Yazgülü Aldoğan

Keşke HUKUK üstün olsa!

21 Ekim 2021 Perşembe

ABD ve AB ülkelerinden oluşan on ülkenin büyükelçisi, elbette ülkelerinin direktifi ve bilgisi dahilinde, bir paylaşım yaparak iş insanı Osman Kavala’nın, daha bir savcı bile görmeden, dört yıla yakın, davalar uydurularak tutuklu kalmasına tepki gösterip serbest bırakılmasını istedi. Bu şaşırtıcı değil, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de Kavala hakkında “Derhal tahliye edilmeli” kararını vermişti.

Dışişleri Bakanlığı, elçileri bakanlığa çağırarak “Türkiye’de hukukun üstünlüğünü vurgulayarak bağımsız yargıya müdahale edilemeyeceği” gerekçesiyle sert bir uyarıda bulundu. En sert tepkiyi ise muhtarlara yaptığı konuşmada, (muhtarlar hiç bu kadar kıymete binmemişti!) İçişleri Bakanı Soylu gösterdi: “Burası çadır devleti değil; Batı, Türk yargısına talimat veremez! Türk yargısı bitti demeden bitmez!” diye haykırdı. Sanırsın İçişleri Bakanı değil Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı. Tabii herkesin aklına Erdoğan’ın “Bu can bu tende olduğu sürece serbest kalmaz” dediği Rahip Brunson’un Trump’tan gelen bir telefonla nasıl ABD’ye yollandığı ve ertesi gün Beyaz Saray’da kabul edildiği geldi! Türk asıllı Alman vatandaşı gazeteci arkadaşımız da aynen serbest kalıp gönderilmemiş miydi?

BU MU ÜSTÜN HUKUK?

Hukukun üstünlüğü endeksi yeni açıklandı, 139 ülke içinde Türkiye 117. sırada! Utanç verici. Yargı o kadar bağımsız ve o kadar düzgün işliyor ki Osman Kavala’nın tutuklu kalması için suç icat ediliyor. Casus dediler yetmedi, Yargıtay’da aklanmış Gezi davasını hortlatıp içine Kavala’yı kattılar. Kavala davası da Selahattin Demirtaş davası da siyasi davalardır, Türkiye de biliyor, dünya da biliyor. Ve dünya âlem sahip çıkmıyor ama 15 Temmuz’un bütün günahını üzerine yıktıkları öğrenciler ve erlerin davaları da siyasi davalardır! O gençler de emir komuta zinciri içinde sokağa çıkarılmış oldukları halde darbeye teşebbüsten müebbete mahkûm edildiler, beş yıldır her türlü eziyete katlanarak yatıyorlar, gençlikleri yandı! Böylece dünyada darbe yapmaya teşebbüsten ilk kez er tutuklamış ve suçlamış olduk; içlerinde beş aylık er çoban Recep de var, 85 er yatıyor hâlâ, vatani görevini yapan erler! Ki onların içinde linç edilen oldu; öldürülen, dövülen, yaralanan oldu. Ve çıkardıkları bir kanunla bunların faillerinin soruşturulmasını da önlediler. Harp okulu öğrencilerinin davaları da Yargıtay’da deliller yeterince incelenmediği için bozuldu, ama üç kişi dışında tahliye yok, yeniden görülsün diye 372 öğrenci hâlâ tutuklu, hâlâ yatıyor! Hem de üst üste, tıka basa koğuşlarda. En son aldığım haberlerde Silivri’de 5 numaralı koğuşta kantinden satın aldıkları battaniyeleri, hatta kışlık giysilerini toplamışlar. “Silivri soğuktur” esprisi, üşüsün, hasta olsunlar diye mi? Zaten o koğuş, koronaya yakalanmış, içlerinden ikisi hayatını kaybetmişti!

HAKARET DAVALARI

Yargı o kadar bağımsız ki hakaret davalarında bile çifte standart uygulanıyor: Özlem Gürses ekranda isyan etti; inanılmaz çirkinlikte bir küfür, taciz ve tehdidi ekranda okudu. Bu ahlaksızlığa “bağımsız yargı”, “kime yapıldığı belli olmadığı için takibe gerek yoktur” yanıtı vermiş, kadının kendi hesabının altına yazılmış? Oysa benim hiç tanımadığım birinin paylaştığı, içinde üç kişinin fotoğrafı olan bir tweet’e “Kim bu geri zekâlı” soruma o üç kişiden biri, bana hakaret etti dedi diye dava açıldı! AKP’li değilsen hakarete uğrayabilirsin, her yazdığın da hakaret sayılır! Muhalefet partileri işini yapamıyor, her söylediklerine hakaret davası!

Muhalif bir partiliyi, gazeteciyi öldüresiye dövenler iki üç günde serbest bırakılıyor, sadece atanmış rektörü protesto ettikleri için Boğaziçili öğrenciler hâlâ tutuklu. Çünkü burası hukuk devleti!

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun devlet memurlarına yaptığı çağrı çok önemlidir: Kanunsuz hiçbir emre itaat etmeyin, suçlu sayılırsınız. Buna yargı da dahildir. Kanun dışı işler emir olamaz. Açılan telefonlarla seyri değişen davaları, yapılan pazarlıkları herkes biliyor! Ve bunların hesabı verilecek, gün sayıyoruz! Gerçekten hukukun üstün olduğu, yargının bağımsız olduğu bir ülkeye kavuşmak için!


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Anahtarı bırak da git! 25 Kasım 2021