Yazgülü Aldoğan

Bekaa sorunu, belediyeleri kaybetme korkusudur

03 Mart 2019 Pazar
Millet İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediyesi başkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun projelerini açıkladığı toplantıda Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü ile karşılaştım, gazetem o ilçede olduğu için görüyorum tabii, temizlik işçilerinin grevini sordum. Sabah televizyonda izlemiştim, başlarında kırmızı eylem bantları, işçiler ödenmeyen maaşlarını istediklerini anlatıyor, kameralar “devrimci” işçileri uzun uzun gösteriyor! Hayri İnönü, bu sefer gecikse de “En iyi ücreti ödüyorum” diyor. Maaşları beş bin lira civarındaymış. DİSK’e bağlı Genel-İş Sendikası’na üyeler. Yine DİSK’in açıklamasına göre Türkiye’deki 16 milyon küsur işçinin sadece 2 milyona yakını örgütlü, yani sendikalı. Bunlardan sadece yüzde 7’si toplusözleşmeden yararlanabiliyor. İşçilerin hak aramasına elbette karşı değilim. Ama önce İzmir, şimdi Şişli’de, diğerleriyle kıyaslandığında iyi koşullarda çalışırken bu hak arama grevlerinin zamanlaması manidar değil mi? Hele “bazı medya”nın bunlara verdiği destek daha da manidar, bitli yorgan ve yemek yiyememe koşullarını protesto ederken gözaltı yapılan 3. havalimanı işçilerinin yanında görememiştik aynı medyayı? Eskiden seçim yaklaşınca siyasetçiler sendika kapısını aşındırırdı, sendika da işçilere hangi partiyi tutacağını işaret ederdi. Şimdi destek böyle veriliyor demek?

 
Vaat güzel para nerede?

 
İmamoğlu’nun baldan tatlı vaatlerini dün gazetelerde okudunuz. Maşallah, her gün teröristlikle suçlanan bir ittifakın adayı olarak İmamoğlu’nun ne morali bozuluyor, ne temposu düşüyor. Büyük bir ekiple hazırlamışlar projelerini, sosyal yardımların çokluğu dikkatimizi çekiyor ama İmamoğlu, sorularımızı yanıtlarken, şu andaki yardımların belediye bütçesinin sadece yüzde birini oluşturduğunu, bunu yüzde 3’e çekeceklerini söylüyor. İki sorum daha var: Bu projelerin kaynağını açıklamadı, parayı nereden bulacak ve destek değil, köstek olacak AKP iktidarıyla nasıl yürütecek? “Kadir Topbaş’ın da güzel projeleri vardı ama İstanbul’u o yönetemedi” diye ekliyorum soruma. Yanıtlarken kendinden emin:“Bizim yönetimimizde talimat zinciri yok. Siyasetten bir gün bile talimat almadım. Partizan bir süreç Türkiye’yi tehdit ediyor, belediyenin damarlarına kadar girmiş. Bu süreci tersine döndürmek istiyoruz” diyor. Kaynak konusu ise tahmin ettiğim gibi: “Para var ama çarçur ediliyor. Yanlış yatırımları durdurur, israf kalemlerine son verirsek, kaynak en kolayı. Atatürk Olimpiyat Stadı ve Formula 1 pisti gibi boş duran işlere ne büyük paralar gitmiş. Merkezi hükümetin hakkımızı vermeme şansı yok. Kim dillendirirse suçtur” diyor.

Aylardır görüyorum, yazdım, söyledim: Şişhane Meydanı’nda bir proje yürütülüyor. Her gün değişen projede taşlar bir gün granit, bir gün beton, koyuluyor, sökülüyor, yer gök taş oldu. O projeyi kim yaptı? Bunun için bir konkur açıldı mı? Giderayak kim bilir kim zengin ediliyor? Dinci vakıflara belediyenin kasasından ödenen para 900 milyon TL’yi bulmuş! Bunları durdurursanız, hayali bile güzel o projeleri hayata geçirirsiniz, zor değil? İmamoğlu şunu vurguluyor; iktidar belediyeleri almak için bekaa sorunu diye bir korku yarattı. Halkın gündeminde ise bir tek konu var, işsizlik, parasızlık! Ulaşımda, kullandığın suda indirim, sosyal yardımlarda artış, belediye projeleriyle istihdam yaratılması, herkesi kucaklayan adil bir kent yönetimi. Kulağa hoş geliyor. Geriye ne kalıyor? Sandığa gidip oyunu vermek, oyunu korumak, sandık güvenliği. Bekaa ülkenin değil, büyük kentleri kaybediyoruz korkusuna kapılan iktidarın bekaası. O da ilelebet sürecek değildi ya?

Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları