Adliyenin ön kapısı
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Adliyenin ön kapısı

01.01.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Gözaltına al, tutukla. Gözaltına al, adli kontrol. Gözaltına al... 2025 yılının kelimesi: Gözaltı. Gazeteci, siyasetçi, sosyal medya kullanıcısı, vatandaş... Fikrini söyleyen, protesto eden, yazı yazan herkes gözaltını tadıyor. Savcılıklar gözaltı fabrikası oldu.

Peki savcılığa arka kapıdan değil de ön kapıdan girersek ne olur? Yani alınan değil de şikâyet eden olursak ne yaşarız?

Anlatayım.

Türkiye, dolandırıcıların en yaratıcı olduğu ülke. Bunlardan biri de benim başıma geldi. Hayır, dolandırılmadım.

Son dönemin yapay zekâ destekli dolandırıcılarını belki okudunuz. Belki de muhatap oldunuz. Dolandırıcılar Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Selçuk Bayraktar’a, Güler Sabancı’dan Ali Koç’a tanınmış herkesin yapay zekâ ile videosunu üretiyor. Videolarda yatırım tavsiyesi adı altında bir siteye yönlendiriliyor. Yatıran vatandaşın parası birkaç saniye içinde buharlaştırılıyor.

O kadar acımazsızlar ki...

Yaşamını yitiren Manisa Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in bile ölümünden sonra yapay zekâ ile videosunu ürettiler. Acısı üzerinden vatandaşı dolandırmaya çalıştılar.

Aslında videoları dikkatle izleyenler yapay zekâ ile üretildiğini fark ediyor. Gelgelelim, teknolojiye yabancı, kazanma iştahı yüksek vatandaşlar kolayca kanıyor. Bu yüzden hemen her gün “Dolandırıldım” diye haber okuyorum ya da mesaj alıyorum.

İşte bahsettiğim olay bununla ilgili.

DOLANDIRICIYA SORUŞTURMA YOK 

Benim de görüntüm kullanılarak bir dolandırıcılık videosu yaratıldı. Vatandaşlar “yatırım tavsiyesi” adı altında dolandırılmaya çalışıldı. Maalesef vatandaşların da kandığını görünce hemen harekete geçtim.

Önce sosyal medyadan “Dikkat edin, bu bir dolandırıcılık” diye uyarı yaptım. Ardından Facebook, Instagram gibi sosyal medya programlarına, dolandırıcıların sayfalarını şikâyet ettim.

Ancak yine de durduramadım.

Bir adım daha atmaya karar verdim. Bu kez savcılığın arka kapısından değil de ön kapısından girdim. Avukatım Enes Hikmet Ermaner bir şikâyet dilekçesi hazırladı. Dolandırıcıların sayfalarını, görüntümün nasıl kullanıldığını anlattı. Dolandırıcılar hakkında işlem yapılmasını istedi.

Ne yalan söyleyeyim...

Gerçek bir haber videosu yayınlayıp birkaç saat içinde gözaltına alınan ben, yargının dolandırıcılara karşı bir şey yapacağını düşünüyordum. En azından “aradık, taradık, bulamadık” demesini bekliyordum.

Herhalde çok safmışım!

Birkaç gün içinde elime “Kovuşturmaya yer yok” kararı gelince bunu anladım. Savcılık dolandırıcıları soruşturmadığını söylüyordu.

Neden mi?

ORTADA SUÇ YOKMUŞ!

Hemen belgeden aktarayım: “Müşteki Barış Terkoğlu’na karşı sergilenmiş herhangi bir hile bulunmadığından müşteki, dolandırıcılık suçunun mağduru değildir. Mağdur olmuş kişilerin yetkili ve görevli cumhuriyet başsavcılığına müracaatı üzerine dolandırıcılık suçundan her zaman soruşturma başlatılabilecektir. Mükerrer soruşturmaya mahal vermemek için dolandırıcılık suçu yönünden iş bu dosyadan soruşturma yürütülmemiştir.”

Yani savcılık diyor ki: Sen dolandırılmamışsın, boşver!

Diyeceksiniz ki “İyi de senin görüntünü kullandılar”. Elbette ben de bunu söyledim. “Görüntüm kullanılıyor, şikâyetçiyim” dedim.

Savcılık bunun da suç olmadığına şöyle karar vermiş: “Türkiye’de tanınan bir gazeteci olduğu, yerel ve ulusal basında ‘Barış Terkoğlu’ ismi ve fotoğrafının birçok yerde açıkça paylaşıldığı, bu haliyle müştekinin ismi ve fotoğrafı; üçüncü kişilerin bilgisine sunmadığı, sınırlı bir çevreyle paylaştığı bir kişisel veri niteliğinde olmadığından suçun yasal unsurları oluşmamıştır.”

Yani savcılık diyor ki: Sen tanınan gazetecisin, her yerde fotoğrafın ve videon var, dolandırıcıların bunları kullanıyor olması suç değil.

“Pes” dedim!

DOLANDIRICIYA ‘BANA NE’ 

Bana karşı ceberut olan hukukun, dolandırıcılara karşı böyle güzel, böyle tatlı, böyle minnoş kullanıldığını görmek “pes” dedirtti. Elbette avukatım “kanun yararına bozma” için Adalet Bakanlığı’na kadar itiraz etti.

Olay böyle...

Kendi ellerinizle içeriği gerçek bir haber yapıp bunu yayımladığınızda birkaç saat içinde gözaltına alınıyor, mahkemeye çıkarılıyorsunuz. Yok, aynı görüntüyü alıp dolandırıcılık amaçlı video hazırlayan ve vatandaşın üç kuruşunu cebine indireni şikâyet ederseniz, yargı “Bana ne” diyor. Üstelerseniz “Sana ne” diyor.

Gel de isyan etme!

2025’in kelimesi “gözaltı” ya... Sebebi belli. Zira yargı, milletinin sırtındaki yük haline geldi. Çektiği çilelere bigâne olurken yardım isteyenin eline kelepçe, diline bağ oldu. İki kuruşluk maaşına isyan edeni, yaşadığı haksızlığa başkaldıranı, yanlışa yanlış diyeni hapislere doldurdu. Buna karşın; hırsızın, uğursuzun, düzenbazın “Bana dokunmazlar” demesinin sebebi oldu.

Yeni bir yıl; kapağı açılmış yeni bir ajanda, çevrilmiş yeni bir sayfa, yapılmış yeni bir başlangıç demek. Haliyle, yılın kelimesini “hürriyet ve adalet” yapmak için önce kendi kaderini kendisi yazacak el gerek, bilek gerek, baş gerek.

Gelecek, geçmişin içinde filizlenir. Yeni yılınız elinizle, bileğinizle, başınızla kutlu olsun.

Yazarın Son Yazıları

Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025
Öcalan serbest bırakılacak mı

Sözcükler her zaman anlatmak için kullanılmaz.

Devamını Oku
16.10.2025
Apo ve Bahçeli’nin susturduğu asker

Çıkarlar suç ortaklıklarının kaynağıdır.

Devamını Oku
13.10.2025
‘Fatihli Müslümanlar’ rahatsız

“Bizi cehennemle korkutuyorlar ki dünyada onlara boyun eğelim.”

Devamını Oku
09.10.2025
Çocuk tecavüzünde çocuğu yargılayanlar

Çelişki dünyanın kendisinde sanırız, oysa ona sebep olan da insandır.

Devamını Oku
06.10.2025
Tarihin arka duruşması

Eğip bükersin, sarar paketlersin. Her şeye rağmen gerçek olduğu yerde durmaya devam eder.

Devamını Oku
02.10.2025
İŞKUR’u bile soydular

Kapı içeriden açıldı mı soygun normalleşir.

Devamını Oku
29.09.2025