‘Arka bahçe’ tuzakları

‘Arka bahçe’ tuzakları

05.01.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

ABD’nin Venezüella’ya darbesi, kâğıt üzerinde bile olsa, uluslararası hukukun, kurallarının artık geçerli olmadığının açık ilanı oldu. Venezüella’ya ABD saldırısı bekleniyordu ama başkanlık sarayını basıp devlet başkanı ve eşini kaçırmak bu tahminlerin de ötesine geçti. ABD yönetiminin “övünerek” dünyaya duyurduğu bağımsız bir devlete yönelik bu eylem aslında uluslararası diplomasinin, BM gibi örgütlerin etkinlik alanının daraldığının da göstergesi.

Caracas’ın yakın müttefikleri, hatta petrolünün ana alıcısı Çin’in yanı sıra Rusya ve İran’dan tepkiler yükseldi ama ilk çıkışlarında temkinlilik vardı. AB ise zaten uzun süredir ABD gibi Maduro yönetimini meşru görmüyor. Hep diyoruz, tehlikeli bir öngörülemezlik çağındayız; emperyalist, kapitalist sisteminin vahşi çarklarının artık dönmekte zorlandığı, bunun için de yeniden alan açmak hedefiyle saldırganlığın arttığı bir dönem. Venezüella örneği, Washington’ın Trumpizm dönemiyle bir kez daha Monroe Doktrini’ni kuşanarak küresel hesaplaşmada “Arka bahçem, istediğimi yaparım” mesajını içeriyor. Burada şu gerçeği de unutmamak gerek: ABD’nin özellikle sol rüzgârlar eşliğindeki Güney Amerika ülkelerine yönelik darbeleri ilk değil. Trump’ın farkı bunu kapalı kapılar ardından çıkarıp güç gösterisini açıkça yapması. ABD’nin eylemine şu anki tabloda güçlü set çekebilecek, karşı yaptırıma dönüştürebilecek bir sistem ise ortalarda pek yok. Bu çerçevede gözler aynı zamanda BRICS’in de atacağı adımlarda.

VENEZÜELLA ÜZERİNDEN GÖZDAĞI

Küresel sistem tıkanıklığıyla birlikte iktidar ve güç tanımı daha riskli, daha değişken halde. Eğer güç, bir başka ülkenin liderini, eşini kaçırmayı, bunu yaparken kendi ülkesindeki parlamentodan bile onay almayı gerektirmez hale getiriyorsa gelinen durum çetrefilli, özellikle de II. Dünya Savaşı sonrası kurulan Batı ittifakının “demokrasi” modelinin geleceği için. Kuşkusuz ABD, Maduro darbesini Venezüella muhalefetini sevdiğinden yapmış değil. “Uyuşturucu, kartel” suçlamalarının ötesinde, ABD’nin eyleminin ana nedeni Trump’ın açık sözlülüğüne yansıyor; Venezüella’nın enerji kaynaklarına, petrolüne atıfla bu ülkeyi biz yöneteceğiz diyor. Yetinmiyor, Küba, Kolombiya, Meksika’ya da parmak sallıyor, “Her an sıra sizde” gözdağını veriyor.

Bu mesajı uluslararası güç dengelerinin nasıl okuyacağı önemli. Bu okuma ve atılacak adımlar küresel düzene ilişkin gelecek yılları şekillendirecek. Avrupa’nın çözümsüzlüğü, suskunluğu sürerse kim bilir belki Trump’ın daha önce de dile getirdiği gibi ABD için sırada Kanada ile Danimarka’ya bağlı Grönland olacak. ABD, enerji kaynakları ve stratejik ulaşım hattı Kuzey Kutbu’nu da kendi “arka bahçesi” olarak görebilir sonuçta!... Tabii burada Rusya’yı da es geçmemek gerek. Gelişmeler çerçevesinde AB ve İngiltere’nin bir an önce, Ukrayna-Rusya savaşını alevlendirmektense sonlandırmak için diplomasi masasında gücünü göstermesi gerekiyor.

Kimi yorumlarda Trump’ın, Rusya’nın Ukrayna’da bazı toprak işgaline, Çin’in Tayvan’a yönelik bazı adımlarına göz yumabileceği iddia ediliyor. Ortak çıkar noktasının “Arka bahçelerimizin kontrolü bizim” olduğuna işaret ediliyor. Bu “arka bahçe” konusu aynı zamanda ülkemize yönelik ABD politikasının da dikkatle sorgulanmasını gerektiriyor. ABD elçisinin Osmanlı sistemini övmesi, İsrail’in ulus devletleri sevmediğine yönelik sözleri eğer Türkiye için, geçmişe atıfla, “arka bahçe” olarak sunuluyorsa aman dikkat diyelim... Bölgede çoklu aktörler kol geziyor. Son dönemde ABD ve İsrail tarafından etkisi kırılan İran’da ekonomik krizle birlikte eylemler yayılıyor. Tartışmalı İmralı sürecinin Suriye’deki yansımaları belirsizliğini koruyor, Kürt yapılanmasının Şam yönetimine entegrasyonunda sonuç alınamıyor, federalizm çıkışları sürüyor.

