Dönüşler köhnedi…
Zülal Kalkandelen
Son Köşe Yazıları

Dönüşler köhnedi…

14.11.2021 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

“Bazılarınız megalomanyak diyecek ama ben, Babıâli’ye devrim yapmak için geldim. Yeni insanlar bulmak, gazetecilikte yeni zihniyetler, yeni rol modelleri yaratmak iddiasındaydım.

Kafamda Babıâli’ye meydan okumak vardı.

Bunun için Gazeteciler Cemiyeti’ne değil, Magazin Gazetecileri Derneği’ne üye olmuştum.

Çünkü gazeteciliğin rol modellerini ‘Abdi İpekçi - Uğur Mumcu’ tekelinden kurtarmaya adaydım.”

Hürriyet gazetesinin genel yayın yönetmenliği koltuğunda 20. yılını kutlarken bu satırlarla başlayan bir yazı yazmıştı Ertuğrul Özkök.

Faili meçhul cinayetlerle katledilen iki gazeteci hakkında bu utanç verici satırları yazdığı sırada, gazetecilikte “devrim” yaptığına ve sırça köşkünde “iyi bir hayat” sürdüğüne inanıyordu.

Ne var ki bu yazıdan yaklaşık 6 ay sonra genel yayın yönetmenliğini ve icra kurulu üyeliğini bırakmak durumunda kaldı. Çalışma arkadaşlarına “That was a good life” diyerek İngilizce veda etti. 

Son 12 yıldır maaşı kesilmesin diye köşesinde taklalar atması da yetmedi; geçenlerde köşe yazarlığı da sona erdi.

REYTİNG PEŞİNDE 'İYİ HAYAT'

Özkök, gazeteciliğin bir kamu görevi yaklaşımıyla, etik değerlerin ön planda tutularak yapıldığı Babıâli gazeteciliğinin, araştırmacı gazeteciliğin karşısına, yazıları yazanların şahsi hayatlarının bir televizyon dizisi gibi anlatıldığı Gonzo “gazeteciliğini” koydu. 

Gazetecinin kendisini adeta bir şöhretmiş gibi yazı konusu yapmasının “devrim” olduğunu savunacak kadar yüzeysel bir yaklaşımı vardı. 

Bu, durmadan dönenlerin kaderiydi aslında. 29 Nisan 2020 tarihli “Döndüm ki, baktım artık döndüğüm yerde değilim” başlıklı yazısı da buna en iyi örneklerden biriydi. 

“Dün Google’a girip küçük bir araştırma yaptım.

Parantez içinde Çetin Altan yazdığımda 59 saniyede 13 milyon başlık geldi.

İlhan Selçuk yazdığımda ise 6 milyon...

Demek ki, hayatının son yıllarında birçok kişi tarafından ‘dönek’ olarak etiketlenen Çetin Altan, tarihin Google kayıtlarında daha derin iz bırakmış.”

İlhan Selçuk’un bıraktığı izi, Google’da onun hakkında çıkan başlık sayısına indirgemiş, “Dönek mi daha çok reyting yapar yoksa dönmeyek mi” diye sorduğu soruya böyle yanıt bulmuştu. 

O hep reyting peşindeydi.

Bu sayede sınıf atlanacağını ve böylece “iyi hayat” diye tanımladığı lüks yaşantının kapılarının açılacağını düşünüyordu...

Ve bu nedenle de güce yani iktidara yakın durmak için çabalıyordu.

Dönmeye ve dönenlere ilgisinin nedeni buydu. O iktidarlara yanaşıp “iyi hayat” yaşarken halk berbat bir hayatın içinde debeleniyordu. 

Uğur Mumcu, Abdi İpekçi, İlhan Selçuk gibi girdiği yolda kararlı şekilde, zikzaklamadan yürüyenler; Atatürkçü, laik ve dürüst gazeteciler; kendi çıkarlarını değil toplumsal mücadeleyi öne koyan yazarlar, onun için demodeydi.

Onların toplumda rol modeli olmasından rahatsızlık duyuyordu.

HÜRRİYET SITCOM'UNDA BAŞ ‘ROL MODEL’ OYUN DIŞI

Bu nedenle onların karşısında, alternatif olarak, çıkar için reklamını yaptıkları kurumlara, şirketlere köşelerinden övgü düzenlerin, iktidara yaranmak için meslek ilkelerini ayaklar altına alanların “gazeteci” diye yutturulmaya çalışıldığı bir tür “sitcom” yarattı. 

Bu “sitcom” yakıştırması da bana değil, kendisine ait. 2 Mayıs 2009 tarihli yazısının sonunda şöyle demişti:

“Herkese şunu ilan ediyorum:

Hürriyet sitcom’u şimdi yeni nesil insanlarını çıkarmaya hazırlanıyor.

20’nci sezonu izlemeye hazırlanın...”

Uğur Mumcu gazeteciliği, gerçekleri ortaya çıkarmaya devam ediyor ama belli ki dönüşler köhnedi. Çünkü Hürriyet sitcom’u pespaye bir şekilde devam etse de Özkök döndü ki, baktı artık döndüğü yerde değil...

Yazarın Son Yazıları

Kılıçdaroğlu yayını ve hatalar

Kurultayda kaybettiği CHP genel başkanlığı koltuğuna mahkemenin mutlak butlan kararından sonra tekrar oturan Kemal Kılıçdaroğlu, cuma akşamı Sözcü TV’ye çıktı ve partisinin seçmen kitlesinin en çok izlediği kanallardan birinde yaklaşık iki saat boyunca iddialarını yayma fırsatı buldu.

Devamını Oku
21.06.2026
Medrese, molla, Hizbullah!

Geçen hafta Batman’da Âlimler ve Medreseler Birliği (İttihadul Ulema) bünyesindeki medreselerde Arapça medrese eğitimi alan 62 kız çocuğu için icazet ve mezuniyet programı düzenlenmiş.

Devamını Oku
19.06.2026
Kimin kürsüsü?

Günlerdir siyaset gündemini işgal eden kürsü, sıradan bir kürsü değildir; egemenliğin kayıtsız şartsız ait olduğu milletin meclisinde yer alan bir kürsüdür.

Devamını Oku
17.06.2026
Çin Halk Cumhuriyeti İzlenimleri - 4: Köyleri kalkındırma hamlesi

Son yıllardaki hızlı kentleşme süreciyle birlikte (Çin Ulusal İstatistik Bürosu verilerine göre ülkenin kentleşme oranı yüzde 67.89), Çin’de kentsel nüfus kırsal nüfusu geride bırakmış olsa da bugün 1.4 milyarlık toplam nüfusun yaklaşık yüzde 35-40’ı hâlâ köylerde yaşıyor.

Devamını Oku
14.06.2026
Çin Halk Cumhuriyeti izlenimleri - 3: Çin devrimi ve Mao’nun Uzun Yürüyüşü

20. yüzyılın ilk yarısında Çin yabancılar tarafından sömürülerek her yerine girilirken iktidarda olan Çing (Qing) Hanedanlığı, Çin’in demokratik hareketinin öncüsü tıp doktoru Sun Yatsen tarafından devrildi.

Devamını Oku
13.06.2026
Çin Halk Cumhuriyeti izlenimleri-2: Komünist partinin yönettiği Çin sosyalist bir ülke mi ?

Başlıktaki soru, heyecanlı bir tartışmaya yol açabilecek kadar ilginç.

Devamını Oku
12.06.2026