Tuncay Mollaveisoğlu

Soros ‘reformlarından’ ‘Soros artığına!’...

27 Ekim 2021 Çarşamba

10 büyükelçi, Türkiye’nin altına imza attığı AİHM kararları doğrultusunda Osman Kavala’nın serbest bırakılmasını istediler. 

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, 10 elçiyi “istenmeyen adam” ilan edip sınır dışı edeceğini açıkladı. ABD devreye girdi, Erdoğan’a geri vites yapacağı zemini yarattı ve kriz sönümlendi. 

***

Erdoğan’ın böyle bir karar alıp uygulamasının mümkün olmadığı ortadaydı. 

Suriye’de askerimizin başına çuval geçirildiğinde, “ABD’ye neden nota verilmedi?” eleştirisine; “Ne notası veriyorsun, müzik notası mı?” diye soran da kendisiydi. 

Yani “büyükelçiler krizi” yine iç siyasete yönelik; kutuplaştırma, kendi seçmenini bir arada tutma, halkın iliklerine kadar hissettiği ekonomik buhrana perde bulma çabasıydı...

Türk Lirası tarihinde olmadığı kadar değer kaybına uğradı. Asgari ücrette Çin’in gerisine düştük.  

Başta akaryakıt, enerji, en temel ürünlere zam yağıyor...

Saray, yoksul halka yine “dış güçler” masalı anlatıyor...

*

Krize neden olan Osman Kavala’nın uzun süre tutukluluğunda hep aynı hikâye gündemde... 

Erdoğan, Kavala için “Soros artığı” dedi... Yargıyı açıkça etkileyen ifadelerde bulundu.

Erdoğan ve yandaşlarının Kavala’yı içeride tutmak için öne sürdüğü Soros bağlantısını 2004 yılından bu yana yazan benim... Daha doğrusu Soros’u ve ilişkiler ağını ilk yazan gazeteciyim... 

Ancak AKP Genel Başkanı’nın söylemediği bir gerçek var: AKP’nin tüm yol haritasını hazırlayan Soros’un bizzat kendisiydi. 

En son 2020 yılının şubat ayında bu meseleyi belgesi ile ortaya koyan yazılarımdan birine göz atalım. 

***

Yalnızca olguları ve gazeteci tanıklığımı yazacağım.

2004 yılı...  

Soros ile yakın dost olduğunu her fırsatta dile getiren Can Paker bir rapor hazırlıyor. Daha hazırlık aşamasındayken ele geçirip yazdığım raporu o dönemin Nokta dergisinde kapak yapmıştık. 

Raporda yazılanlar ve geçen 16 yıl, AKP’nin yol haritasının ve özellikle TSK üzerindeki operasyonun kaynağının bu rapor olduğunu açıkça gösteriyor. 

Raporun başlıkları:

- Silahlı kuvvetlerin demokratik denetimi.

- “Sivilleşme”.

- Okullardaki “Andımız”ın kaldırılması.

- Şehitlik, gazilik ve kahramanlık kavramlarının sorgulanması.

- İyi vatandaş kavramının sivilleşmesi, ölüm ve kahramanlık tanımının sorgulanması.

- Eğitimin sivilleşmesi; ders kitapları, eğitim politikalarında sivilleşme!  

- Okullardaki törenlerin “sivilleşmesi”.

- Milli bayramlar ve diğer etkinliklerdeki kutlamaların sivilleşmesi...

16 yıl önce yazdım... Ve her bir başlığın harfiyen uygulandığına tanık oldum. Bugün “Emperyalizmle mücadele ediyoruz” diyen AKP’nin yol haritasını, emperyalizmin yumuşak yüzü Soros hazırlamıştı. 

Yani Mustafa Kemal Atatürk’ün fotoğrafını resmi dairelerden kaldırmak, okullardan, eğitim kitaplarından adını, devrimlerini ve izlerini silmek, uydurulmuş, sömürgecilerin bölge operasyonlarına uygun (yeni Osmanlıcılık gibi) bir tarih yazmak... 

TSK’nin “hizaya getirilmesi”, ordunun profesyonelleşmesi, böylece şehit olan her vatan evladına “görev zayiatı” olarak bakılması... 

“Tane” ile şehit olmak, hayatını ülke huzuru için adayanların manşetlerden düşmesi, giderek kanıksanan, sıradanlaşan asker kayıpları... Adım adım uygulanmış bir planın yansımaları...

***

Can Paker ile birlikte AKP’nin yol haritasını hazırlayan isimler arasında FETÖ firarisi Önder Aytaç da vardı. 

Paker, Soros’un yakın dostuydu. Paker, Erdoğan’ın telefonla aradığı, danıştığı isimlerin başındaydı... 

Soros, Kavala’nın yer aldığı açık toplum enstitüsünü fonladığı için Kavala’ya “Soros artığı” deniliyor...

Yukarıda özetlediğim Can Paker imzalı “AKP için reform” çalışmasını da fonlayan Soros’tan başkası değildi...

***

Soros’un meşalesi ile aydınlanan, yol yürüyen, reform yapan AKP, bugün aynı Soros’u şeytanlaştırıyor ve Kavala’nın tutuklu kalmasına gerekçe olarak sunuyor!

Benim bu analizime bugüne kadar çıkıp itiraz eden olmadı. Tersine AKP kurucusu Bülent Arınç, tam da yazdığım gibi bu süreci doğrulayan şu açıklamayı yaptı:

“Soros bir ara Açık Toplum diye muteberdi. Bunun Türkiye’deki temsilcisi Can Paker’di. Can Paker o zaman vakıfta bulunurdu. Vakfın yaptığı araştırmaları da biz done olarak kullanırdık. Paker, Etyen Mahçupyan ve diğer araştırmacılarla birlikte bana belki beş defa gelmiştir.” 

Bitmedi, devamı var:

“O zaman baş tacı ettiğimiz şu anda da bir yerlerde başı olan bir insanın ‘vay Sorosçu’ diyerek bir kısım insanların suçlanması yanlış. Kendimize bir saygımız olmalı. Mesela ben hükümetteyken yaptığımız her şeyi savunurum, bugün de savunurum. Neden, çünkü bunu beraber, inanarak yaptık.”

Daha ne söylenebilir?!

***

Dün, Cumhurbaşkanı’nın, Irak ve Suriye’ye sınırötesi operasyon yetkisini uzatacak tezkere tartışma konusu idi. 

CHP, “Tek bir askerimiz, polisimiz daha şehit olmasın” diyerek ret vereceğini açıkladı. 

George Soros’un şu ünlü sözünü hatırlatmam gerekiyor. Soros, Türkiye’de “kırmızı halılarla” karşılanıp bu iktidara ve liberallere ilham verdiği toplantıların sonunda, “Sizin en iyi ihraç malınız ordunuzdur” diyerek ayrılmıştı ülkemizden... 

“Türk askerinin kanı satılık değildir” diyerek tepki göstermiştik... O tepkiyi gösterenler kumpaslarda yatırıldı, işsiz bırakıldı, “merkez” medyadan kovuldu...

***

Demek ki neymiş? TSK’nin sınırötesi operasyonları, Katar’da bulunması, Afganistan’a zorlanması, ulusal çıkarlarımızın dışında birtakım telkinlerle görevlendirilmesi Soros’un hayaliymiş...

Kavala tartışması, belgesi ile anlattığım süreç ve Arınç’ın itirafları üzerinden Saray’a soruyorum: Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu...


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Şehir hastaneleri kimin? 10 Kasım 2021