Yine geliyoruz aynı derse... Venezüella örneği hepimize bildik sonucu hatırlatıyor: Ulusal birlikteliğin, bağımsızlığın, sınır güvenliğinin önemini. Kendi içinde bölünmenin; demokratik, hukuk devleti ilkelerini aşındırmanın, iktidar çıkarları uğruna toplumu kutuplaştırma adımlarının bir ülkenin dış müdahalelere karşı kırılganlığını artırdığını. Ekonomik açıdan zayıflayan, etik-liyakat çürümesi yaşayan bir ülkenin ulusal güvenlik risk yüzdesinin yükseldiğini...

Sandık, millet iradesine saygının vazgeçilmezliğini.

İlgili Konular: #Venezuela

Yazarın Son Yazıları

Sandık anlamını yitirmemeli

Demokrasi açısından çok ciddi bir sınamayla karşı karşıyayız.

Devamını Oku
05.10.2026
Hesap verilebilirlik...

Göz göre göre gelen krizlerimize bir yenisi daha eklendi.

Devamını Oku
28.09.2026
Okullarda ücretsiz bir öğün hemen şimdi

Ekonomik krizin ağırlığından kaçış yok; pazarda, markette, barınmada, eğitimde, her yerde. İktidarın yama bohçasına dönmüş ekonomi planlamalarında hedefler tutmuyor.

Devamını Oku
21.09.2026
Hürmüz’den Kızıldeniz-Akdeniz’e kelebek etkisi

ABD’nin İsrail destekçiliğiyle başlattığı İran savaşının etkileri, Körfez’le birlikte Yemen’i de içine almış durumda.

Devamını Oku
14.09.2026
Sandığa saygı ilkesinde birleşmek

Siyasette etik-ahlaki tutum, ufuk çizgisini karartacak noktada desek pek de yanlış olmaz.

Devamını Oku
07.09.2026
‘Bize özgü’ de biz kim...

İktidar cephesinin başkanlık yönetim sisteminde revizyona gidebileceği yönündeki kulis haberleri peş peşe geliyor.

Devamını Oku
31.08.2026
Kimin yönetim modeli!

İsrail’in, İdlib’deki üsse saldırısı Suriye üzerinden bölgesel gerilimin bir anda nasıl alevlenebileceğini hatırlattı.

Devamını Oku
24.08.2026
Rant zehri

Acının bir kez daha yıldönümü.

Devamını Oku
17.08.2026
Çerçeveden sorunlara savrulma riski

Washington’ın uzun yıllardır savunma stratejisinin merkezinde Ortadoğu’dan Asya-Pasifik’e odaklanma hedefi var.

Devamını Oku
10.08.2026
Sandıksız iktidara ne denir...

Bir kamuoyu araştırması yapıp seçme ve seçilme özgürlüğü hakkından vazgeçer misiniz diye sorsanız, katılımcıların tamamına yakını “Hayır” der.

Devamını Oku
03.08.2026
İyi yerden bakalım, demokrasi ses verdi...

Küresel çapta demokrasi bitkisel hayatta mı tartışmalarının arasında ülkemiz yeni bir siyasi partiye merhaba dedi

Devamını Oku
27.07.2026
Bölünme ve ittifak denklemi

CHP’yi bölme projesi “butlan” mayasıyla yoğruluyor.

Devamını Oku
20.07.2026
Savunma stratejisi, demokrasi ve diplomasi...

Ankara’yı günler öncesinden “yasak kente” çeviren iki günlük NATO zirvesini geride bıraktık.

Devamını Oku
13.07.2026
Mizah tükenmez

“Ağlanacak hale gülmek” deyişi yakında yasaklı sözler tanımına alınır mı bilinmez.

Devamını Oku
06.07.2026
Seçmeni yok sayan siyaset

Küresel sistemin temelden sarsıldığı, belirsizliğin sürdüğü bir dönemde CHP, sadece ulusal çapta değil uluslararası düzeyde de demokrasi mücadelesi açısından dikkatle izleniyor. “Sadece parti içindeki çekişme” olarak tanımlanamayacağını sıklıkla vurguladığımız bu süreç, demokrasi ve otokrasi hattında da kritik bir dönemeç.

Devamını Oku
29.06.2026
Anayasa tuzakları

CHP “mutlak butlan”la birlikte zorlu bir sürecin içinden geçiyor.

Devamını Oku
22.06.2026
Demokrasi sınavı

CHP’nin eline koluna dolandırılan “mutlak butlan” siyasetteki mücadelede seçmen desteğinin, meydanlardan yükselen mesajın etkisine ilişkin tartışmaları da alevlendirdi.

Devamını Oku
15.06.2026
Gündem savıcılık!

Zor günler... Daha zorlarının kapıda olduğu hissini bastırmak giderek zorlaşıyor. Ekonomideki yangın sönmüyor.

Devamını Oku
08.06.2026
‘Böl, parçala’da yeni yollar!

