Ve şimdi Venezüella...

Dünya petrol rezervinin en büyüğü, 303 milyar varil ile yaklaşık yüzde 20’si Venezüella’da. Venezüella, 25 yıldır petrodolar sistemini tehdit etmenin bedelini ödüyor.

1943 ve 1975 yasalarıyla millileştirilen Venezüella petrolü, 1990’lı yılların neoliberal programlarıyla piyasaya açıldı. ABD şirketlerinin petrol hâkimiyetine yarayan bu dönüşüme, Hugo Chavez liderliğindeki Bolivarcı devrim darbe vurdu. 2001 yılında organik hidrokarbonlar yasasını çıkardı. Bu yasayla tüm petrol ve doğalgaz rezervleri kamulaştırıldı. Yerli ve yabancı özel şirketlere sadece petrol işleme ve satma izni verildi. Ülke ihracatının yüzde 80’i olan petrolün devlet kontrolüne geçmesi, ExxonMobil ve Chevron gibi ABD dış politikasını belirleyen şirketleri kızdırdı. Chavez’e karşı ABD destekli darbe girişimlerinin de grevlerin de özü petrolü ele geçirme savaşıydı. Petrol gelirlerini sosyalizasyona ayıran Chavez’in halk kitlelerinden destek bulması sayesinde darbeler geri çevrildi.

Venezüella, 2010’larda iki büyük kayıp yaşadı. Önce devrimin lideri Chavez öldü. Ardından sosyal programı finanse eden petrol değer kaybetti. ABD’nin ağır yaptırımları, ambargolar, ülke sanayisine sabotajlar, balıkçı gemilerini bombalamaktan donanma kuşatmasına askeri tehditler, suikast girişimleri, ABD destekli komşular tarafından yaratılan suni savaşlar, ülkeye dış müdahaleyi çağıran Nobel ödülü verilen muhalefet... Bütün bunlar Bolivarcı devrim pedalını çevirmekte zorlanan Venezüella’yı boğdu.

‘PETROLÜN VARSA BENİM’ MESAJI

Bu kadar değil...

Petrodolar sistemi Venezüella dışında da sınanıyordu. Çin’in ABD’ye alternatif bir güç olarak ortaya çıkması, yeşil teknolojinin petrole bağımlılığı azaltma yolculuğu, Çin’in kritik nadir toprak elementleri üretiminin yüzde 60’ını, işleme kapasitesinin yüzde 85’ini karşılaması, ardından BRICS gibi ittifak sistemleri başta olmak üzere ticarete Yuan’ı sokması hem petrolün hem doların tahtını salladı. Venezüella, kendi sıkışmışlığına buradan çare üretmeye çalıştı. BRICS’e katılmak için başvurdu. Petrol ihracatı stratejisini Çin üzerine kurdu. Dolar dışında her türlü para birimiyle ticaret yaptı. Petrodolar sistemini tehdit edecek şekilde küresel ödeme yöntemleri kullandı.

İşte Trump, Venezüella’yı vurup Maduro’yu kaçırarak bütün dünyaya “Bu yolu kapattım” mesajını veriyor. Ülkenizde petrol varsa Amerikan sisteminden çıkamazsınız” diyen Trump, ülkelerin kendi malı olan petrollerini kamulaştırmasını, üzerinde tasarrufta bulunmasını ABD’ye karşı hırsızlık olarak görüyor. “Venezüella’yı biz yöneteceğiz, petrolünü biz satacağız” cüretini de ABD’nin petrodolar hegemonyasını silahla sürdürme stratejisinden alıyor.

Karayipler’de bekleyen ABD donanması, Maduro’nun koltuğuna oturan başkan yardımcısı Delcy Rodriguez’e “Geri dön” diyor. Neye mi? Petrolün millileştirilmesinin öncesine. Bolivarcı devrimden geçmişe. ABD’den kopuşun evveline.

SEBEP NE TERÖR NE UYUŞTURUCU

ABD Uyuşturucuyla Mücadele Dairesi’nin verileri de BBC gibi aklı başında Batılı yayınlarda ABD’deki uyuşturucunun çok küçük bir kısmının Venezüella’dan geldiğini söylüyor. Öte yandan Maduro’yu terörist olarak suçlayabilecek herhangi bir örgüt ya da eylem de yok. Haliyle mesele “işgal sevdalısı demokrat”ların sunumunun aksine ne terör ne uyuşturucu, petrol ve egemenlik! Müttefikleri İsrail ya da Suudi Arabistan’a bakın, Venezüella’nın nasıl yönetildiği ABD’nin umurunda bile değil.

Öte yandan...

Savaş yoğunlaşmış politikadır. Politika da yoğunlaşmış ekonomi. Bütün savaşlar haliyle politik ders içerir. Trump, bu hamleyle bütün dünyadaki despotik idarelere “Yörüngemden çıkmayın” mesajı veriyor. MHP’nin berrak bir şekilde “darbe” diye tanımladığı saldırıya, AKP’nin tweet sildiren utangaç açıklamalarının nedeni bu. Öte yandan “bir kısım muhalefet”ten gelen “Venezüella’da pişen bize de düşer mi” göz kırpmaları, hem emperyalizmden hem despotizmden başka yol arayanlara “eyvah eyvah” dedirtecek türden. Unutmayın, Mustafa Kemal, “Vahdettin de zaten kötü yönetiyordu” diyerek işgalcilere gülümsememiş, “Ya istiklal ya ölüm” diyerek karşılarına toplumsal kurtuluş programı koymuştu.

Dünyayı değiştirmek isteyenler, önce onun gerçeğiyle barışmak zorundadır.

İlgili Konular: #Venezuela

Yazarın Son Yazıları

Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025
Öcalan serbest bırakılacak mı

Sözcükler her zaman anlatmak için kullanılmaz.

Devamını Oku
16.10.2025
Apo ve Bahçeli’nin susturduğu asker

Çıkarlar suç ortaklıklarının kaynağıdır.

Devamını Oku
13.10.2025
‘Fatihli Müslümanlar’ rahatsız

“Bizi cehennemle korkutuyorlar ki dünyada onlara boyun eğelim.”

Devamını Oku
09.10.2025
Çocuk tecavüzünde çocuğu yargılayanlar

Çelişki dünyanın kendisinde sanırız, oysa ona sebep olan da insandır.

Devamını Oku
06.10.2025
Tarihin arka duruşması

Eğip bükersin, sarar paketlersin. Her şeye rağmen gerçek olduğu yerde durmaya devam eder.

Devamını Oku
02.10.2025