Yazgülü Aldoğan

Hangi kadın tacize uğramadı ki?

17 Aralık 2020 Perşembe

Topa girmeden olmaz. Kız kardeşlerim, günlerdir kendilerine yapılan tacizleri açıklıyor. PEN Türkiye, edebiyat dünyasının bütün kurumlarına çağrı yaparak ortak bir “Onur Komisyonu” kurma ve mağdura her türlü destek kararı aldı. İstanbul Barosu da “Kadınların maruz kaldıkları taciz ve cinsel saldırıları ifşa etmeleri bir haktır” açıklaması yaptı. Kadının beyanının esas olduğunu hatırlatıp “Yalnız değilsiniz, İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi olarak her zaman yanınızdayız” dedi. Biraz gecikmiş bir ME TOO hareketi bu, önce edebi çevrelerde başladı. Sonra yayılacağı sinyalini, “Uykunuz kaçsın erkekler” mesajıyla verdi kadınlar. Sinema, medya, siyaset dünyasına sarkması kaçınılmazdı, hatta her yere! Ama tabii cesaret lazım. Bir kadın, bir genç kız, bir küçük kız, “Bu adam beni taciz etti” dediği zaman başına şunlar gelebilir: Ciddiye alınmaz, yalan söylüyor denir. Hele taciz etti diye işaret ettiği kişi ünlü ise güçlü ise kamuoyunda güvenilir ise inanılması zordur! Adalet bile işlemez! Aile çevresinden biri ise örtbas edilir. Ki çoğunlukla aile içindendir! Hele söz konusu taciz değil de tecavüz ise mağdur için daha da vahim. Ailenin namusu diye saklanır. Türkiye bu yüzden, üstü örtülmüş ensest vakalarıyla dolu. Özellikle kırsal bölgede, aile meclisi faili değil, mağduru ortadan kaldırmaya karar verebiliyor!

Kadın suçlanır

Ya şehirde bir genç kadın tacize uğradığı zaman başına ne gelir? Bir şey gelmez, çünkü tacize uğrayan, şikâyet etmez! En fazla arkadaşına anlatır. Diyelim daha ergen, ne diyecek ailesine, “Adnan Bey Amca evlerine gittiğimizde mutfakta kıstırdı, göğsümü okşadı” mı diyecek? Demez! İşyerinde tacizin yaygın olduğu biliniyor, ifşa edilmiyor! Kadın gösterişliyse, gülüyorsa (burası çok önemli) giysileri açık ya da darsa davetkâr bulunuyor. Patron, müdür, yönetici, amir, bir iki basamak üstteki erkek en azından şansını deniyor. Kadın itiraz etmezse ileri gidecek, ederse belki kovacak, belki işini, ilerlemesini engelleyecek. Tacizde genellikle bir ast üst ilişkisi vardır. Astın üste tacizde bulunduğu duyulmuş şey değil. Merkel’e biri tacizde bulunabilir mi? Zaten erkeklerin çoğunlukta olduğu siyaset gibi işlerde kadınlar “dişi” görünmemek için rahibe gibi giyiniyor. Bütün güzelliğine rağmen Meral Akşener’e bakın, boynunu bile göremezsiniz, gömleğin düğmeleri üst üste. Kadınlığa şal örtülüyor. Köşe yazısı değil, kitap yazılacak konu, edebiyattan girdik siyasetten çıkamıyorum!

İfşa zor ama gerekli

Ben de tacize uğradım demek yetmiyor, adres verip isim vermediniz mi herkes zan altında kalıyor. Gece uykuları kaçanlar sadece erkekler değil, biz kadınlar da! Söylesem mi? Yazsam mı? Hepiniz tamam şimdi açıklayacak diye benden bekliyorsunuz değil mi? Ne kazanacağım? Herkes bana bunca yıl niye susmuş diye bakacak. Hem suçlu hem mağdur olmak var. Tabii ki ben de tacize uğradım! Ama çok şükür, iş hayatımda değil, üstlerimden değil, arkadaşımdan değil, ailede zaten erkek yok! Pandemi, ekonomik kriz, işsizlik, sağlık sorunuyla boğuşurken otuz yıl önce “En ummadığım kişi, en olmayacak yerde..” diye başlamak neye yarar? Aslında hangi kadının başından az ya da çok bir taciz geçmedi, libidosu ve cüreti yüksek erkek milletinin içinde? Sokakta, otobüste, trende, otelde, işte, davette, kalabalıkta, tenhada? Hangimiz arkamızda ısrarlı bir ayak sesi duyduğumuzda irkilip kenara çekilip geçmesini beklemiyoruz? Hangimiz uzun bir gece yolculuğunda, otobüste, uçakta, yanımızda tanımadığımız bir erkek olmasını isteriz? Hangimiz plajda kendini rahat hissediyor? Aynaya bakın ve sorun kendinize, siz, herhangi bir biçimde bir kadını taciz ettiniz mi? Ettiyseniz bundan pişman oldunuz mu? Ve evlilikte tecavüz diye bir durum var, kendinizi böyle bir durumda haklı hissettiniz mi? Erkekler de diyor ki biz de başlayalım mı kadınların tacizlerini anlatmaya? Kapatıyorum, bu yazının sonu yok!


Yazarın Son Yazıları

Yönetememe krizi 19 Kasım 2020