Siyasi partiler içinde zaman zaman ayrışmalar yaşanır; demokrasinin, siyasetin doğasıdır.

Devamını Oku
01.06.2026
Özel: Meydanlar bizim

CHP’ye yönelik “mutlak butlan kararı” Türkiye açısından zorlu demokrasi virajındaki açıyı daha da daralttı.

Devamını Oku
25.05.2026
Zorluklar, direnç ve umut...

Ekonomik veriler içinde bulunduğumuz darboğazı ortaya koyuyor.

Devamını Oku
18.05.2026
MESEM’i dokunulmaz kılan ne?

Küresel mücadelenin sert virajlarından birindeyiz.

Devamını Oku
04.05.2026
Çoklu krizler dönemi

Osmanlıcı, ümmetçi hayalciler, yine yeniden emperyalist çıkarların önlerine attığı kırıntılarla meşgul.

Devamını Oku
27.04.2026
Unutulan bir kavram: İstifa

Günümüzün sıkça kullanılan klişesi: “Hayat hızlı akıyor, gündem çabuk değişiyor. Teknolojik gelişmeler rüzgâr gibi esip geçiyor; durmak, beklemek geride bırakıyor...”

Devamını Oku
20.04.2026
Dini siyasete alet edenler

İslamabad buluşması; ateş hattının durulması ve Hürmüz kilidiyle birlikte uçuşa geçen küresel enerji piyasasını dindirmek için bir nefes olarak görüldü.

Devamını Oku
13.04.2026
Trump’ın bulamadığı panik butonu

Trump-Netanyahu cephesi, İran’a kolayca girdikleri gibi çıkacakları yanılgısına düşmeleriyle birlikte panikle buldukları her düğmeye basar halde.

Devamını Oku
06.04.2026
Hürmüz’den Montrö’ye!

ABD-İsrail’in başlattığı İran savaşında bir ay geride kaldı.

Devamını Oku
30.03.2026
Savaşa çekme tuzakları

Savaşa çekme tuzakları

Devamını Oku
23.03.2026
Bombayı ‘eğlence’ görmek!

Çeşitli bölgelerde kontrollü çatışma ve sınırlı savaşlar dönemi mi, yoksa üçüncü dünya savaşı için o kâbus kapı aralandı mı? Tartışmalar sürüyor...

Devamını Oku
16.03.2026
Ateşin Akdeniz yansıması

ABD-İsrail ile İran arasındaki ateş çemberi genişliyor. Körfez’in son yıllarda küresel çapta yatırımcılar için çekim merkezi haline gelen zengin Sünni monarşilerinde alarm zilleri çalıyor.

Devamını Oku
09.03.2026
Yarını belli olmayan senaryolar

Domino taşı etkisi hızlıydı. İsrail işgali altındaki Filistin’i yerle bir etti, on binler katledildi, topraklarından sürüldü. Bugün bağımsız, bütüncül bir Filistin devleti hedefinden bahsetmek istesek de gerçekler Trumpizmin Akdeniz resortu tadında kurguladığı, gerçek sahiplerinin yok sayıldığı bir bölge.

Devamını Oku
02.03.2026
Güven demekle olmaz...

Yaşamın her alanında güven vermek, güven duymak değerlidir.

Devamını Oku
23.02.2026
Ne senle ne sensiz ittifakı...

Hangi sohbete dalsak konu eni sonu, nasıl bir dünyaya doğru gittiğimizin belirsizlik ve kaygılarla iç içe geçmiş sorusuna geliyor.

Devamını Oku
16.02.2026
Kısır döngüden çıkmak gerek

Ekonomi şimdi düzeldi, düzelecek diye iktidar sözlerinin üzerinden kaç bahar, kaç kış geçti...

Devamını Oku
09.02.2026
Diken üstü dünya...

Küresel restleşmede oyun sürekli yeniden kuruluyor.

Devamını Oku
02.02.2026
Trump ‘vekil’ kartı...

Suriye’deki gelişmelerin Türkiye açışından önemi ortada.

Devamını Oku
26.01.2026
Dünya kaynıyor

Venezuela devlet başkanı ve eşinin ABD tarafından kaçırılmasıyla “Yok artık” diyerek hâlâ şaşırabildiğimizi görüp şaşırdığımız yeni yıla merhaba demiş olduk.

Devamını Oku
12.01.2026
‘Arka bahçe’ tuzakları

ABD’nin Venezüella’ya darbesi, kâğıt üzerinde bile olsa, uluslararası hukukun, kurallarının artık geçerli olmadığının açık ilanı oldu.

Devamını Oku
05.01.2026
Çetin bir yıl bizi bekler

Dünya zaman dilimine göre 365 günü daha geride bırakmak üzereyiz.

Devamını Oku
29.12.2025
Magazinleştirmek...

Uyuşturucu operasyonu “ünlü” dalgasıyla sürüp giderken ana gündem maddeleri sanki gölgede bırakılmak istenir gibi.

Devamını Oku
22.12.2025